Güncel Forum



Sitemize Kayıt Olmanız 2 Dk'nızı Almaz! Lütfen Sitemize Kayıt Olun ve Üye Olmanın Faydalarından Sizde Yararlanın!

Güncel Forum

Guncel.forum.st Video, Program, Haber, Magazin, KPSS, Eğitim, İlköğretim, Lise, Üniversite, Eğlence, Yaşam, Fıkra, Resim, Mp3, Türkiye, Dinimiz İslam, Cep Telefonu Programları, Oyunlar, Temalar, aşk, Fal, burç, spor, Knight, Silkroad, İkariam, Ogame,iddaa

www.guncel.forum.st

Giriş yap

Şifremi unuttum

MENÜ

Arama

Forum İçinde Arama Yap...
Sorularınızın Cevaplarını daha kolay bulabilmek için bu arama yerini kullanabilirsiniz !



Görünüm olarak :



Anket

Hangi takımı tutuyorsunuz?
43% 43% [ 6 ]
0% 0% [ 0 ]
21% 21% [ 3 ]
21% 21% [ 3 ]
7% 7% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]
7% 7% [ 1 ]

Toplam Oylar : 14

Tarihte Bugün


Tarihte Bugün v.7.0

Reklam Verin

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 

En son konular

» Cam Sanayisinde Yeni Dönem Başlıyor! Akıllı Cam Devri
18.01.17 5:48 tarafından krall

» McAfee Stinger İndir v12.1.0.2231 32×64 bit
17.01.17 8:24 tarafından CeNDeRe

» USB Disk Security 6.5.0.0 Türkçe Full Tam indir
17.01.17 8:12 tarafından CeNDeRe

» Diyarbakır'da polise saldırı: 4 şehit, 2 yaralı
17.01.17 6:13 tarafından CeNDeRe

» Reina katliamcısı yakalandı
17.01.17 6:11 tarafından CeNDeRe

» Hamilelik Öncesi Belirtiler
06.11.16 15:50 tarafından krall

» Jeofizik
06.11.16 15:27 tarafından krall

» Doğa İçin Çal Klipleri Sonuna Kadar Destek!
06.11.16 15:14 tarafından krall

» TARKAN - Cuppa
06.11.16 15:08 tarafından krall

» Ece Seçkin - Adeyyo
06.11.16 15:07 tarafından krall

» İrem Derici - Dur Yavaş
06.11.16 15:06 tarafından krall

» Edis - Dudak (Lyrics Video)
06.11.16 15:03 tarafından krall

» Hande Yener - Deli Bile - ( Official Audio )
06.11.16 15:02 tarafından krall

» Emrah Karaduman - Cevapsız Çınlama ft. Aleyna Tilki
06.11.16 14:58 tarafından krall

» Sivas Esnafının Tuvaletlerin Yıkılışına İsyanı (Nereye S.Çacaklar)
06.11.16 14:54 tarafından krall

» AVG Anti-Virus Free Edition 2012 1913a4770
01.05.14 6:24 tarafından comechat

» Trojan Remover v6.8.2 Build 2600 Full (11Mb)
01.05.14 6:21 tarafından comechat

» USB Disk Security v6.1.0.432 Full
01.05.14 6:20 tarafından comechat

» Microsoft Security Essentials v2.1.1116.0 Türkçe
30.04.14 23:23 tarafından comechat

» Kpss Tarih Notları 2012 PDF Renkli Anlaşılır! Tüm Konular
25.12.13 13:55 tarafından dory0901

Haftanın en aktif yollayıcıları

Forumu Beğen!

Sayfayı FaceBook'ta Paylaş

istatistikler

Hoşgeldin; Misafir

Toplam 0 Mesajın Var.

Kayıt Tarihin:

Son Ziyaretiniz:


2497 Gündür yayındayız
3859 Konumuz var
4871 Mesaj gönderildi
139 Kullanıcımız Var
Son Üyemiz : http://guncel.forum.st/u143

Anahtar-kelime


    İnternet Sitesi Kurmak

    Paylaş
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 30
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default İnternet Sitesi Kurmak

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 12.03.12 9:57

    Internet'e Çıkmak
    İşin asıl zevkli tarafı olan Web sitesi oluşturmaya ve bunu Internet'e
    açmaya geçmeden önce Web'de "ne yapacağınız" sorusuna cevap aramak
    zorundayız. Bu soru şu anda belki çok anlamsız görülebilir. Ama Web'te
    neler yapılabileceğini sıraladıktan sonra, bu soruya gerçekten bilinçi
    bir şekilde cevap aramamız gerektiğini göreceksiniz.
    Internet bir teknoloji yumağıdır. Bu teknoloji, TCP/IP protokolüne
    dayanan bir dosya aktarma sisteminde, HTTP protokolüne uygun bilgisayar
    dosyalarının bir ağ ortamında bir merkezden o merkeze bağlı
    bilgisayarlara aktarılmasını sağlar. Bu teknolojiyi, bugün Internet
    dediğimiz ortamda (ağlar-arası ağ) yapabileceğiniz gibi, bir şirketin
    Yerel Ağ ortamında da yapabilirsiniz. Buna intranet (ağ-içi ağ) denilir.
    Internet'teki Web alanlarından belirli görüş ve düşüncenin propagandası,
    bir örgüt, kurum veya şirketin halkla ilişkiler hizmetleri için
    yararlanabileceğiniz gibi, Web sayfanızı bir başka yayının tamamlayıcısı
    olarak da düşünebilirsiniz. Günümüzde Internet, ticaret aracı haline
    gelmeye başlamış bulunuyor. Özellikle HTTP'nin daha açık iletişime
    dayanan bazı bölümlerinin şifreli hale getirilmesi ile ortaya çıkan yeni
    sürümü, SHTML (Güvenli HTML) kredi kartına dayanan alışveriş
    işlemlerini kolaylaştırmış bulunuyor. Bunun sonucu, bugün bir çok firma
    Web alanını, bir dükkanın vitrini ve yazarkasası gibi tasarlıyor ve
    kullanıyor. Bir çok toptancı ve perakendeci Web alanını normal işinin
    bir uzantısı gibi kullanırken, bir çok kişi sadece Web'de mevcut ve
    alışverişin sadece Web kanalıyla yapılabildiği "sanal mağazalar" açıyor.
    Özetle, yapacağınız Web sayfalarını bir Site bütünlüğü içinde Internet'e
    açmak veya tabir yerinde ise "Web'e çıkmak" için önünüzde beş yol var.
    Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim:
    1. Kendi Web Server'ınızı Oluşturmak:
    Web sitesi kurmakta en pahalı, buna karşılık gelecek için en verimli
    yol, kendi bilgisayarlarınızda, kendi ağınızda, kendi Web Server'ınızla
    kendi sitenize sahip olmaktır. Bir kere kendi URL adresiniz olacak.
    Sayfalarınızın güvenliğinden siz sorumlu olacaksınız. Ve, biraz sonra
    değineceğiz, bu Server, size başkaları için Web alanı sunarak para
    kazanma imkanı da sağlayacaktır.
    Ama Web Server kurmak deyince bir çok kişinin adeta yerine çakılıp
    kalıyor. Çünkü son derece yanlış, ama o derece de yaygın bir şekilde Web
    Server deyince, bu işten biraz anlayanların aklına hemen UNIX işletme
    sistemi geliyor; bu kurması ve işletmesi son derece zor sistemin sadece
    ve sadece "büyük" bilgisayarlar gerektirdiği düşünülüyor. Dolayısıyla
    kendi Web Server'ını kurmaya hevesli bir çok kişinin hevesi, tabir
    yerinde ise, kursağında kalıyor. Sizin de böyle bir korkunuz varsa,
    hemen belirtelim: Piyasada satılan, hatta büyük bir ihtimalle şu anda
    sizin evinizde de bulunan herhangi bir PC ile Web Server sahibi olabilir
    ve bu serverda oluşturacağınız siteyi bütün dünyaya açabilirsiniz.
    "Herhangi bir PC" sözünü biraz açmak şart: Bu bilgisayarın
    ziyaretçilerinizi canından bezdirmeden hizmet verebilmesi için en az
    Intel 66 MHz 486 veya dengi CPU'ya, en az 32 MB belleğe ve 1 GB sabit
    diske sahip olması gerekir. Sayfalarınıza günde 15'den fazla ziyaretçi
    gelmesini bekliyorsanız, CPU'nun en az 90 MHz Pentium, belleğin 64
    MB'dan fazla, sabit disk alanının da en az 2 GB olması iyi olur. Tabiî,
    sabit disk alanının büyüklüğünü, içeriğiniz belirleyecektir.
    Ama gördüğünüz gibi, "Artık iyice eskidi," dediğiniz 66 MHz 486 CPU'su
    bulunan bilgisayarla bile Web sitesi kurulabilir ve işletilebilir.
    Önemli olan "İnternet için UNIX sistemi gerekir!" şeklindeki yanlış
    kanıyı bir kenara bırakın.
    Muhtemelen aşina olduğunuz Microsoft Windows işletme sisteminin NT türü
    ile, Windows ortamında yine Microsoft'un Internet Information Server
    yazılımını kullanarak, en geç bir hafta içinde Web sahibi olabilirsiniz.
    Bir hafta diyoruz; çünkü bağlantı için başka kurum ve firmaların
    harekete geçmesini beklemek zorundasınız. İş sadece size kalsa, Web
    siteniz yarın hazır!
    NT'nin herhangi bir UNIX sürümünden daha iyi Internet platformu olduğuna
    inanıyoruz. Herşeyden önce, NT, karşınıza Windows 95 ve 98'den aşina
    olduğunuz bir çehre ile çıkıyor. UNIX, DOS gibi, komut satırından
    işletilen bir sistemdir. NT'nin bir bilgisayara kurulması, Windos 3.1,
    95 veya 98'in kurulmasından daha zor değil. Bir Web alanının NT
    platformunda yönetimi, herhangi bir Windows kelime-işlem veya muhasebe
    programını öğrenmekten daha fazla bilgi gerektirmiyor. Ayrıca, günün
    birinde sisteminizi gerçekten büyütmek isterseniz, UNIX gibi yeni
    donanım, yeni yazılım gerektirmeyecektir; çünkü NT istediğiniz kadar
    bilgisayara yayılabilen bir sistemdir.
    Ve en önemlisi, bugün UNIX dediğiniz zaman karşınızda ciddî bir muhatap
    bile bulmanız şans işi iken (çünkü UNIX Internet'ten ücretsiz
    edinilebilecek bir işletim sistemidir!) NT, size Microsoft'un bütün
    desteğini sağlayacaktır. NT, 16 MB belleği olan bir bilgisayarda da, 1
    GB belleği olan bir bilgisayarda da, aynı etkinlikte çalışacaktır.
    Ayrıca NT, birden fazla CPU bulunan sistemlerde, kendiliğinden iş yükünü
    çipler arasında paylaştırarak, daha hızlı çalışabilir. NT, diğer bütün
    sistemlerin aksine, 32 Terabyte (1 Terabyte, bin Gigabyte demlektir)
    disk alanını tanıyabilir. Bunlara ek olarak NT, donanımdan bağımsız bir
    işletme sistemidir; yani her türlü PC sisteminde çalışabilir. Buna
    karşılık belirli UNIX türleri belirli imalatçıların bilgisayar
    sistemlerinde çalışabilirler.
    Bütün bunlar NT sisteminin üstünlüğü için ikna edici değilse, NT Server
    sistemi, paketten her türlü iletişim protokolü ve Internet'in kullandığı
    WWW, FTP, Gopher, DNS gibi (UNIX sisteminde ancak parayla
    edinilebilecek) bağlantı programları ile birlikte çıkacaktır.
    Kendi bilgisayarınızda kendi bağlantınızla, kendi Web Server'ınızla Wb
    sitesi sahibi olmaya karar verirseniz, önünüzde başka imkanlar da
    açıldığını hatırlamalısınız: Siz de Web evsahipliği yapabilirsiniz!
    Yapacağınız yatırımı ticarete dönüştürebilir, başkalarına Web servisi
    verebilirsiniz. Sonuç itibariyle bilgisayarı, Web Server programı,
    Internet bağlantısı ile, şu anda milyonlarca kişinin Web sayfasına ev
    sahipliği yapan bir firma kadar yatırım yapmış olacaksınız. Neden bu
    imkandan sadece kendi sayfanıza ev sahipliği yapmak için yararlanmakla
    yetinmek zorundasınız? Sizin bir Internet Sitesine sahip olmanızı
    gerektiren sebepler, hemen hemen aynen, başka bir çok kişinin de Web
    sayfasına sahip olmasını gerektiriyor. Fakat bir çok kişi, bunu ya zor,
    ya da pahalı sayarak, böyle bir çabadan kaçınıyor. Oysa siz, yapacağınız
    yatırımla ve bu arada edineceğiniz deneyimle, bir çok kişiye Web alanı
    kurması için gerekli cesareti ve teşviki sağlayabilirsiniz. Bilgisayar
    dergileri, gazete ve diğer dergilerin ilgili sayfaları Web Sayfası
    Evsahipliği Servislerinin ilanlarıyla dolu. Bu kişilerin hemen hemen
    hepsi, sizin gibi Web Sitesi Evsahipliği işine bir bilgisayar ve bir
    modemle başlamış kişiler.
    Yapacağınız yatırımla Internet'le ilgili iki ayrı hizmet verebilirsiniz:
    Internet Sitesi Evsahipliği ve Internet Servis Sunuculuğu.
    Internet Sitesi Evsahipliği: Uygulamada, isteyene kendi
    bilgisayarınızdan sabit disk alanı kiralamaktan ibaret olan Web
    Evsahipliği, adından da anlaşılacağı üzere, başkalarının Web alanlarını
    kendi sabit diskinizde yer vermektir. Bir çok kişi, Web sitesi
    oluşturmayı bir kenara bırakın, kendi bilgisayarında, kendi kullanımı
    için dahi HTML sayfası yapamaz. Oysa gazeteye veya dergiye vereceğiniz
    bir ilanla, isteyene, Web sayfalarına ev sahipliği yapabileceğinizi
    bildireceksiniz. Bu işten biraz anlayanlar, kendi yaptıkları sayfaları
    onlara vereceğiniz parolayı kullanarak, sabit diskinizde kendilerine
    açtığınız dizine koyacaklardır. Hiç anlamayanlar ise, muhtemelen kağıt
    üzerinde nasıl bir sayfa ve nasıl bir tasarım istediklerini size
    anlatacaklar, içerik unsarlarını yine ya kağıt üzerinde, ya da floppy
    disketlerde size verecekler ve siz de bu malzeme ile onların HTML
    sayfalarını tasarlayacak, onlara ayırdığınız Web alanına koyacaksınız.
    Başkalarının teknik sorunlarıyla uğraşmak ve gece-gündüz bilgisayarınızı
    en mükemmel şekilde çalışır vaziyette tutmaktan sorumlu olmak
    istemiyorsanız, Web sitesi oluştururken HTML alanında edineceğiniz
    tecrübe ile başkalarına Web sayfaları tasarımı yapabilirsiniz. Bir çok
    Web Sitesi Evsahibi firma, ev sahipliğinden çok içerik geliştirme ve
    sayfa tasarımından para kazandığını bildiriyor.
    Internet Servis Sunuculuğu (ISS): Büyük bir ihtimalle şu anda sizin de
    bir ISS'niz var. Bu kişi veya kurumla yaptığınız bir anlaşma ile,
    bilgisayarınızın browser programına onların verdiği bir telefon
    numarasını arattırarak, Internet bağlantısı sağlıyorsunuz. Elektronik
    posta adresi olarak da bu kişi veya kurumun bilgisayarındaki Web
    adresini gösteriyorsunuz. Internet'te kendi alanınızı oluşturduğunuz
    zaman, bu kişi veya kurumun şu anda size verdiği hizmeti verebilecek bir
    sisteminiz olacak demektir. Tabii Web sahipliği ile ISS arasındaki
    fark, ikincisinin daha fazla donanım ve yazılıma sahip olması
    zorunluğudur. Web sayfalaranızı 24 saat hizmete açık tutmak isteniz bile
    bir telefon bağlantısı (daha hızlı bağlantı istiyorsanız, daha farklı
    bir bağlantı) işinize yetecektir. Fakat ISS işinde öyle değil: Her an
    birden fazla müşterinin sizin bilgisayarınıza girip, oradan Internet'e
    çıkabilmesi için sizin çok sayıda modeme ve çok sayıda telefon hattına
    ihtiyacınız var demektir. Ayrıca bir Web Evsahipliği firmasının sahip
    olması gereken türden Internet bağlantınız olması gerekecek. Web sitesi
    işletmecisi olarak, alanınızı ziyaret edecek kişilere istediğiniz
    sür'atte hizmet sağlamakta serbestsiniz. Ama ISS olarak müşterilerinize
    en hızlı bağlantıyı vermekle yükümlüsünüz; yoksa müşterilerinizi daha
    hızlı hizmet veren ISS'lere kaptırırsınız. ISS olarak yapacağınız
    yatırım ne kadar yüksek olursa, muhtemel geliriniz de o kadar yüksek
    olacaktır.
    Bilgisayarı sağladıktan ve önce NT işletim sistemini sonra Microsoft Web
    Server programını kurduktan sonra, bu sistemi dışarıya, Internet'e
    bağlamanız gerekir. Bir Server'ı Internet'e bağlamakla, bir başkasının
    evsahipliği yaptığı Web sitesindeki sayfaları güncelleştirmek için
    gerekli bağlantı arasında çok fark vardır. Bir Web Server, üzerinde
    bulunduğu bilgisayar kadar, modem ve kendisini Internet'e bağlayan
    telefon hattından oluşur. Hatta "Internet telefon hattının kendisidir!"
    dersek, durumu fazla abartmış olmayız. Sonuç itibariyle iyi bir
    bilgisayar ve oluşturacağınız Web server ne kadar mükemmel olursa olsun,
    bir telle dış dünyaya bağlı değilse, Web siteniz fiilen yok demektir.
    Dış dünya ile bağlantınız için seçebileceğiniz çeşitli imkanlar var.
    Seçimi sahip olmak istediğiniz bağlantı hızı belirleyecektir.
    Hat genişliği veya İngilizce ifadesiyle bandwidth, belirli bir zaman
    diliminde (standart ölçüyle bir saniyede) bilgisayarınızdan ne kadar
    veri çıkacağı ve ne kadar veri gireceğini gösterir. En yaygın ölçü,
    bilgisayar işlemlerinde kullanılan en küçük veri birimi olan bit'tir.
    Bit, yani iki karakterden (sıfır ve bir rakamlarından) oluşan ve
    bilgisayar dilinin kelimelerinin en küçük hecesidir. Bilgisayar
    iletişiminin ölçüsü olan bps (saniyede … bit), çoğunlukla bin bit
    (kilobit, Kbps) veya bin Kilobit (Megabit, Mbps) olarak ifade edilir.
    Web alanınızın bağlantı hızını (hattın genişliğini) belirlerken, dikkate
    alacağınız önemli bir unsur maliyet olacaktır. Hattınız ne kadar geniş
    olsun veya iletişiminizin ne kadar hızlı olsun istiyorsanız, hat ve
    modem masrafı o kadar artacaktır.
    Hat genişliği ile sistemin merkezi olan bilgisayarın işlemci (CPU) hızı,
    belleği (RAM) ve sabit disklerinin toplamını belirlerken Web alanınızın
    kapasitesini gözönünde tutmalısınız. Önce kapasite planlamadan söz
    edelim, sonra buna göre donanım özelliklerini ele alalım.
    KAPASİTE PLANLAMASI
    Bir Web alanının üzerinde durduğu bilgisayarın ve dış dünya ile
    bağlantısının alt sınırını Web alanının içeriği belirlemelidir. Üst
    sınırı ise, Web alanı sahibinin bu iş için ayırabileceği paranın miktarı
    belirleyecektir.
    İçeriğini belirlerken, gerçekleştiremeyeceğiniz hedefler koyarak, kendi
    kendinizi başktan başarısızlığa mahkum etmemelisiniz. Siteniz, metne mi
    ağırlık verecek, grafiğe mi? Fotoğraflarınızı kamuoyuna göstermek ve
    gazete-dergi yayıncılarının ilgisini çekerek, pazarlamak için bir alan
    yapıyorsanız, her bir fotoğrafın, on sayfa yazı kadar yer tutacağını
    hesaba katmalısınız.
    Web sitenizin kapasitesine ilişkin tahmin hesapları yaparken, mutlaka
    ama mutlaka gerçekçi bir cevap bulmanız gereken soru kaç ziyaretçi
    beklediğinizdir. Bir fotoğrafçının kişisel Web alanı günde 10 kişi
    tarafından ziyardet edilirse, bu iyi bir oran sayılabilir. Buna karşılık
    bir gazete, dergi, radyo veya televizyon istasyonunun halka ilişkiler,
    promosyon ve haberlerinin daha güncel sunma çabasıyla kurduğu Web
    sitesine günde 3 bin ziyaretçi gelirse, bu çok düşük bir rakam
    sayılabilir. Bu soruyu cevaplarken, aynı anda kaç ziyaretçi
    beklediğinizi de belirlemeye çalışmalısınız. Yüksek bir toplam ziyaretçi
    rakamının sisteminize yükü başka olacaktır, aynı anda sitenize gelecek
    ziyaretçi sayısının yüksekliğinin etkisi başka olacaktır. Web alanlarını
    sınıflandıranlar, genellikle üç gruba ayırırlar: Düşük trafik alanları,
    aynı anda 5 veya daha az ziyaretçinin uğradığı sitelerdir. Bu rakam
    20'e çıkarsa, site orta trafik tlanı sayılır. Anda gelen gelen ziyaretçi
    sayısı 20'yi aşınca, bu siteyi yüksek trafik alanı saymak gerekir.
    Ziyaretçiler Web sitenizde ne gibi işler yapacaklar? Alanınıza, on-line,
    yani ziyaretçi size bağlı iken, oynanabilecek oyunlar koyacak mısınız?
    Bu çok, ama pek çok bellek gerektirir. Ziyaretçileriniz Web sitenizde
    bir form dolduracaklar mı? Bu, Web Server programınıza program
    çalıştırma yeteneği kazandırmanızı gerektirecektir. Sayfalarınızda
    ziyaretçinin bilgisayarındaki browser programın türüne göre ve sitenizde
    iken yaptığı bazı tercihlere göre değişen, yani dinamik bir içerik mi
    sunacaksınız? Web Server programınızın bayağı ileri düzeyde olması
    gerekir. İleri düzeyde Windows programlarının ise daima daha fazla
    bellek ve sabit disk alanı istediğini hep biliyoruz.
    Kapasite planlamasında üçüncü grup ögeler ise gelecekle ilgili
    tahminleriniz olacaktır. Web alanınızın gerçek genişlemesini,
    duyulmasını ve ziyaretçi sayısının artmasını istiyor ve bekliyor
    musunuz? Ticarete yönelik bir site oluşturan kişinin en büyük arzusu,
    adının duyulmasıdır. Hergün daha çok kişinin alanınıza gelmesi, başlıca
    amacınız olduğuna göre, sisteminizin genişlemeye müsait olması şart.
    Fakat fotoğrafçı arkadaşımızın örneğine dönersek, onun böyle bir amacı
    olmadığını kolayca görebiliriz. Dünyadaki bütün fotoğraf alıcısı yayın
    editörleri sözleşip aynı anda dostumuzun web sitesini ziyarete
    gelmeyeceklerine göre, bu alanın düşük trafik alanı olarak kalacağını
    varsayması yerinde olur.
    BİLGİSAYAR
    Kapasite planını yaptığınız zaman karşınıza çıkan tablo, genel hatlarıyla üç gruptan birisine girebilir:
    1. Düşük trafik, az ziyaretçi ve ziyaretçilerin Server'da ek program kullanmayacakları alanlar
    2. Orta trafik, orta ziyaretçi ve ziyaretçilerin bir ya da iki form doldurmaktan başka bir şey yapmayacakları alanlar.
    3. Yüksek trafik, çok ziyaretçi ve ziyaretçilerin aynı anda bir çok program çalıştıracakları alanlar.
    Şu anda planladığınız siteyi bu alanlardan hangisine koyarsanız koyun,
    daima biraz büyümeye müsait tercihler yapmanız gerekir. Ayrıca,
    ziyaretçi bakımından sınırlı bir Web sitesi, içerik bakımından orta
    büyüklükte bir alandan daha çok sabit disk gerektirebilir. Örneğin bizim
    fotoğrafçı dostumuz, çok az ziyaretçi beklediği ve ziyaretçilerine
    sadece bir sipariş formu doldurtacağı halde, eğer bütün fotoğraf
    arşivini ziyaretçilerine açmayı planlıyorsa, çok ama çok geniş sabit
    disk alanına ihtiyacı olacak demektir. Buna karşılık bilgisayar oyunları
    satan bir firmanın Internet sayfasında, fotoğrafçıya oranla daha az yer
    kaplayan malzeme bulunacak, buna karşılık ziyaretçilerinin oyunları
    sınamasını istiyorsa, sistemine çok bellek koymak zorunda olacaktır.
    Bu nedenle, donanım tavsiyelerimizi, sadece fikir edinmek için gözönünde tutmanız gerekir.
    Servisler Düşük trafik Orta trafik Yüksek trafik
    WWW 166MHz/32MB/1GB
    200MHz/32MB/1GB 233MHz/48MB/2GB
    FTP 166MHz/32MB/1GB
    166MHz/32MB/1GB 166MHz/48MB/2GB
    E-Posta 133MHz/48MB/1GB
    133MHz/48MB/1GB 166MHz/64MB/2GB
    4 Servis 133MHz/48MB/2GB
    166MHz/64MB/2GB
    300+MHz/124MB/3GB
    Bu listenin sadece yolgösterici olduğunu, donanım fiyatlarının nerede
    ise her gün düştüğünü gözönüne alırsak, donanım seçerken mümkün olduğu
    kadar imkanınınızı daha büyük, daha geniş ve daha hızlı donanım yönünde
    zorlamanız kolaylaşıyor. Bu listeye göre, ziyaretçilerine dosya aktarma
    imkanı tanımayacak (FTP server kurmayacak), elektronik posta imkanı
    vermeyecek ve sadece Web hizmetiyle yetinecek bir alanın 166 MHz işlemci
    ile bu işi idare etmesi mümkündür. Aynı işi 66 MHz hızında bir Intel
    486 CPU bilgisayar ile de yapmak mümkün. Ama bu iş için yeni bir donanım
    almaya kalkıyorsanız, kesinlikle paranızın elverdiği en gelişmiş
    donanımı almalısınız.
    Yine bu liste size, herbiri 400 MHz hızında iki CPU'su olan, belleği 124
    MB'ın üzerinde, 10 Gigabyte sabit diski olan bir bilgisayara
    ihtiyacınız olmadığnını da gösteriyor. Bu tür sür'at ile işlem ve kayıt
    ortamı edinmek için harcayacağınız yatırım parasını, aslında modem
    hızını ve hat genişliğini arttırmaya harcamakla daha kârlı
    çıkabilirsiniz. Sabit diski ya da belleği yetmeyen bir bilgisayara
    bunların hepsi her zaman eklenebilir. Ama belirli bir hızda kablo için
    anlaşma yaptığınız zaman kablonun hızını anlaşma süresince arttırmak o
    kadar kolay olmayabilir. (Kiralık hat veren firmalar, anlaşmaya erken
    fesih halinde tazminat hükmü koymuş olabilirler; ama çoğu kapasite
    artırımı maksadıyla anlaşmayı yenilemeyi kabul ederler.)
    Donanım bahsinde genel ilkeler arasında mutlaka sayılması gereken bir
    husus, sabit disklerinizin mutlaka yedeklenmesi gereğidir. Bir Web
    Server'ın çökmesi ve bu sırada bir çok veri ve program dosyasının
    kullanılamaz hale gelmesi, Web'in yeniden kurulması zorunluğunun ortaya
    çıkması, artık sadece bir zorluk olmaktan çıktı. Böyle bir durum,
    firmanın iş kaybına da neden olabilir. Web Server programının çalıştığı
    ve Internet kablonuzun bağlı olduğu bilgisayarın çökmesi, sipariş alma
    ve verme imkanının kaybına, bilgi ulaşımında aksamaya, ve dolayısıyla
    para kaybına neden olacaktır. Buna ek olarak Web Server'ın onarılması ve
    yeniden kurulması için ayıracağınız zaman ve belki de ücret ödeyerek
    edinmek zorunda kalacağınız servisi de hesaba katmalısınız. Başlangıçta
    iyi bir yedekleme sistemine yapılacak yatırım, ilerde sizi bu tür
    masraflardan ve gelir kayıplarından kurtaracaktır. Günümüzde bilgisayar
    sistemlerinin çökmesinde birinci sebep, sabit disk arızasıdır. Hemen hiç
    bir parçası hareketli olmayan bilgisayarın içindeki tek hareketli bölüm
    olan sabit diskler, bunun sonucu olarak, kimi zaman sistemin tümüne
    ayak uyduramazlar. Bilgisayar sistemlerinin çökmesinde ikinci en büyük
    sebep, yazılımlardaki hatalardır.
    Internet işinizin bir parçası olacaksa, sisteminizin hata toleransını
    yükseltmek zorundasınız. "Hata toleransı" bir sistemin hayatî
    birimlerinin yedeklenmesi ile yükseltilebilir. Web sisteminin durduğu
    bilgisayardaki bütün yazılım sistemi ve ayarlar ile verilerin Disk
    Yansıtma Sistemi (Disk mirroring) ile yedeklenmesi gerekir. Bu yöntem,
    muhtemelen şu anda sabit diskinizi yedeklemekte kullandığınız teybe veya
    Zip disklere kopya almaktan farklı bir yöntemtir. Sistemin esası,
    bilgisayarın içinde en az iki sabit bulunması ve bu disklerin birbirinin
    aynı olmasını sağlamaktan ibarettir. Bu amaçla geliştirilmiş
    programlar, bir sabit diskteki girdi/çıktı hareketini aynen diğer diske
    yansıtırlar. Bir anlamda, bilgisayarınızda her an birbirinin aynı iki
    sabit disk olur, fakat CPU bunlardan sadece birini gerçek kayıt ortamı
    olarak kabul eder. Sistem, sabit disk arızası nedeniyle çöktüğü anda,
    çoğu zaman sistem operatörünün müdahalesine bile lüzum kalmadan, Disk
    Yansıtma programı devreye girerek, yedek sabit diski ana sabit disk
    yapacak ve o anda Web alanınızda bulunan ziyaretçilerin bile ruhu
    duymadan, sistem hiçbirşey olmamış gibi, hizmete devam edecektir. Disk
    Yansıtma, Microsoft Windows NT Server işletme programının aslî
    parçalarından biridir; ayrıca para vererek yeni bir yazılım almaya bile
    gerek yoktur.
    <web008.tif>
    Windows NT'nin Disk Yönetmemin (Disk Administrator) programı,
    diskleriniz arasında Yansıtma sistemi oluşturmanız, iki ya da üç tıklama
    ile yapılabilecek kolaylıktadır.
    Bu kolaylığa aldanıp, bugüne kadar yapageldiğiniz, disk yedekleme
    işleminden asla vaz geçmemeniz gerekir. Tam tersine, Yansıtma yoluyla
    oluşturduğunuz ikinci sabit disk devreye girdikten sonra, muhtemelen
    Server'ı düzenli bir şekilde kapatıp, sür'atle birinci sabit diski eski
    şekline getirmeniz gerekir. Yansıtma Takımı'nın bir diskini diğerine
    aynen kopya edebilirsiniz; ama bu bilgisayarın çökmesine sebep olan
    arıza her ne ise, onu yeniden ana sabit diske yeniden aktarmak olabilir.
    Dolayısıyla, bir yerde mutlaka bilgisayar sisteminin en mükemmel
    durumda iken çıkartılmış bir teyp veya Zip disk yedeği olmalıdır. (Büyük
    bir ihtimalle 100 MB'lık Zip disk, bir Web Server sistemini yedeklemeye
    yetecektir. Ancak en azından birinci sabit disk veya boot partisyonu
    genişliğinde bir teyp yedekleme sistemi, her zaman için daha garantili
    bir önlem olur.
    BAĞLANTI
    Büyük bir ihtimalle şu anda Internet'e modemle bağlanma imkanınız var!
    Aramızda talihli olanlar normal telefon bağlantısı yerine ISDN veya
    kiralık hat kullanıyor olabilir. Kullanıcı olarak yararlandığınız bütün
    bağlantı türleri, Web Sitesi sahibi olarak Internet'te hizmet vermenize
    de yarar. Burada dikkat edeceğiniz husus, "Yeter" değil, "Yarar" demiş
    olmamızdır.
    Bağlantının hızı, sitenizin çok ziyaretçi çeken bir site olmasını veya
    olmamasını tayin edecektir. Günümüzde hiç kimsenin, "Web alanı bulundu;
    cevap bekleniyor!" mesajını seyretmeye tahammülü yok. Ünlü Web ustaları,
    sizin bağlantınızın tıklanmasından sayfanızın ziyaretçinini bilgisayar
    ekranını domdurması arasında en fazla 20 saniye geçmesi gerektiğini
    söylüyorlar.
    Saniyede 36 Kilobit bilgi aktaran bir bağlantı ile 20 saniyede 720 bin
    bit'lik bilgi aktarabilirsiniz. Bu ise HTML sayfalarının içeriği
    gözönüne alınırsa, küçük bir başlık grafiği ve 50 kelimeden az bir
    paragraf yazı demektir. Boş yere bağlantı hızı arttıkta, fiyatı da
    artmıyor!
    Seçeceğiniz bağlantı, bilgisayarınıza ekleyeceğiniz bağlantı donanımının
    türünü ve niteliğini belirleyecektir. Hiç şüphesiz, bağlantı donanımı
    türünü belirlediğiniz anda, bu tür cihazlardan hangi marka ve modellerin
    sizin bilgisayarınıza ve Windows NT işletme sistemine uyumlu olduğunu
    araştırmak zorundasınız. Bunun için şimdiden Microsoft firmasının
    Internet alanından Windows NT Server Donanım Uyum Listesi (HCL, Harware
    Compatibility List)) denen belgeyi alarak, bir yanınızda bulundurun. Bu
    listede olmayan bir cihazı satın almak, kendi paranızla başınıza dert
    almak demektir.
    Modem
    Internet'e modemle bağlantı, en ucuz bağlantı türüdür. Standart telefon
    teli ile evinize veya işyerinize gelen telefon bağlantısının sağladığı
    analog sinyali modüle ederek ve modülasyonu çözerek (cihazın adı olan
    modem kelimesi Modulation-Demodulation kelimelerinin kısaltılmışıdır)
    sayısal sinyale çeviren bu araç, bugün saniyede 56 Kilobit'e varan bir
    hıza ulaşmış bulunuyor. Gerçi, telefon şirketlerinin özellikle büyük
    kentlerde ve sayısal santral kurulmuş olan yörelerde, bir çift telefon
    telinden aynı anda birden fazla telefon sinyali alıp-vermeye yarayan
    multipleks teknolojisi, azamî hızı ne olursa olsun, modemlerin saniyede
    26 Kbps'ın üzerine çıkmasını engellemektedir; ama telefon hattı
    elverişliği olduğu anda, ve ISS 56 Kbps uyumlu hizmet sunduğu taktirde,
    bu rakama yaklaşmak mümkündür. Bu hız Internet kullanıcının sayfadtan
    sayfaya gitmesine, hatta arada bir oldukça büyük dosyalar indirmesine
    elverişlidir. Ama, sizin bu hızla Internet'e servis sunmanız, özellikle
    orta büyüklükte bir trafik bekliyorsanız, gerçekçi olamaz. Hele 26 Kbps
    hızda bir bağlantıyla Internet'te ticaret yapmak mümkün olamaz.
    Telefon-modem yoluyla kurulacak Internet bağlantısı daimi değildir;
    ISS'e telefon bağlantınız kesildiği anda Internet bağlantınız da
    kesilmiş demektir.
    Internet bağlantınız için başka bir hat masrafı yapmadan telefon
    sistemini kullanmaya karar verirseniz, bunun için bir modem satın
    almanız gerekir. Modemler, ya bilgisayarın içine kart şeklinde takılır,
    ya da bilgisayarın dışında durur ve bilgisayara COM 1 veya COM 2 seri
    iletişim kapısından ya da USB kapısından bağlanırlar. Bilgisayarın içine
    takılan modem kartı, ancak bilgisayarın kapağı açılmak suretiyle
    çıkartılabilir. Oysa dışarıda duran modemler, bilgisayardan bilgisayara
    nakledilebilir; hatta bir anahtarla ve aynı anda sadece biri tarafından
    kullanılmak şartıyla, iki bilgisayara birden hizmet verebilirler. Seri
    iletişim kapısını kullanmak suretiyle bir NT sistemine aynı anda 256 dış
    modem birden takılabilir. Internet sitenizin zamanla gelişebileceğini,
    birden fazla telefon hattı ve modem bağlayabileceğini dikkate alarak,
    bilgisayarın içine takılan kart modem yerine dış modemi salık veririz.
    ISDN
    İngilizce Entegre Sayısal Ağ Hizmeti (Integrated Services Digital
    Network) kelimelerinin kısaltması olan ISDN, telefon şirketinin ev veya
    iş yerinize en yakın merkezinden (servis kutusundan) size çekilecek
    sayısal bir hattır ve 128 Kbps'a kadar hız sağlayabilir. ISDN'i size
    özel bir telefon hattı sayabilirsiniz. Size çekilecek kablo, başka hiç
    bir abone ile sizin telefon sinyalinizi multipleks yoluyla
    birleştirmeyeceği için, hat sadece bize ait olacaktır. Bu yolla Internet
    bağlantısı da, telefon bağlantısı devam ettiği sürece devam eder.
    ISDN bağlantısı da modeme benzer bir cihazdan geçerek bilgisayara girer;
    ancak bu kez modeme benzer cihazın bilgisayarın içine takılması
    şarttır. Bilgisayarların COM1 veya COM2 seri iletişim kapılarına
    bağlanacak bir cihaz bilgisayarın ana veri yolu ile 115 Kbps hızıyla
    iletişim yapabilir. Bu, ISDN'in hızından düşük olduğu için, hattan
    gelecek sinyaller seri kapısından geçerek bilgisayara girmek için sıra
    beklemeye başlayacaklar ve bu sistemi sık sık çökertecektir. Oysa ISDN
    hattından gelen sinyal, bilgisayarın kendi sinyali gibi sayısal olduğuna
    göre, doğruca veri anayoluna bağlanabilir. Bu nedenle ISDN kartı (çoğu
    zaman yanlış bir ifadeyle ISDN modemi denilir; ISDN sinyali zaten
    sayısal olduğu için modüle edilmesine ihtiyaç yoktur!) bilgisayarın
    içine takılır.
    ISDN servisi veren telefon kurumu, kendi sistemine uygun ISDN kartını da
    abonesine sağlamakla yükümlüdür. ISDN servisi seçerken, kartlarının NT
    sürecese olup olmadığını mutlaka sorunuz.
    Bir çok ülkede ISDN servisi toptan fakat sabit fiyatla veya bir sisteme
    bir sayaç bağlanmak suretiyle birim fiyatıyla verilmektedir. Günün
    belirli saatlerinde Internet bağlantınızı kesecek ve Web alanınızı
    ziyaretçilere kapatacaksanız, sayaçlı yöntem daha hesaplı olabilir. Buna
    karşılık 365 gün ve 24 saat hizmet Web varlığınızı sürdürecekseniz,
    toptan sabit fiyat anlaşması yapmanız daha kârlı olabilir.
    Frame Relay
    Bir firmanın Internet'e bağlı ağına, doğrudan bağlanmaktan ibaret olan
    bu yöntemde, bağlantı hızınız 56K'dan T1'e (1.5 Mbps) kadar değişebilir.
    Bu bağlantı süreklidir; telefon bağlantısı gibi kesilmez. Burada önemli
    olan bağlandığınız ağın size sunduğu servisin hızıdır. Frame Relay,
    eski bir ağ protokolü olan X25'in modern bir türevidir. Yoğun trafik
    bekleyen Server sitesi, Network ile girdi/çıktı ilişkisini Server'ın
    durduğu bilgisayara yaptırmamak için devreye ikinci bir bilgisayar
    sokmalıdır.
    Kiralık Hat
    Web Server Sitenizi, telefon şirketinden hızı 56 K'dan T3'e (45 Mbps)
    kadar bir daimi hat kiralayarak, araya hiç kimseyi sokmadan doğrudan
    Internet'e bağlayabilirsiniz. Internet ile daimi bağlantının en iyi yolu
    budur. Ancak daimi hattın kirası çok yüksek olabilir.
    2. Bir Web Sitesinde Ücretsiz Sayfa
    <webfree.tif: Resimaltı: Web alanında ücretsiz sayfa imkanı veren
    firmaların Yahoo!'daki listesi bile bir ekrana sığmıyor. Bu firmaların
    tam listesini bir çok Arama sitesinde kolayca edinebilirsiniz.>
    Bugün bir Web sitesine sahip olmak için en kolay yol, abonelerine
    ücretsiz Web sayfası imkanı tanıyan bir ISS ile anlaşmaktır. Burada
    hatırlamanız gereken bir atasözü var: Ucuz etin yahnisi..
    Evet bu sayfanın size maliyeti, sıfır. Ama verilen imkanlar da o ölçüde
    kısıtlı ve sınırlı olabilir. Bu yöntemin esası, bir başkasının Web
    Server'ın durduğu bilgisayarda bir dizine sizin sitenizin adının
    verilmesinden ibarettir. ISS'ler müşteri çekebilmek için başvurdukları
    bu yöntemde genellikle ücretsiz sayfalara sınırlı bir ayırırlar.
    Çoğu size ayrı bir Domain adı edinme hakkı tanımaz. Yani sizin kendi
    adınızla bir alanınız olmaz, URL olarak size ücretsiz sayfa veren
    firmanın Server'ının Domain adını kullanırsınız. Örneğin, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].
    America On Line'dan tutun, Geocities ve Tripod firmasına kadar bir çok
    kuruluş, abonelerine ücretsiz sayfa alanı sağlıyor. Fakat bu sayfaların
    çoğunda, site sahibine form ve ona bağlı CGI programı kullanma hakkı
    tanınmaz.
    Fakat cebinizden hiç para çıkmadan Web sitesi sahibi olmak istiyorsanız,
    bundan başka bir yol da yok. Özellikle belirli bir görüş ve düşüncenin
    yayılması için kurulmuş kâr amacı gütmeyen dernek ve gruplar,
    ziyaretçileri ile etkileşmeli (interaktif) ilişki kurması gerekmeyen
    sayfalar için ideal bir ortam, ücretsiz Web sayfası siteleri olabilir.



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!


    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 30
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: İnternet Sitesi Kurmak

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 12.03.12 9:58

    3. Cybermall
    <webmall.tif Resimaltı: Access Market Square, bugün Internet'te
    mevcut yüzlerce alış-veriş merkezi kavramına dayanan Web alanından biri.
    Bu "alış-veriş merkezi" içinde bir sanal mağaza açacak olursanız,
    mağazanız ilgili grubu belirten düğme ile ulaşılan bir ikinci sayfada
    gösterilecek. Bir arama alanında "Online Shopping" kelimeleriyle bu tür
    alanları araştırabilirsiniz.>
    Tıpkı içinde yüzlerce mağaza bulunan dev alış-veriş merkezleri gibi,
    Internet'in sanal ortamında da mağazalar açılıyor. Bu alanı işleten
    firma ile bir anlaşma yapıyorsunuz; sayfa veya sayfalarınız bu firmanın
    Web sitesinde bir alt-site oluşturuyor. Kendinize ait bir URL ulabilir
    veya olmayabilir. Sizin sayfalarınız çoğu zaman "Mall" firmasının
    Domain'i içinde bir alt-domain oluşturacaktır.
    Bu yöntemin de iyi tarafları-kötü tarafları var. Bir kere Internet'te
    alışveriş artıyor ve Internet aboneleri giderek daha çok elektronik
    alışveriş yapıyorlar. Ayrıca "Mall" firması kendi alanının duyurusunu
    yapacağı için sizin sitenizin de otomatik olarak reklamı yapılmış
    olacaktır. Fakat sizin siteniz sanal mağaza türü değilse, bu yöntem size
    uygun olamaz. Siteniz alış-veriş sitesi bile olsa, unutmayın koca
    alış-veriş merkezi içinde sizin siteniz yüzlerce "dakkandan" sadece biri
    olacak! Hele kendi URL'iniz olmayacaksa, kendi sitenizin duyurusunu
    yaparken, belki de aynı Mall'da sitesi bulunan rakiplerinizin de
    reklamını yapmış olacaksınız!
    4. Web mağazaları
    Günümüzde Sanal Mağaza açan firmaların sayısı arttıkça, bu mağazalarda
    sattıkları belli mamüllere kendi siteleri içinde "sayfa" vermeye
    başlayanların sayısı da artıyor. Gerçi bu "sayfa" gerçek anlamda bir
    "site" sayılmaz, ama yine de bir mamülün tanıtımı açısından, üstelik o
    tür mamülü arayanların uğrak yerinde bulunacağı için, iyi bir reklam
    vasıtası sayılabilir. Sizin firmanızın ürettiği trikoların büyük bir
    giyim-kuşam zincirinin Web alanında, kendine ait bir sayfada
    tanıtılması, hele bu sayfanın içeriğini belirleme hakkı mamülün
    üreticisi olarak size tanınacaksa, bulunmaz bir fırsat olarak
    değerlendirilebilir.
    5. Web Evsahibi Şirketler
    Ve dünüp dolaşıp, asıl tavsiye edeceğimiz Web Sitesi yöntemine geldik.
    İşte size Yoksul Richard'ın 50 Dolarlık Web alanı! Hele şu anda
    bilgisayarınız varsa, ve Internet'e ulaşım hakkına sahipseniz, hiç lafı
    döndürüp-dolaştırmadan söyleyelim ki, hemen çarşıya çıkıp bir Microsoft
    FrontPage 98 programı satınalıp, iki ya da üç saat sonra Web sitenizi
    yapmış olabilirsiniz. 24 saat sonra kendinize ait bir URL adresiniz
    olabilir. Hele HTML sayfalarınızı tasarlarken, ilerde değineceğimiz
    ilkelere uyar, ve bir gün ve gecenizi bu yeni alanınızı Internet Arama
    firmalarına tanıtmakla geçirirseniz, bir hafta içinde hedeflediğiniz
    ziyaretçi sayısına ulaşmanız işten bile olmayacaktır.
    Bir kere, bir Web Evsahibi şirketle anlaşıp, kendi URL adresinizi tescil
    ettirir ve kendi sitenizi kendiniz tasarlarsanız, herşeyden önce
    ziyaretçilerinize kendi arzu ettiğiniz etkileşme imkanını
    verebilirsiniz; ziyaretçileriniz sizin kendi Domain adınız olduğuna
    bakarak, işinizin ciddî olduğunu anlarlar. Seçeceğiniz ev sahibi şirkete
    bağlı olarak, en az bir, fakat çoğunlukla 5 POP elektronik posta
    kutunuz olabilir. Bunun yararı ne? Düşünün bir firmanın gazete-dergi
    reklamını inceliyorsunuz. Reklamda, "Toptan satışlarımızla ilgili [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].TR'ye, perakende satışlarımızla ilgili [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].TR'ye
    elektronik posta gönderebilirsiniz" deniliyor. Samimiyetle söyleyin; bu
    firmanın sağlam, güvenilir ve büyük olduğunu düşünür müsünüz, düşünmez
    misiniz? Gerçekte her iki elektronik posta adresi de bu site sahibinin
    edindiği Domain adına, aynı IP adresinde POP kutusuna gidecektir. Yani
    size. Reklamınız görenlerde arzu ettiğiniz etkiyi sağlayacaktır! (Bu
    etkinin gereğini yapabilecek imkanlara sahip olup olmadığınız, yani
    gerçeğe dayalı reklam yapıp-yapmadığınız ayrı bir ahlâk konusu.) Web
    evsahibi şirketlerle anlaşarak oluşturacağınız Web alanınıza, on-line
    sipariş ve elektronik ticaret imkanları koyabilirsiniz. Sitenizi ziyaret
    edecek kişilere bir forma adlarını ve adreslerini yazarak, sizin
    katalog gönderme listenize girmelerine imkan verebilirsiniz. Ve en güzel
    tarafı, URL size ait olacağı için, evsahibi şirketten mennun kalmaz da
    yarın bir başka evsahibi firmayla anlaşacak olursanız, yeni firmaya
    URL'inizi de beraberinizde götürebilirsiniz. Bastırdığınız kartvizitler
    ve broşürler çöpe atılmamış olur!
    Evsahibi firma tercihiniz için, en çok imkanı, en ucuza veren ve bu işi
    en uzun süre yapmakta olan bir firmayı seçmenizi tavsiye etmekten başka
    bir şey söylemeyeceğiz. Internet'in coğrafya ve uluslararası hukukun
    sınırlarını ortadan kaldığı dünyamızda, evsahibi şirket tercihiniz illâ
    Türkiye ile sınırlı da değil. Bu sınırsızlık, Web evsahibi şirketleri
    hergün daha fazla imkanı, daha az ücretle sunmaya zorluyor. Çevrenizle
    konuşun; şu anda böyle bir firmadan Web sitesi almış tanıdıklarınıza
    sorun. Hatta böyle bir kaç firmaya elektronik mektup yollayın, telefon
    edin; verecekleri karşılıkları, konuşma usluplarını değerlendirin. Bir
    kaç teknik soru sorun; neden bahsettiğinizi anlıyorlar mı? Bu tür
    firmaların seçiminde gözeticilecek ilkelerle ilgili bir Internet sohbet
    alanında bulduğumuz şu tavsiyeyi aktarırsak, ev sahibi firma seçiminde
    herkesin nasıl davrandığını görmüş olacaksınız:
    "Evsahibi firmalar arasında başka bakımlardan uygun bulduklarınızın
    Internet sitelerine girin ve teknik destek bölümünün telefon numarasını
    alın. Sonra o gece sabaha karşı 03'de bu namarayı arayın. Cevap veren
    biri var mı? Cevap veren varsa, kendisini tanıtın ve teknik yardım
    sisteminin işleyip işlemediğini sınamak için aradığınızı ve işbaşında
    birini bulmaktan memnun olduğunuzu söyleyin. Ertesi gün de firmayla
    anlaşma yapın. Telefona cevap veren olmazsa, başka bir firma aramaya
    başlayın."
    24 saat teknik yardım hizmeti veren böyle bir firma buldunuz diyelim.
    Nasıl bir anlaşma yapmalısınız? Bu tür firmaların sundukları servisleri
    dörte ayırabiliriz. Şimdi sırasıyla bu hizmet türlerini inceleyelim.
    DİZİN ŞEKLİNDE WEB SİTESİ
    Bu usulde kendinize ait bir URL almazsınız. Bu sizi Domain adı için
    ruhsat ücretinden kurtarır. Siteniz, evsahibi firmanın Domain'inde bir
    dizin olur. Örneğin, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    gibi. Bu sitede POP e-posta, FTP, vs. gibi her türlü imkanınız
    olabilir. Ama evsahibi firmayı değiştirmeye karar verirseniz, bu adres
    de değişir; yaptığınız tanıtım ve bu ardresi içeren basılı kağıtlarınız
    da değişmek zorunda kalır.
    ALT-DOMAİN ŞEKLİNDE WEB SİTESİ
    Siteniz evsahibi firmanın Domain'inde dizin değil, alt-domain olacaktır. Örneğin, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    gibi. Bu sitede POP e-posta, FTP, vs. gibi her türlü imkanınız
    olabilir. Ama evsahibi firmayı değiştirmeye karar verirseniz, bu adres
    de değişir; yaptığınız tanıtım ve bu ardresi içeren basılı kağıtlarınız
    da değişmek zorunda kalır.
    Bazı Internet şirketleri, örneğin Monolith@Home, bu suretle alacağınız
    bir alt-domain Internet adresini çok daha kısa ve kullanışlı hale
    getiriyor. Bu firmayla anlaşarak, URL olarak örneğin [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    adresini kullanıyorsunuz. Ziyaretçileriniz bu adresi aradıklarında,
    firmanın Domain Server bilgisayarı, ziyaretçiye doğru IP adresini
    veriyor. İlerde alt-domain olduğunuz evsahibi firmayı değiştirirseniz,
    adres değiştiren firmayı örneğin Monolith@hHome şirketini uyararak,
    adresinizi düzeltmesini isteyebilirsiniz. Tanıtım ve basılı kağıtlar
    boşa gitmemiş olur!
    SANAL WEB SİTESİ
    Kendi işyerinizde, kendi bilgisayarınızla, kendi Web Server'ınızla ve
    kendi hattınızla Web sitesi sahibi olmayacaksanız, ikinci en iyi Web
    sitesi bu yöntemle kurulur. Evsahibi firma aracılığıyla veya kendiniz
    InterNIC denen kurumla temasa geçerek, kendi Domain adınızı tescil
    ettirir ve ruhsat ücretinizi ödersiniz. Kendi URL'iniz olur. Tescil
    işlemini evsahibi firmaya yaptırmak, belki daha kolay görünebilir; ama
    evsahibi firma büyük bir ihtimalle seçeceğiniz Domain adını kendi adına
    tescil ettirecektir. Evsahibi değiştirmek istediğinizde, URL'inizi
    kullanmaya devam edebilmek için, ya evsahibi firmanın Domain adını sizin
    adınıza tescil ettireceğinden emin olun, ya da bu işi kendiniz yapın.
    İlerde bunun ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz.
    Bu yöntemde, InterNIC ve onun hergün Domain Name Server'ı vasıtasıyla
    bütün dünyaya dağıttığı Domain adları listesini alan aracı Domair Name
    Serverlar, sizin URL olarak aldığınız adın karşısına, evsahibinin
    firmanın Web Server'ının IP adresini yazacaktır. Böylece ziyaretçiniz
    browser ekranına [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    yazdığında, Internet sistemi, browser'a evsahibi firmanın IP adresini
    gösterecektir. Domain adı size ait olursa, evsahibi firmayı
    değiştireceğiniz zaman, InterNIC'e IP adresinizin değiştiğini
    bildireceksiniz ve Domain Name Server sisteminde gereken düzeltme
    yapılacaktır. Yani ziyaretçileriniz browser ekranına [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    yazmaya devam edecekler, fakat bu kez browserlarına başka bir IP adresi
    verilecektir. Sonuç olarak herkes hangi evsahibi firmanın Web
    Server'ında durursa dursun URL'iniz değişmeden kalacaktır.
    SADECE İSİMDEN İBARET WEB SİTESİ
    Yukarıda Domain adı olan URL'in Internet dünyasında bir Web Server IP
    adresi olduğunu söyledik. Birden fazla URL'i, aynı Web Server IP
    adresine bağlayamaz mıyız? Tescil ücretini verdikten sonra aynı IP'ye
    isterseniz yüz adet Domain adı bağlayabilirsiniz. Sonuçta hepsi aynı
    kapıya çıkar; ama siz neden birden fazla URL edinmek istemişseniz, o
    amaç gerçekleşmiş olur.
    Neden birden fazla URL sahibi olmak isteyebilirsiniz? Bu sorunun cevabı
    sizin ihtiyaçlarınıza bağlı. Ama örneğin bir firma birden fazla alanda
    faaliyet gösteriyorsa, her alanı temsil eden bir URL edinmek
    isteyebilir. Ama firma, birden fazla Web sitesi oluşturmak ve bakımını
    yapmak kolay olmayacağı için, hangi URL'i izleyerek gelirse gelsin,
    bütün ziyaretçilerin aynı sayfaya ulaşmasını isteyebilir. O zaman çare,
    evsahibi firmanın size ayıracağı alanda sitenizi oluşturmak ve bu
    sitenin durduğu Web Server'ın IP numarasını farklı Domain isimleri için
    adres olarak tescil ettirmekten ibarettir.
    Bölüm II: İnşaata Hazırlık
    Kendi işyerinizde, kendi bilgisayarınızla, kendi Web Server'ınızda,
    kendi hattınızla kendi sitenizi oluşturacaksanız, yapacağınız ilk iş, bu
    işin uzmanı bir kişinin yardımını istemek olmalı. Bilgisayara Web
    Server kurmak, başta da belirttik, herhangi bir Windows uygulama
    programını kurmaktan farklı değil. Ama işin teknik bölümleri, özellikle
    hat kiralamak, bu hat T1 veya T3 olacaksa, bilgisayarla binanıza gelecek
    hattın arasında Router denen ikinci bir bilgisayar yerleştirmek tecrübe
    isteyebilir. Teknik cihazların içinden çıkan broşürleri ve kullanma
    kılavuzlarını okuma alışkanlığınız varsa, Router cihazını kurmak da o
    kadar zor olmayabilir. Ama bir teknik uzman sizi bir çok uykusuz geceden
    ve başağrısından kurtarabilir.
    Evsahibi Seçmenin İlkeleri
    Ama bu yola gitmiyor ve Web sitenizi, kendi Domain adınıza tescil
    ettirerek, ama bir başka evsahibi firmanın Web Server'ına koyarak
    Internet'e açmak istiyorsanız, başınız hiç ağrımayacak demek değildir!
    Web evsahibi seçmek, Router veya Web Server kurmaktan daha kolay
    görünebilir. Ama ev ödevinizi iyi yapmaz ve dikkatli bir seçimde
    bulunmazsanız, başınız daha çok ağrıyabilir. Şimdi bu seçimin ilkelerini
    ele alalım.
    Microsoft FrontPage Server Extensions Var mı?
    Web sitesi sahibi olmanız, bilgisayar programcısı olduğunuz anlamına
    gelmez. Ayrıca bu hiç de gerekmez. Konuyla biraz ilgilendiyseniz, Form
    denen HTML etiketini kullanarak, sayfalarınızı ziyaret edecek kişilerin
    sizin Web alanınızda "birşeyler yapmasına" imkan verebileceğinizi
    biliyorsunuz demektir. Bu basit bir adını-adresini bildirme formu
    olabilir; tam teşekküllü bir elektronik alışveriş sayfası olabilir.
    Ziyaretçi, Web browser programının ekranında "Gönder," "Satın al!," "At
    Sepete!" gibi düğmeleri tıkladığında, tabir yerinde ise perde gerisinde
    bir takım programlar harekete geçer, bazı bilgiler bir yerlere
    kaydedilir; bir yerlere elektronik posta mesajları veya dosyalar
    gönderilir. Hatta işin içine kredi kartı numarasının teyidi gibi malî ve
    hukukî niteliği olan işler de giriyorsa, yapılacak bu "bir takım işler"
    ciddiyet kazanıverir.
    Ziyaretçi ile Web Server arasındaki bu etkileşmeyi sağlayan arabirime
    CGI (Common Gateway Interface) denilir. CGI, Web Server açısından,
    uzaktaki kullanıcının kendi bulunduğu bilgisayarda bir programı
    çalıştırması demektir. Kullanıcıların Web Server bilgisayarında program
    çalıştırması çok ama çok tehlikeli olabilir. Bir örnek verelim:
    Bilgisayarınızdaki "Del" komutu bir program çalıştırır. Bu program,
    "Del" komutu önündeki bilgiye göre, sabit diskteki bazı dosyaları siler.
    Eğer CGI, ziyaretçilerinize "Del c:\*.*" komutunu icra etme yetkiyi
    veriyorsa, hiç şüpheniz olmasın, ikinci değilse üçüncü ziyaretçiniz, Web
    Server'ın kendisi dahil, Internet'e açık bilgisayarınızda ne varsa
    hepsini silecektir!
    Bu nedenle CGI, ziyaretçi ile Web Server arasında bir kontrol görevi
    yapar; ziyaretçilerin kullanmaları gereken programları kullanmalarını
    sağlar, yapmamaları gereken şeyleri yapmalarını önler. Ziyaretçileriniz,
    diyelim ki bir forma adlarını, adreslerini ve istediğiniz diğer
    bilgileri yazdılar ve gönder düğmesini tıkladılar. Şimdi bu bilgilerle
    ne yapılmasını istiyorsunuz? Ziyaretçinizin verdiği bilgiler bir düz
    yazı dosyasına eklensin mi? Ya da verdikleri bilgiler Web Server
    tarafından sizin elektronik posta adresinize gönderilsin mi? Bunu bir
    programın yapması gerekiyor. Bu programı örneğin Perl dilini kullanarak
    siz yazabilirsiniz. Ya da Perl diliyle program yazabilen bir bilgisayar
    danışmanına ücreti mukabili yazdırabilirsiniz. Veya, Web evsahibinizi
    Microsoft FrontPage Web Server Extensions imkanı sunan firmalar
    arasından seçerek, Webbot denen bu programlara otomatik olarak
    kavuşabilirsiniz.
    Microsoft FrontPage Web server Extensions, sadece Microsoft'un Web
    Server programında değil, bugün piyasada mevcut ciddî bütün Web Server
    programları ile uyumludur. Ev sahibiniz isterse kendi Server'ı için Unix
    ortamını seçmiş olsun, FrontPage Extension'larını evsahipliği yaptığı
    sitelerin hizmetine sunabilir. Şu anda CGI programı kullanmayacak bile
    olsanız, evsahibi firmanın size bu imkanı vermesine dikkat edin.
    Evsahibinin Server'ı NT ortamında mı Çalışıyor?
    Piyasada o kadar çok Web Sitesi yapma programı var ki, hepsini ele
    alacak olursak, bu kitapçıktan daha uzun bir kitap yazmamız gerekebilir.
    Belki Internet'ten ücretsiz bir Web Site programı indirip, onu
    kullanacaksınız. Fakat hemen belirtelim ki, bu programların ücretsiz
    olanları size veritabanı ile uyumlu Web sayfaları yapma imkanı
    vermeyecektir. Ücretli olanları ise, ortaya çıkartacakları sayfaların
    evsahibinizin Web Server'ında çalışabilmesi için büyük bir olasılıkla
    veri tabanı ve multimedya için Web Server'da kendi sürücüleri ve
    programlarının bulunmasını şart koşacaktır.
    Günümüzde Web sitesi evsahipliği yapan firmaların üzerinde standart
    olarak anlaştıkları yükleme, güncelleştirme ve çalıştırma programları ve
    yöntemleri Microsoft FrontPage programı haline gelmiş bulunuyor. Bu,
    gerek FrontPage'in çok yetenekli ve çok imkanlı bir program olmasından,
    gerekse NT Server'ın Web Server platformu olarak daha yaygın olarak
    kullanılmasından kaynaklanıyor. NT server ve onun üzerinde kurulmuş
    Microsoft Internet Information Server, Active Server Pages (ASP) adı
    verilen bir teknoloji ile, dinamik Web sitesi yapmanıza olanak sağlıyor.
    Küçük bir örnek verelim. Diyelim ki bir gazetenin Web alanını
    işletmekten siz sorumlusunuz. Klasik HTML dilini ve verdiği imkanları
    kullanarak, hergün, her sayfayı yeniden yapmak ve sitenize alacağınız
    günlük haberleri HTML sayfalarınıza kodlayarak koymak zorundasınız. Oysa
    ASP tekniği ile örneğin Dış Haberler Bölümü olan sayfanızı, sabit
    diskinizde dış haberlere ayırdığınız klasördeki bütün metinlerin birinci
    paragrafını alıp <H1>..</H1> etiketinin arasında
    göstermeye, sonra bir <BR> kodu koyarak ikinci paragrafı alıp
    <P>..</P> arasında göstermeye hazır hale getirebilirsiniz.
    Yani, sitenizdeki bütün haber bölümleri, belirli bir klasördeki yazıları
    alıp, HTML kodlarıyla kodlayıp, sitenizde sunmaya hazır hale
    getirilebilir. Size düşen sadece gazetenizin veya derginizin yazıişleri
    tarafından yayına hazır hale getirilmiş metin dosyalarını alıp, kendi
    Web klasörlerinizde ayırdığınız yere kopyalamaktan ibaret hale gelir.
    Bu örneği bir toptancının emtia listesinde yaptığınızı da
    düşünebilirsiniz. Her mal değişikliğinde HTML sayfaları tek tek ele
    alıp, içindeki HTML kodlarını, metin ve grafik referanslarını
    değiştirerek yeniden kodlamanız mı kolay, yoksa Web sayfalarınızı ASP
    tekniği ile otomatik hale getirmeniz mi?
    ASP, Unix ortamına da uyarlanmış bulunuyor. Ama NT ortamında işleyen ve
    sitenizde ziyaretçilerizle etkileşmek için kullanacağınız her türlü
    programın Unix sürümünü bulamazsınız. Bu nedenle Web evsahibinizin NT
    ortamına ve NT üzerinde çalışan bir Web Server'a sahip olması şarttır.
    Evsahibiniz Size Ne Kadar Sabit Disk Alanı Veriyor?
    Web sitesi demek, bir sabit disk üzerinde bir dizin ve içinde bir takım dosyalar demektir. Ziyaretçiniz için [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    olan Web sitesi, aslında Web evsahibi için e:\websites\ali\ şeklinde
    bir dizin ile onun içindeki alt-dizinler ve dosyalardan ibarettir. Bu
    alan azamî ne kadar olabilir. Bugün herhangi bir Web evsahibi firmanın
    ilanında, temel şartlarda üyelik halinde 60 megabyte sabit disk alanı
    verildiğini okuyoruz. Yani sitenizde yer alacak bütün metinler,
    grafikler, ses ve video dosyaları, CGI ve Webbot programlarının toplam
    büyüklüğü 60 MB olabilir. 60 MB, başlangıçta çok gibi görünebilir. Fakat
    Web siteniz grafik ağırlıklı olacaksa, 60 MB hızla dolacaktır. Kimi
    evsahibi firma temel alanın üstündeki her MB için çok aşırı bir fiyat
    talep eder. Bundan kaçınmalısınız.
    Trafik Ücretleri
    Ziyaretçilerinizin sayfanızda göreceği her unsur, yazı, fotoğraf,
    grafik, ses ve video unsuru, sizin alanınızdan ziyaretçiye transfer
    edilen veri demektir. Bugün hemen hemen bütün Web evsahipleri, site
    sahiplerine, ziyaretçilerinin veri transferi için temel ücrete dahil
    belirli bir MB ölçüsü veriyorlar. Bu genellikle aydı 2 bin MB civarında.
    Firmalar bunun üstünde bir veri transferi olursa, ayrıca ücret talep
    ediyorlar. Bu ilave ücretin fahiş derecede yüksek olmamasına dikkat
    edin.
    Bazı firmalar bir temel ziyaretçi sayısının üstündeki ziyaretçiler için
    site sahibinden para alırlar. Bundan kaçının. Siteniz ne kadar çok
    ziyaretçi çekerse o kadar çok para ödeyeceksiniz demektir. Bu tür
    sınırlama getirmeyen evsahibi firma sayısı hızla artıyor.
    Kaç Elektronik Posta Hesabı Açabilirsiniz?
    Her Web Site, üzerinde bulunduğu Web Server'dan bazı hizmetler alır. Web
    servisi, yani WWW'ye bağlanmak ve HTTP protokolü ile talep alıp
    karşılığında talep edilen sayfayı ve unsuru göndermek bunlardan biridir.
    Web Server Web hizmetinin yanı sıra, sitelerine POP Mail Hizmeti de
    sunar. Bu, Internet dünyasında elektronik posta demektir. Günümüzde Web
    evsahipliği yapan firmalar, müşterilerine genellikle 10'dan fazla ayrı
    ücretsiz POP hesabı açıyorlar. Bu sayının 20'ye çıktığı da oluyor.
    Özellikle bir şirket için Web alanı açıyorsanız, ne kadar çok ücretsiz
    POP hesabı alabilirseniz o kadar iyi olur. Satış, Bilgi, Teknik Destek,
    Sipariş, vs., adlarına ayrı ayrı elektronik posta kabul edebilmek, sizin
    avantajınız olacaktır.
    Elektronik Postaları Yönlendirebilir Misiniz?
    Şimdi iki şeyi birbirinden ayırdığınızdan emin olalım. Muhtemelen şu
    anda olduğunuz gibi, "Internet abonesi" olmak ayrı, Internet'te site
    sahibi olmak ayrı şeylerdir. Internet'teki siteniz ve bu siteye
    gelebilecek elektronik postalarla, şu anda Internet abonesi olarak sahip
    bulunduğunuz elektronik posta adresine gelen postalar da birbirinden
    ayrıdır. Diyelim ki siz şu anda, örneğin Superonline veya America On
    Line yoluyla Internet'e bağlanıyorsunuz ve [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] veya [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] gibi bir elektronik adresiniz var. Yarın [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] adresinde bir site sahibi oldunuz ve evsahibi firma size 20 ayrı elektronik posta adresi verdi. Bunlardan birini [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    olarak kurdunuz. Bu adrese gelen elektronik posta, evsahibinin
    bilgisayarında size ayrılan sabit diskte bir muhtemelen
    users\ali\incoming\satis\ dizinine düz yazı dosyası olarak
    kaydedilecektir. Tabiî arzu ettiğiniz anda, Internet yoluyla bu dizine
    girerek, postalarınıza bakabilirsiniz. Ama bu elektronik postanın
    amacını yok eden bir uygulama olur. Size lazım olan, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] adresine gönderilen postanın [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] veya [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] adresine yönlendirilmesidir.
    Web evsahibi firma ücretsiz olarak posta yönlendirme hizmeti vermelidir.
    Böylece Internet'e her zaman nasıl bağlanıyor ve postalarınızı
    okuyarsanız, yine aynı şekilde Web sitenize gönderilen postaları da
    okumaya devam edebilirsiniz.
    Bu arada bazı evsahibi firmaların otomomatik posta cevaplama hizmeti
    sunduğunu da belirtelim. Bu Autoresponder denen bir Web Server
    hizmetidir ve özellikle firmaların müşterilerine karşı ciddî bir görünüm
    kazanmasına yardımcı olur.
    FTP Bağlantınız ve FTP Siteniz Olacak Mı?
    Internet'te aslında bütün ilişki Server'daki dosyaların ziyaretçinin
    bilgisayarına aktarılmaya dayanır. Fakat, Dosya Aktarma Protokolü (FTP)
    Server'da duran dosyaların browser ekranında gösterilmeden doğruca
    ziyaretçinin sabit diskine aktarılmasını veya ziyaretçinin sabit
    diskinden sizin Web sitenizin durduğu Web Server'ın sabit diskine
    aktarılmasını sağlar.
    FTP, Web sitesi sahibi olarak size iki ayrı alanda gereklidir. FTP'den
    önce kendi sayfalarınızı ve CGI pogramlarınızı evsahibi bilgisayara
    aktarmakta yararlanırsınız. Bunun için CuteFTP veya WS_FTP gibi paylaşım
    programlarını kullanabilirsiniz. FrontPage uyumlu bir evsahibi ile
    anlaşma yaparsanız, sitenizin tümünü FrontPage ile yapar ve FrontPage
    ile aktarabilirsiniz. Fakat FTP programları, özellikle CGI programlarını
    aktarmakta ve daha sonra görebileceğimiz üzere, kendi alanınızda
    oluşturacağınız klasörlerin kullanım haklarını belirlemekte şarttır.
    FTP ile ikinci ilişkiniz, kendi sitenizde, ziyaretçilerinizin onlara
    sunacağınız dosyaları kendi sabit disklerinde aktarmalarını sağlamak
    için olacaktır. Özellikle sitenizde bilgisayar dosyası dağıtımı
    yapacaksanız, veya çok uzun metinleri ziyaretçilerinin kullanımına
    açacaksanız, bunları FTP protokolü ile almalarına imkan sağlamanız
    gerekir. HTTP yoluyla da dosya aktarmanız mümkün. Ancak HTTP ilişkiniz
    dosya aktarımı tamamlanmadan kesilecek olursa, ziyaretçiniz dosyayı yeni
    baştan aktarmak zorundadır. Oysa FTP, yarım kalmış bir dosya
    transferini anlayıp, kaldığı yerden devam edebilir.
    Elektronik Ticaretin Gerekleri Var Mı?
    Internet'te size sahibi olmak istemenizin nedeni elektronik ticaret
    olmasa bile, evsahibi firmanın size Güvenli HTTP (Secure HTTP, SHTTP)
    bağlantısı sağlaması gerekir. Bu, olağan HTTP protolüne, kötüniyetli
    kişilerin özellikle kredi kartı numarası gibi hassas bilgileri
    edinmesini önlemek amacıyla eklenmiş bazı önlemler içerir. Hele Internet
    alanınız, elektronik ticaret sitesi olacaksa, Server'da mutlaka SHTTP
    bulunması şarttır.
    Ayrıca elektronik ticaretin gerektirdiği bazı CGI programları, bu arada
    alışveriş sepeti (shopping cart) modeli ile çalışan yazılımların Server
    sahibi tarafından sizin kullanımınıza sunulması, sizi bunları oluşturma
    yükündün kurtarır. artık bir çok Web evsahibi firma, bu programları
    müşterilerine ücretsiz veriyor.
    Bir çok evsahibi firma, kredi kartı numarası teyidi için gerekli
    bağlantıyı kendisi sağlıyor ve bunu müşterilerine ücretsiz veriyor.
    Bunun için Web Server programında bazı kredi kartı firmalarının biraraya
    gelerek oluşturdukları kendi Server eklerinin çalıştırılması gerekir.
    Evsahibi firma size bu imkanı sağlamıyorsa, siz, kendi sitenizden bu
    sitelere bağlantı sağlamak zorundasınız.
    CGI Programları Çalıştırabilir Misiniz?
    Biraz önce FrontPage Extensions ekleriyle, Microsoft veya bir başka
    firmanın Web Server programının, bir Web sitesine ziyaretçilerle
    etkileşme imkanı kazandırdırmanın mümkün olduğunu belirttik. Ama bir
    süre sonra, bu etkileşme çerçevesinde, sitenizde program çalıştırmak
    isteyebilirsiniz. Visual Basic veya daha da ileri giderek C++ gibi bir
    dille program yazmaya, yazdırmaya veya hazır programları edinip
    kullanmaya karar verebilirsiniz. Sitenize evsahipliği yapan kişi veya
    firmanın, size CGI programı çalıştırma imkanı tanıması, veya bu alanda
    geçerli deyimle size kendi CGI dizininizi açma hakkı vermesi gerekir.
    Fakat (ki bu büyükçe bir fakat), ziyaretçilerle Web Server'ın yüzyüze
    geldiği ve ziyaretçinin Web Server'a tabir yerinde ise "girebildiği" tek
    yer olan CGI, sitelerin ve dolayısıyla evsahibi firmanın bilgisayarının
    niyeti pek de iyi olmayan kişilere de açıldığı yerdir. İlerde güvenlik
    bahsine geri döneceğiz; fakat burada hemen belirtmeliyiz ki, bir çok
    evsahibi firma, haklı nedenlerle, site sahiplerine ya CGI imkanı
    vermiyorlar, ya da CGI programı olarak sadece kendi sağladıkları
    programların kullanılmasını şart koşuyorlar. Bazı evsahibi firmalar ise
    site sahiplerinin CGI programlarını denetimden geçirmek üzere önceden
    kendisine vermesini istiyorlar. Evsahibi şeçerken, CGI imkanı olmasını
    mutlaka arayın, CGI alanında sadece kendi programını kullanmanızı şart
    koşanların da zengin bir CGI program listesine sahip olup olmadığını
    inceleyin.



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!


    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 30
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: İnternet Sitesi Kurmak

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 12.03.12 9:58

    Veri Tabanı Programı Kullanabilir Misiniz?
    Diyelim ki, ziyaretçilerinize bir mal veya şiir kataloğu sunacaksınız,
    ama önce ne tür mal veya ne tür şiir istediklerini, hangi marka veya
    hangi şairi seçtiklerini vs., belirtmelerini isteyeceksiniz. Sayfanız,
    bu tercihlere göre, bir veritabanını araştırarak, uygun malların veya
    şiirlerin bir listesini ziyaretçiye sunacak. Bunun için Web Server'da
    SQL uyumlu, yani veritabanlarında standart arama yöntemlerini kullanarak
    arama yapmaya elverişli bir programın bulunması gerekir. Bunun için
    evsahibi firma size ne gibi Internet'te arama programları, Web'de arama
    bağlantıları veya kendi sabit disklerinde veri tabanı seçme programı
    sunuyor? Web Server, SQL uyumlu bir veri tabanı programı ile
    çalışmıyorsa, sayfalarınızda bu tür etkileşmeye açık uygulamalar
    yapamazsınız. NT Server kullanan Web evsahipleri, hiç tereddütsüz SQL
    bağlantı imkanı veriyorlar.
    Java ve RealAudio Var Mı?
    Java programcıkları, ziyaretçinin bilgisayarında çalışırlar; bu nedenle
    Web Server'ı ilgilendirmez. Fakat günümüzde bir çok bilgisayar
    programcısı, Server'da çalışan ve site sahibinin hayatını çok
    kolaylaştıran programlar yapıyor ve satıyorlar. Bu tür bir programı
    kullanmanız için Web evsahibinin Server'ında Java programı
    çalıştırmanıza izin vermesi gerekir. Web Server, NT Server ortamında
    çalışıyorsa, bir kişinin nasıl bir Java programına ihtiyacı
    olabileceğini düşünmek zor. Ama hiç değilse şu anda böyle bir program
    sahibi iseniz ve bunu mutlaka Web sitenizde kullanmak istiyorsanız,
    evsahibinin Java programına izin verip vermediğini araştırmalısınız.
    Microsoft'un MediaPlayer programından ve bunun Server bağlantısından
    önce, RealAudio ve RealVideo yaygın olarak kullanılan unsurlardı. Halâ
    bir çok Server, Web sitelerinin ziyaretçilerine ses olanağı sunması
    için, RealAudio Server programını kullanıyor. Siz de sitenizde ses ve
    video içeren unsurlara yer verecekseniz ve ses kayıtlarını RealAudio
    biçiminde yaptı iseniz, evshibinin size RealAduio Server hizmeti vermesi
    gerekir.
    Evsahibini Daha Yakından Tanımak İçin
    Internet'in nasıl çalıştığına ilişkin bilgileri ele alırken, bir
    Internet ziyaretçisi ile Internet'in omurgası arasında en az dört etap
    olabileceğinden söz ettik. Bir ziyaretçi, ISS seçerken, müşterilerine ne
    kadar hızlı hizmet sunduğuna dikkat eder. Bu, ziyaretçinin bilgisayarı
    ile ISS, danha sonra ISS ile ona bağlantı hizmeti veren aracı firmalar
    ve nihayet Internet Omurgası arasındaki ileşitimin hızını belirler.
    Peki, ya omurgadan sizin sitenizin durduğu bilgisayara kadar olan
    bağlantının hızı? Tıpki bir ISS abonesi olan Internet kullanıcısı gibi
    Web evsahibi firmanın bilgisayarıile de omurga arasında ortalama dört
    ara bağlantı bunulur. Web ev sahiplerinin çoğunun aslında ISS
    olduklarını unutmayın. Günümüzde omurgaları işleten dev firmalar bile ya
    perakende ISS işi yapıyorlar, ya da Web evsahipliği şirketleri kurmuş
    bulunuyorlar.
    Web evsahibinizi seçerken firmanın herhangi bir Internet omurgasına ne
    kadar yakın olduğunu, omurga ile Web Server'ın bulunduğu bilgisayar
    arasında kaç etap bulunduğunu ve bu etapların birbirine hangi tür
    hatlarla bağlı olduğunu belirlemeniz gerekir. Reklamlara aldanmayın. Bir
    evsahibi firma Internet'e 124 Kbps, hatta T1 bağlantısı olduğunu bile
    iddia edebilir. Bu doğrudur: evsahibi firma ile ikinci etap arasında
    hızlı bir bağlantı olabilir. Ya sonrası?
    Traceroute
    Tabiî hiç bir firma "Evet bizimle filanca arasında T1 bağlantı var, ama
    ondan sonra arada 12 firma daha var, hepsi de birbirine 28.8 modemle
    bağlı!" demeyeceğine göre, iş size düşecek ve müstakbel evsahibinizle
    omurga arasında kaç etap olduğunu siz belirleyeceksiniz. Internet'te
    bunu sizin için yapacak çok sayıda firma var. İsterseniz, 80-90 Dolar'a
    bir program satınalarak, bunu kendi bilgisayarınızdan da
    yapabilirizsiniz.
    Kullanacağınız programlara genellikle Traceroute (Yolu İzle) programı
    deniliyor. Bu pogramı kullanıcılarına sunan kurum ve kuruluşların bir
    listesi ise [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] mevcut. Traceroute imkanı
    veren ve izlemek istediğiniz Web sitesinin bulunduğu ülkeye yakın bir
    ülkedeki izleme sitesini seçin. Açılacak sayfada izlenecek yerin adı
    hanesine, Internet'e olan bağlantısını izlemek istediğiniz sitenin
    adresini yazın. Örneğin, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].
    Sonra Trace (izle) düğmesini tıklayın. Karşınıza bir liste gelecektir.
    Bu listede, izleme işini başlatan bilgisayardan bir omurga
    işletmecisine, daha sonra omurgadan omurgaya ve sonunda omurgadan
    izlediğiniz Web sitesine kadar, bir mesajın geçtiği bütün etapları
    göreceksiniz.
    Böyle bir listesi bir örnekle açıklayalım.
    <webtrc01.tif>
    Büyük bir Internet omurga işletmecisi olan Digex firmasının Traceroute
    programına, sık sık kullandığımız ve son zamanlarda Web evsahipliği
    yapmaya başlayan Peter Norloff'un Internet sitesinin adresini yazıyoruz:
    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ve programa hangi istatistiği istediğimi belirtiyoruz: Trace.
    Digex firması, önce verdiğimiz ismi IP adresine çeviriyor:
    206.205.242.132. Sonra, bu Web'in durduğu bilgisayarın adresini
    belirliyor: 204.194.180.40. (Çoğu zaman bir Web sitesinin IP adresi,
    üzerinde bulunduğu bilgisayarla aynı olamaz. Web Server'ın "Domain
    Server" programı, kendi üzerinde aranan bir Web sitesinin hangi sabit
    diskte hangi klasörde olduğunu bilir ve Internet'e, ya da talep eden
    ziyaretçiye, bildirir.)
    <webtrc02.tif>
    İzleme programı istediğimiz Web sitesini buluncaya kadar geçtiği bütün
    etapları, adları, IP adresleri ve bu etabı geçinceye kadar harcadığı
    süre ile birlikte, bize bildirir. Bu listenin şifresini çözebilmek için,
    belli başlı omurga firmaları ve kullandıkları ağ isimlerine aşina
    olmanız gerekir. Örnek listemizde, izlemeye başlayan Digex'e ait Web
    sitesinin bulunduğu bilgisayarı tanımak kolay, çünkü kendisine ait
    "atlas.digex.net" adlı bir bilgisayardan başlıyor (listede 1 numaralı
    satır) ve aynı aynı firmanın omurgasına geçiyor (2 numaralı satır).
    Sonra, Verio adlı bir diğer omurga firması ile bağlantı kuruluyor (3
    numaralı satır) ve bağlantı bu kez Verio'nun omurgasında sürüyor (4, ve 5
    numaralı satırlar). Bağlantı, Verio'nun omurgasından, yine aynı firmaya
    ait (demek ki, Verio şirketi hem omurga işi yapıyor, hem de ikinci ve
    üçüncü etap dağıtım işi!) FE-2 ve H-5 adlı iki aracı firma üzerinden
    devam ediyor (6 ve 7 numaralı satırlar). Bağlantı OS2BBS adlı bir
    bilgisayar üzerinden geçiyor (8 numaralı satır) ve aradığımız
    bilgisayarı buluyoruz (9 numaralı satır). Şimdi Digex ve Verio'nun
    omurga olduğunu bildiğimize göre, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    ile omurga arasında üç etap var. Nitekim, bu bilgisayarı bulmamız 16
    milisaniye alıyor! Bunu, tanıdığınız başka Web alanları için
    yaptığınızda, 16 milisaniyenin gerçekten imrenilecek bir sürat olduğunu
    göreceksiniz.
    ////////////////////////////////KUTU////////
    Belli başlı Internet Omurga Firmaları
    AGIS
    AT&T
    Bell Advanced Comminucations
    CAIS Internet
    Concentric Network Corporation
    CRL Network Services
    CWIX Cable and Wireless Internet Exchange
    DataXchange Network, Inc.
    DIGEX, Incorporated
    Electric Lightwave.
    EPOCH Networks, Inc.
    Exodus
    Fiber Network Solutions
    GeoNet Communications, Inc.
    GetNet International
    Frontier GlobalCenter
    GridNet International
    GTE Internetworking/BBNPlanet
    GTE Internetworking/Genuity
    GTE Internetworking/Nap.Net
    IBM Global Network
    IDT Corp
    Icon CMT
    INET Solutions
    MCI Communications
    NETCOM
    Netrail Incorporated
    Priori
    PSINet
    PSINet Limited/iStar Internet, Inc.
    Savvis Communications
    Sprint IP Services
    TCG CERFnet Services
    Verio
    VisiNet
    Vnet Internet Access
    WinStar GoodNet
    WorldCom Inc./ANS Communications, Inc.
    WorldCom Inc./Compuserve Network Services
    WorldCom Inc./UUNET Technologies, Inc.
    ZipLink
    //////////////////////////////////////////////
    Evsahibinin Hattı
    Traceroute programları, size müstakbel Web evsahibinizin bilgisayarı ile
    ilk bağlantısı arasındaki hattın niteliğini de söyleyecektir.
    Yukarıdaki örneği yorumlamaya devam edersek, omurgalar ve onlarla bağlı
    ikinci ve üçüncü routerlar arasındaki iletişimin oldukça hızlı olduğunu
    görürsünüz. Şimdi hedef site ile onun bağlı olduğu ilk router arasında,
    diğerlerine oranla korkunç derecede yüksek bir zaman farkı olsa idi,
    kolayca bu sitenin durduğu bilgisayarın Internet'e yavaş bir hatla bağlı
    olduğuna hükmedebilirdik. Ama bu örnekte görüyoruz ki, omurgadan
    omurgaya 4 milisaniye, omurgadan ikinci etaplara 8 milisaniye, ikinci
    etaptan üçüncüye 12 ve nihayet hedef bilgisayara 16 milisaniye zaman
    geçiyor. Digex ve Verio'nun omurgaları en hızlı hatlara ve router'lara
    sahip olduğuna göre, oranlarsak, ikinci ve üçüncü etap bağlantılar da en
    azından T1 hızında olsa gerek!
    Traceroute programları da Internet'teki sıkışıklıklardan etkilenirler.
    Bu nedenle muhtemel evsahibi firmaları denetlerken, bir kere değil en az
    bir hafta boyunca ve günün değişik saatlerinde izlemelisiniz. Ayrıca
    bir firmanın bilgisayarı bir gün yedek router ile çalışıyor veya bakım
    halinde olabilir. Bu nedenle Traceroute imkanını dikkatli
    kullanmalısınız.
    Bu arada, Web evsahibi adayınızın gerçekten evsahibi mi, yoksa
    başkalarını ağırlamaya çalışan bir misafir mi olduğunu da belirlemenizin
    mümkün olduğunu hatırlatalım. Günümüzde bir çok Web evsahibi, ev
    sahipliği yaptığı site sahiplerine, başka siteleri de müşteri olarak
    almaları halinde, fiyatta indirim teklif ediyor; bu ikinci el
    evsahiplerinin evsahipliğinin gerektirdiği teknik bilgiden yoksun
    olmaları, site sahibi olarak sizi çok sıkıntıya sokabilir.
    Traceroute'ta, "evsahibi" olduğunu iddia eden firmanın aradığınız
    sitesinin hemen üstünde bir veya bir kaç "şüpheli" site adı görürseniz,
    Internet'de bütün Domain adlarını tescil eden makam olan InterNIC'e bu
    sitenin "Kim" olduğunu sorabilirsiniz. Internet'te bu amaçla
    kullanılabilecek bir sitenin kime ait olduğunu, sahibi, faturayı kesen
    yetkili kişisi ve varsa teknik personelinin adı, adresi, telefon ve faks
    numaralarını tespit eden bir çok program bulabilirsiniz. Yukarıda
    verdiğimiz örnekte, Toward.com'un hemen üzerinde görülen Os2bbs.com'un
    yetkililerinin kim olduğunu araştırmak için Whois32.exe programını
    kullanıyoruz ve bu sitenin de Toward.com'un ait olduğu kişiye, Peter
    Norloff'a ait olduğunu görüyoruz.
    <webtrc03.tif>
    Aynı araştırmayı, InterNIC'in Web sitesinde, doğrudan kendiniz de
    yapabilirsiniz. Ancak InterNIC farklı ülkelerin Web sitesi bilgilerini
    farklı firmalara ihale etmiş olduğu için, bu alanda aradığınız her site
    sahibi hakkında bilgi bulamayabilirsiniz.
    <webtrc04.tif>
    Internet'e Amerika'da kaydolan siteler hakkında, "whois.arin.net,"
    Avrupa'da kaydolan Internet siteleri hakkında "whois.ripe.net,"
    Asya-Pasifik ülkeleri hakkında "whois.apnic.net," Amerikan Silahlı
    Kuvvetleri'ne ait siteler hakkında "whois.nic.mil," ve ABD hükumetine
    ait siteler hakkında "whois.nic.gov" adreslerinde araştırma
    yapabilirsiniz.
    İnternet Sitenizin Adı
    Bu noktada nasıl bir site istediğiniz, nasıl bir yol izleyeceğiniz ve
    nasıl bir bağlantı kuracağınız hakkında karar vermiş olmalısınız. Bu
    kararınız şu üç bölümden birine girecektir:
    1. Kendi bilgisayarınızda, kendi Web Server'ınızı oluşturabilirsiniz ve
    Internet bağlantı hizmeti veren bir kurum veya kuruluştan
    kiralayacağınız bir hatla Internet'e bağlantınızı sağlarsınız: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].
    Bu yolu izleyecekseniz, Web Server olarak hizmete sokacağınız
    bilgisayarda bir Domain Server programı kurup (Web Server programları
    bunu genellikle kendileri kurarlar) bu Server'da oluşturduğunuz Domain'i
    ve bu Domain içinde yapacağınız siteyi Internet Tescil Sistemi'ne
    kaydettirmeniz gerekir.
    2. Bir Internet Servis Sunucu'nun ücretsiz Web sayfası hizmetinden yararlanacaksanız, ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.])
    ilk başvurunuzda sizden sitenize bir isim vermeniz istenebilir. Bu tür
    sayfalar çoğunlukla, kurulmuş ve tescil edilmiş sitelerde bir alt-dizin
    şeklinde olduğu için, sitenize vereceğiniz isim site adı olmayacağı
    için, herhangi bir kayıt zorunluğu olmayacaktır.
    3. Bir Web evsahibi firma ile belirli bir ücret karşılığı sitenize
    evsahipliği yapması için anlaşma yapabilirsiniz; firmanın sunduğu
    seçeneğe bağlı olarak bu site, üç ayrı yolla Internet'e sunulabilir:
    a. Sizin siteniz evsahibi firmanın sitesinde bir alt dizin olabilir: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]. Bu durumda tıpkı 2'nci maddedeki gibi, sizin siteniz Internet Tescil makamlarına kaydettirilemez.
    b. Sizin siteniz ev sahibi firmanın Domain'inde bir alt-domain olabilir: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].
    Siteniz, bir alanın alt-alanı olduğu için tescil edilemez, Evsahibinin
    sisteminde bulunması gereken Domain Name Translator Gateway denen kendi
    Domain'i içinde alt-Domain'leri belirleyen bilgisayar veya program,
    sizin sitenizi kendi sistemi içinde nurada bulacağını bilir.
    c. Sizin siteniz evsahibi firmanın bilgisayarında durmakla birlikte, onun Domain'i içinde değil, müstakil bir site olacaktır: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].
    Bu durumda sizin sayfanın Internet'te tescil edilmesi gerekir. Tescil
    sırasında IP adresi olarak, evsahibi firmanın Domain Server adresini
    vereceksiniz.
    Üçüncü yolu seçtiğinizi varsayarsak, yapacağınız işlerin birincisi
    sitenize bir isim bulmak, sonra da bunu kaydettirmektir. Daha sonra bir
    Web sitesi inşa programı satın alarak, kolları sıvayacaksınız. Son adım
    ise oluşturacağınız siteyi, Web evsahibinin sitesine aktarmak ve yeni
    sitenizi tanıtmaya başlamaktır.
    Internet Sitenize Alan Seçme
    Internet'te site isimlerinin çok önemli olduğunu biliyorsunuz.
    Internet'te bir alan açtığınız anda, bütün dünyanın bu sitenin
    varlığından haberdar olması mümkün olmadığına göre, sitenizi elinizden
    geldiğince tanıtacak; kartvizitinize, faturalarınıza, basılı her türlü
    kağıdınıza, sitenizin adresini koyacaksınız. Bu amaçla tanıdığınız
    herkese elektronik posta yollayacak, hatta belki de bu işin ticaretini
    yapan firmalardan isim, adres, faks numarası veritabanı satın alarak,
    muhtemel ziyaretçiniz olabilecek herkese, duyuruda bulunacaksınız. Eğer
    siteniz bir inanç ve dava adına oluşturuluyorsa, dost-hasım ama
    muhatabınız olabilecek herkesin bu sitenin varlığını öğrenmesini
    sağlayacaksınız. Bu kişiler, tabiî, duyurunuzun cazibesine bağlı olarak,
    sitenizi ziyaret edecekler ve sayfanızın cazibesine bağlı olarak
    browser programlarına bir kestirme işareti (bookmark) koyarak, ilerde
    daha kolay ziyaret etmek isteyeceklerdir.
    Web evsahibinizden bir sebeple hoşlanmadığınızı ve verilen hizmetten
    memnun kalmadığınızı düşünelim. Bu yüzden Web sitenizin adının da
    değiştirilmesi gerekirse, yaptığınız bunda tanıtım ve bastırdığınız
    bunda tanıtım malzemesi boşa gidecektir. Oysa sitenizin adını
    koruyabilirseniz, Tescil Kurumu'na bir başvuru ve bir hafta kadar
    bekleme sonucu, aynı isimle başka IP adresinde tekrar ziyaretçilerinizin
    karşısına çıkarsınız ve hiç kimse sitenizin yer değiştirdiğini bile
    farketmez. Sitenizin adını elinizde tutabilmeniz için bu ismin size ait
    olması gerekir.
    Internet'in bu yıl yürürlüğe giren yeni Domain Adı Tescil Kuralları
    çerçevesinde, her ülkede Domain adları tescilini, Üst Düzey Alan
    İdarecisi (TLD, Top Level Domain Administrator) denen yetkili bir kurum
    veya kuruluş yapmaktadır. Türkiye için ayrılan üst düzey adı ".tr"
    şeklindedir. Bu üst düzey adını taşıyacak alan adı tahsislerini yapmaya
    yetkili TLD yöneticisi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgiişlem Daire
    Başkanlığı'dır ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].
    Sonu "TR" ile biten bütün ikinci düzey alan adlarına (.bbs.tr, .com.tr,
    .org.tr, .gov.tr, k12.tr, .net.tr, .nom.tr, .gen.tr ve .mil.tr) tahsis
    edilecek IP adreslerini bu kurum tescil eder.
    Yakın zamana kadar ticaretle uğraşsın, uğraşmasın dernek, hükumet
    kuruluşu veya askerî kurum olmayan kişi ve firmalar Internet sitelerine
    "com" ile biten isimler alabilirlerdi. Ancak belirli ikinci düzey alan
    adları diğerlerine oranla fazla kapışıldı. Uluslararası Internet kurulu
    şimdi ticaret kurumu olarak kayıtlı olmayan firmalara veya kişilere
    ".com" alanında ad tescili yapmıyorlar. Kişiler artık sitelerine sadece
    ".nom.tr" ile biten isimler alabilirler. Yasayla kurulmuş veya yasaya
    uygun bir tüzüğü bulunan dernekler ise ".org.tr" alanında site ismi
    alabilirler. Hükumet daireleri veya kamu kurumları, ".gov.tr" (hükumet,
    government), ve askerî nitelikteki kurum veya kuruluşlar ise ".mil.tr"
    (askeriye, military) ile biten isimler alabilirler. Yeni kurallara göre
    ".k12.tr" orta öğretim kurumlarına ayrılmış bulunuyor. Internet hizmeti
    sunan kuruluşlar ".net.tr" alanında tescil edilebilirler.
    Kişiler ise kendi şahsî siteleri için ".nom.tr" veya "gen.tr"
    Domain'inde isim tescil ettirebilirler. Firmalar da isterlerse ".com.tr"
    yerine ".gen.tr" alanında isim alabilirler. Dünyanın bir çok ülkesinde
    bulunmayan ".bbs" alt grubu, henüz Türkiye'de veriliyor ve 40 civarında
    site bu adı taşıyor.
    Son sayımda Türkiye'de "com.tr" alanında 7,500, ".org.tr" alanında 443,
    ".edu.tr" alanında 107, ".k12.tr" alanında 70, ".gov.tr" alanında 224,
    ".net.tr" alanında 88, ".gen.tr" alanında 700 civarında site vardı. 40
    site ise ".nom.tr" alanında bulunuyordu.
    Internet Sitenizin Tescili
    ISS'ler ve onlara omurga ile bağlantı sağlayan ikinci düzey hizmet
    sunucular, kendilerine Türk Telekom'un bir kuruluşu olan TURNET
    tarafından tahsis edilmiş IP adreslerini, sitesine evsahipliği
    yaptıkları kişilere verebilirler. Bu nedenle siz, bir evsahibi firma ile
    anlaşma yaptığınızda, büyük bir olasılıkla, isim tesciliniz ücretsiz
    yapılacaktır. Ancak firmalar bu ismin ve IP adresinin Internet'in ilgili
    birimlerine, Avrupa IP Ağı'na (RIPE, Reseaux IP Europeens) ve InterNIC
    denen genel tescil kurumuna "yayınlanması" için bir ücret talep
    edebilirler.
    Tescili siz doğrudan da yaptırabilirsiniz. Bunun için Orta Doğu Teknik
    Üniversitesi'nin elektronik isim tescili formunu, dns.metu.edu.tr
    adresinde doldurmanız gerekir.
    <webform1.tif>
    Formu doldururken Türkçe karakter (ü, ö, ğ, ı, ş gibi) kullanmamanız
    gerekir. Forma, evsahibi firmanın Internet Server Adresini (IP adresi
    olarak kendisine TURNET tarafından tahsis edilmiş, örneğin 144.122.1.102
    gibi, bir numarayı) ve bu Server adını (örneğin, ns02.metu.edu.tr)
    yazmak zorundasınız. Bu formun doldurulmasında mutlaka dikkat edilmesi
    gereken kurallar, dns.metu.edu.tr/uyari.html adlı sayfada bulunuyor.
    Yine aynı yerde v21.html adlı sayfada da alan ve isim seçme ile ilgili
    kurallar var. Bu iki belgeyi iyice okumadan, isim tescili için
    başvurmamak gerekir.
    Evsahibi firma olarak, Türkiye'de bir şirketi değil de, örneğin ABD'de
    bir firmayı seçerseniz, tesciliniz RIPE nezdinde yetkili kurum olan Orta
    Doğu Teknik Üniversitesi tarafından değil değil, ARIN adlı kuruluş
    nezdinde yetkili kurum olan Network Solutions, Inc., firması tarafından
    yapılacaktır. Bunun için InterNIC'in Web sitesindeki başvuru formunu
    doldurmak zorundasınız, Asya'da bir firmayı seçerseniz, tescil işlemi
    APNIC adlı kuruluş tarafından yapılacaktır. Tescili nerede yaptırırsanız
    yaptırın, mutlaka tescil formuna kendi adınızı yazın; tescili ISS veya
    evsahibi firma yaptırıyorsa forma sizin adınızı yazmasını şart koşun.
    <webreg01.tif>
    Web Domain Adları tesciliyle ilgili geniş bilgiyi InterNIC'in Internet adresinde ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]) de bulabilirsiniz.
    Internet'in kısa zamanda yürürlüğe girmesi beklenen yeni isimlendirme
    kuralları, yeni Üst Düzey Domain'ler oluşturulmasını öngörüyor. Bunları
    şimdiden tanımanızda yarar var:
    .arts Kültürel ve sanatsal amaçlı kurum veya kuruluşlar
    .firm İş kuruluşları ve firmalar
    .info Enformasyon hizmeti veren siteler
    .rec Eğitim ve spor amaçlı faaliyetler
    .store Elektronik ticaret mağazaları
    .web Web hizmeti veren kurum veya kuruluşlar
    İsim bahsini kapatmadan önce, beğendiğiniz bir ismin başka bir kişi,
    kurum veya firma tarafından daha önce alınıp alınmamış olduğunu
    araştırmanız gerektiğini hatırlatalım. Bunu, InterNIC sitesinde kolayca
    yapabilirsiniz. Son sayımda, hergün tescil edilen Site adı sayısı 20
    bini bulmuştu! Bu nedenle beğendiğiniz bir isim muhtemelen alınmış
    olabilir. Bulacağınız ismin kısa anlamlı olmasına dikkat edin.
    Firmanız için site adı alacağınız zaman, tescilli ticaret markası olarak
    size ait bir kelimenin başka biri tarafından Domain adı olarak tescil
    ettirildiğini görürseniz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi veya InterNIC
    kanalıyla o ismin kullanılmasını durdurabilirsiniz, ama siz de o adı
    kullanamazsınız. Bu nedenle beğendiğiniz bir adı başka birinin ticaret
    markası olarak tescil ettirip size engel olmasını önlemek için,
    bulduğunuz adı önce ticaret markası olarak tescil ettirin ve daha sonra
    tescile yetkili kuruluşda başvurun.
    Bu bahiste son olarak, Domain isimlerinin tescili için size yardımcı
    olabilecek kuruluşlardan da söz edelim. Bulduğunuz ismin tescil işini
    bir ISS veya Web evsahibi firmaya bırakırsanız, tabiî firmaya bağlı
    olarak bir sorunla karşılaşmayabilirsiniz. Fakat bu adı kendiniz tescil
    ettirmeye kalkarsanız, tescil kurumları sizden genellikle iki Domain
    Server'ın IP numarası istenecektir. Bir evsahibi ile anlaşmadan böyle
    bir adrese sahip olmanız mümkün olamaz. Bu sorunu ortadan kaldırmak için
    bazı firmalar sizden bir ücret alarak, bulduğunuz site adını sizin
    isminize fakat kendi IP numaraları ile tescil ettiriyorlar. 35-40
    Dolar'a bu büyük bir kolaylık. Sonra, bir Web evsahibi ile
    anlaştığınızda, bu sitenin IP adresini değiştirmekle yetiniyorsunuz.
    Bu tür yardım sağlayan güvenilir firmalar arasında 123 Domain Me! ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], Alldomains ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], Tabnet Registration Services ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.])
    sayılabilir. Bu alanlarda, beğendiğiniz bir ismin başkası tarafından
    alınıp alınmadığını da araştırabilirsiniz. Alldomains firması Türkiye
    için de tescil talebi kabul ediyor.
    Evsahibinizi değiştirmek istediğinizde, ilk tescile benzer bir işlem
    yapmak zorundasınız. Anlaştığınız yeni evsahibinden IP adres numarasını
    isteyin, ve Tescil makamına adres değişikliği için başvurun. Tabiî, bu
    arada Web sitenizin tam bir kopyasını çıkartıp, yeni evsahibinin
    bilgisayarına aktarmak zorundasınız. Bir hafta ile on gün arasında bütün
    Internet Domain Name Server merkezlerine yeni IP adresiniz
    yayınlanacaktır. Bundan sonra eski sitenizi istal edebilirsiniz.
    Bölüm III: Web Sitesi Tasarımı
    Evet, şimdi artık sitenizin adı belirlenmiş, nerede olacağına karar
    verilmiş bulunuyor. Web sitesi için nasıl bir yol izlemeye karar vermiş
    olursanız olun, bundan sonra yapacağınız iş, her türlü site tarzı için
    aynı sayılabilir. Aslında Web sitesi dediğimiz şey, önce sizin
    bilgisayarınızda, sonra Web Server bilgisayarında bir dizin ve onun
    içinde bir çok alt-dizine dağılmış bilgisayar dosyaları demektir.
    Sitenizi kendi bilgisayarlarınızda, kendi Server'ınızda oluşturmak ve
    bunu kiralık bir hatla Internet'e bağlamaya karar verdiyseniz, Web
    siteniz büyük bir ihtimalle, tasarlandığı bilgisayardan Web Server'a
    yerel alan ağı ile aktarılacak demektir. Ücretsiz bir Web sitesi
    edindiyseniz, Server sahibinin talimatı doğrultusunda, sayfalarınızı
    site sahibinin sitesine muhtemelen FTP yolu ile aktaracaksınız. Bir Web
    evsahibi ile anlaşma yaptıysanız, izleyenecek yollar aşağı yukarı
    standart hale gelmiş sayılır. Bütün yapacağınız şey, sitenizi
    oluşturduktan sonra evsahibinin bilgisayarına aktarmaktan ibaret.
    Web evsahibi firma ile anlaşma yaparken, sizin vereceğiniz çeke
    karşılık, firma da size bir IP adresi ile sizin Web hesabınızın
    kullanıcı adı ve parolasını verecektir. Ayrıca size bir FTP hesabı
    açması ve bunun parolasını vermesi gerekir. FTP hesabını, kendi sabit
    diskinizde oluşturacağınız alanı, evsahibinin bilgisayarına aktarmakta
    kullanacaksınız.
    Yine yaptığınız anlaşmaya bağlı olarak, gelecek elektronik mesajlarlar
    için POP Posta Kutusu için Server adı, gidecek elektronik mesajlar için
    SMTP Server adı, size verilen POP Kullanıcı Adı ve parolası gibi
    bilgilerin de size verilmesi gerekir. Yine anlaşmanıza bağlı olarak, CGI
    programlarınız için açabileceğiniz dizin, burada kullanabileceğiniz CGI
    programlarının bulunduğu URL (ve buraya girebilmek için gerekli parola)
    bilgilerini de istemeniz gerekir.
    Bazı evsahibi firmalar, müşterilerine ek hizmetler de sunarlar. Örneğin
    sitenizi her gün kaç kişinin ziyaret ettiği, bunların sizin alanınıza
    hangi sitelerden geldikleri gösteren ziyaretçi istatistikleri, ya size
    hergün elektronik postayla gönderilir; ya da siz firmanın vereceği bir
    URL'e giderek, kendi istatistiklerinizi kendiniz ararsınız. Bu ikinci
    durumda muhtemelen size bir parola vereceklerdir.
    Evsahibi firma ile anlaşma yaparken verilmesi gereken bütün bilgileri
    isteyin. Gerçi araştırmalarınız sonucu 24 saat teknik servis veren bir
    firma bulmuş olmalısınız; ama daha ilk günden sizi zora sokmalarına izin
    vermeyin.
    Site Yönetim ve HTML Yazma Programları
    Bu noktadan sonra HTML veya ASP sayfalarınızın tek tek oluşturulması ve
    bir site bütünlüğüne kavuşturulması gerekir. Site edinmekte hangi yolu
    izlemiş olursanız olun, sitenizi oluşturmaya FrontPage ile başlamanızı
    şiddetle tavsiye ederiz. Piyasada yüzlerce HTML editörü ve site yönetim
    programı bulacaksınız. Bunların bazılarına ihtiyacınız olacak. Ama
    FrontPage, şu anda piyasada mevcut site oluşturma ve yönetim
    programlarının sadece en beceriklisi değil, aynı zamanda en kolayı. Ve
    tabiî, en yaygını ve adeta standart haline gelmiş olanı. Bununla
    birlikte FrontPage'de de sayfa yaparken olmasını arzu ettiğiniz bir çok
    imkan ve yeteneğin bulunmadığını göreceksiniz. HTML dilini öğrenmeye
    başladıkça, sık sık bir düz yazı programının size her türlü HTML
    editöründen daha kullanışlı geldiği anlar olacak. FrontPage ile
    yapacağınız sayfalara, başka firmaların programlarında multimedya ekleri
    yaptığınız günler gelecek. Fakat FrontPage, sadece sayfa tasarımında
    değil, fakat aynı zamanda yapacağınız sayfaların bir site olarak,
    evsahibi bilgisayara aktarılmasında, ileride sitenize ekler yaptıkça
    veya sayfalarda bazı unsurları değiştirdikçe yapabileceğiniz hataları
    özellikle bağlantı kopukluklarını belirlemenize yardımcı olacaktır.
    FrontPage'i kullanmak zorunda değilsiniz; fakat kullanacağınız site
    yönetim ve HTML sayfa oluşturma programlarının, mutlaka FrontPage'de
    bulunan şu özelliklere sahip olmasına dikkat edin:
    Gördüğünüz Gibi Sayfa Oluşturma: Masaüstü yayıncılık programları ile
    bilgisayar diline garip bir kısaltma daha girmişti. İngilizce Ne
    Görürsen Onu Alırsın (What You See Is What You Get) kelimelerinin
    kısaltılmışı olan WSIWIG (Vizivig, okunuyor) şimdi HTML sayfa yapma
    programlarının da bir özelliği. Sayfalarınızı, sanki bir kelime işlem
    programında, ya da masaüstü yayıncılık programında kağıda dökülmek üzere
    sayfa yapıyormuş gibi, yapıyorsunuz; program sayfanızı HTML kodlarını
    koyarak saklıyor. Bu programlarla HTML dilini öğrenmek zorunluğu
    asgariye iniyor. Dikkat edin, "Ortadan kalkıyor," demiyoruz. Çünkü
    eninde sonunda HTML kodlarına elle ince ayar yapacağınız bir an mutlaka
    gelecektir. En azından, kullanma izni verilen bir Javascript veya
    benzeri program parçacığını bir yerde beğenip, sayfanıza ithal etmek
    isteyeceksiniz. Ne kadar WSIWIG olsalar da HTML editörleri çoğunlukla
    ilave Script tarzı programları kendi kodlarına ithal etmekte fazla
    yardımcı olmuyorlar.
    Kopuk Bağlantıları Bulma: Site yönetim programınızın, sayfalarınızın
    arasında veya bir sayfanın çeşitli unsurları arasındaki bağlantıların
    kopuk olup olmadığını belirlemesi gerekir.
    Bütün Sitenizin Şeması: Kullanacağınız site yönetim programı, sitenizin
    bütün sayfalarını, küçük pullar halinde ve birbirlerine bağlantılarını
    çizgilerle gösterebilmelidir. Böylece hangi sayfanın nereye
    bağlandığını, bağlanmamış sayfa olup olmadığını ve özellikle sitede bir
    sayfaya değil de, tasarlandığı sıradaki gibi sabit diskte bir dizinde
    duran sayfalara bağlanmış sayfaları görebilirsiniz. Site kavramıyla
    değil de tek tek sayfalar hazırlamak üzere geliştirilmiş HTML
    editörleri, çoğunlukla bir sayfadan bir başka sayfaya veya unsuruna bağ
    yaptığınız zaman, HTML'in bu amaçla açtığı HREF koduna, sabit diskin ve
    dizinin adını yazar. Site yönetim programınızın, bu sayfaları
    Internet'teki yeni alanınıza yüklerken, bütün bağlantıları düzeltme
    kabiliyeti olması, işinizi büyük ölçüde kolaylaştırır.
    Microsoft FrontPage, bunlara ek olarak, oluşturacağınız Internet
    sitesinde, Web Server olarak kullanılan programa bağımlı olmak şartıyla,
    ziyaretçilerinizle etkileşmenizi kolaylaştıracak başka özelliklere de
    sahiptir. Bunları da kısaca sıralayalım:
    CGI programı yazmadan, Form'lara Action/Hareket kazandırmak:
    Form'larınıza koyacağınız "Gönder" veya benzeri komut düğmelerinin
    karşılığı, HTML'in FORM etiketinde ACTION komutunun karşısınaz
    yazacağınız bir program olacaktır. Bu programlara genellikle CGI
    programı denilir. Eskiden bütün Web Server'ların UNIX işletim sistemiyle
    çalıştığı zamanlarda, bu tür CGI programlarını yazmanın en kolay yolu
    Perl dilini öğrenmekti. Perl nisbeten kolay bir programlama dili olmakla
    birlikte, işi bilgisayar programı yazmak olmayan kişiler için CGI
    programı ciddî bir sorun olurdu. FrontPage, Web Server'da FrontPage
    Extensions adı verilen program yönetmeni yüklenmiş ise, site sahibinin
    hiç bir programlama dili öğrenmeden Form'larına hareket kazandırmasını
    mümkün kılıyor.
    Tartışma ve Sohbet Grupları Açma: FrontPage ile Web sitenizde kolayca
    tartışma ve sohbet "odaları" açabilirsiniz ve ziyaretçileriniz bu
    sayfalarda birbirleri ile karşılıklı yazışabilirler. Yine eski UNIX
    sistemlerinde bunun için ek program satın almanız gerekiyordu.
    Web Sitenizde Özel Alanlar Açma: Frontpage ile oluşturacağınız sayfaları
    istediğiniz ziyaretçiye açma, istediğinize kapatma imkanı vardır. Özel
    bir sayfaya girmek isteyen ziyaretçiye, FrontPage Extensions'ın
    yardımıyla parola sorabilirsiniz. Yine eski Server'larda bunun için özel
    Unix programları gerekiyordu.
    Arama Kutuları Koyma: FrontPage sayesinde ziyaretçilerinize Web
    sitenizdeki bütün HTML belgelerinin içinde geçen bütün kelimeleri
    kullanarak arama yapma imkanı verebilirsiniz. "Arama motoru" da denen bu
    imkandan yararlanabilmek için ilave program üreten firmalara tek kuruş
    ödemek zorunda değilsiniz.
    Ve tabiî, FrontPage'in Internet'ten kolayca indirebileceğiniz ücretsiz
    bir program olmadığını da hatırlatalım. Perakende satış fiyatı 80
    Dolar'la 100 Dolar arasında değişen bu programı, NT Server işletim
    sistemi ile ücretsiz edinebilirsiniz. Programın sadece sayfa editörü
    olarak kullanılabilecek bir sürümü, Internet Explorer ile ücretsiz
    verilmektedir. Internet Explorer da çeşitli Internet alanlarından
    (örneğin, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]) ücretsiz edinilebilir.
    Sitenizin Etkinliği
    Bir Web sitesi oluştururken, mimarîden basılmak üzere yayın hazırlamaya
    kadar hemen her tasarım projesinde karşı karşıya kalınan sorunla
    karşılaşacaksınız: Şekil mi, işlev mi?
    Kimine göre, Internet bilgisayarı televizyona çevirdiği için bu kadar
    ilgi çekmektedir; dolayısıyla Web siteniz baştan sona bir televizyon
    programı gibi tasarlanmalıdır. Kimine göre, ziyaretçiler bu kadar masraf
    ve zahmet ederek bir Web sitesine ulaştıklarında, mutlaka
    yararlanacakları şeyi bulmalıdırlar.
    Siz, mimarîde veya mobilyada hangi tarzı daha çok seversiniz? Şekle önem
    vereni mi, kullanışlılığa önem vereni mi? İnanın bu tercihiniz,
    yapacağınız sayfalara ve bu sayfaların tümünün oluşturacağı Web Sitesine
    de kişiliğini verecektir. Web sitesi, bir görsel ifade tarzıdır. Burada
    biz ne desek, siz yine kendi ifade tarzınızı kendiniz oluşturacaksınız.
    Fakat… Unutmamak gereken tek şey, Web sitesinin oyuncak olmadığıdır.
    Sahibi için oyuncak niteliğinden ileri gitmeyen Web siteleri de vardır.
    Ama siz, bu kitapçığın en başında kendi kendizine sormanızı istediğimiz
    soruya verdiğiniz cevaba göre, nasıl bir Web sitesi oluşturmalısınız?
    Web sitesini sırf eğlenmek, bilgisayarla yeni bir oyun türüne kavuşmuş
    olmak için mi kuruyorsunuz? Yoksa belirli bir ticarî, fikrî, duygusal,
    vs., amaca mı hizmet edeceksiniz? Ya da, Web sitenizi kendiniz için mi
    kuruyorsunuz, başkaları için mi?
    Cevabınız "Başkaları" ise, o zaman uygulamanız gereken bazı metamatik
    kurallar var. Bunların başında da sitenin etkin olması geliyor.
    Ekonomi uzmanları, "Etkinlik, harcanan zamana göre elde edilen yararın
    oranıdır," derler. Bunu kendi Web sitenize uyguladığınızda şu sorulara
    cevap bulmak zorundasınız:
    1. Bu sayfaya gelecek ziyaretçi aradığını kolay buluyor mu?
    Bir Web sayfasında aranan unsurun kolay bulunması, herşeyden önce
    sayfanızın ziyaretçinin bilgisayarına çabuk aktarılmasını gerektirir.
    Oluşturduğunuz sayfaları kendi sabit diskinizde kolayca açıp
    kapatabilirsiniz. Sonuç itibariyle sayfalarınız browserınızla aynı sabit
    diskte duruyor! Ziyaretçinin browserı ile sayfalarınızın arasına
    binlerce kilometre mesafe ve sayısız router ile telefon teli ve uydu
    sinyali girdiği zaman, aynı hızı bulamayacaksınız.
    Kolaylığın bir diğer ögesi ise sunuluşta içgüdüsel yaklaşımlara uygun
    bir tasarıma bağlı kalmaktır. Her konu, kendi içinde doğal bölümlere
    ayrılır. Mimar Sinan'ın hayatını ve eserlerini anlatan bir sayfa
    yaptığınız zaman, sitenizin "Hayatı" ve "Eserleri" diye ikiye
    bölünmesinden daha tabiî bir şey olamaz. "Hayat" bölümüne girebilecek
    bir unsuru "Eserler" bölümüne koyarsanız, bu unsura ziyaretçileriniz
    açısından kayıp gözüyle bakabilirsiniz. mimar Sinan'ın hayatını ile
    ilgilenenler bu unsuru göremeyecekler, eserlerine ilgi gösterenler ise
    ilgisiz buldukları bu unsura dikkat etmeden geçeceklerdir.
    2. Sayfanızın temel karakterine uygun olmayan, "Olmasa da olur" diyebileceğiniz şeyler var mı?
    Grafikler, zemin fotoğrafları, ses, anime grafikler ve video klipleri
    çoğu zaman hiç bir sayfada olmasa kimsenin "neden yok" diyeyeceği şeyler
    değildir. Mimar Sinan'ın eserlerini fotoğraf ve grafik olmadan
    anlatabilmek, hemen hemen imkansız olsa gerek; ama sırf başkaları
    yapıyor diye, sayfanıza açılırken çalmak üzere Mimar Sinan devri Klasik
    Türk Müziği'nden güzel bir örnek koymanın sayfanızın Internet'e 16
    etapta bağlanan bir ISS'in abonesi ziyaretçiye vereceği sıkıntı, belki
    de sayfanızın tümünün görülmesini önleyecektir. Çağımızda, hiç kimsenin
    10-15 saniyeden fazla kum saati seyretmeye tahammülü olmadığını bilmek
    zorundasınız.
    3. HTML'in kurallarına tümüyle riayet ettiniz mi?
    Etkin olmasını sağlamaya çalıştığınız sayfalar, kolay gibi görünen, ama
    bütün bilgisayar dilleri gibi incelikleri ve kuralları olan bir dille
    yazılıyor. HTML, diğer bir çok bilgisayar programlama dilinden farklı
    olarak, hata halinde de çalışabilen bir dildir. HTML'in birinci
    satırında hata yaparsanız, o satırdaki komutlar icra edilmez, ama ikinci
    satırdakiler edilir. HTML'i yorumlayan browser, hatalı birinci satırı
    atladığı için o satırın gereğinin yerine getirilmemesi, sayfanızın geri
    kalan bölümünün ziyaretçinin ekranında tümüyle amacınıza aykırı
    canlandırılmasına neden olabilir.
    HTML'in her kuralı belirli bir amaç için vardır; bu kuralları keyfî
    olarak çiğneyemezsiniz. Örneğin, bir sayfanın browser tarafından Türkçe
    karakterlerle canladırılması için baş tarafındaki
    <HEAD>..</HEAD> etiketi içinde sayfa kodlama sistemiyle
    ilgili bir META TAG bulunması gerekir. Bir büyük yayın organının
    Internet sayfalarında bu etiket bulunduğu halde sayfalarındaki Türkçe
    altı karakter (İ, ı, ğ, Ğ, Ş ve Ş), Almanya, Fransa, İngiltere ve
    ABD'de, ülkenin varsa standart ASCII dizisi dışındaki harflerine veya
    High ASCII karakterler dediğimiz karakterlere çevrilerek gösteriliyor.
    Neden? Dikkat ettiyseniz, META TAG'in <HEAD>..</HEAD>
    etiketi içinde olması gerektiğini söyledik. Bu yayın organının
    sayfalarında <HEAD>..</HEAD> etiketi bulunmuyor. Sayfayı
    tasarlayan "Bu etiket olmasa da olur," diye düşünmüş olmalı. Bu
    tasarımca, kendi sayfalarını, Türkiye'de Türkçe sistemle çalışan bir
    bilgisayarda sınadığı için, bu basit ve görünüşte hiç bir yayarı olmayan
    etiketi atıp, iki satır az kod yazmaktan kurtulduğuna seviniyor olmalı!
    Özetlersek, sayfalarınızın amacına uygun ve etkili olabilmesi için kolay
    ve çabuk yüklenen, amaç dışı unsurlarla içgüdüsel arayıp bulma
    davranışını bozmayan ve HTML'in tüm kurallarına harfi harfine riayet
    eden sayfalar olması gerekiyor.



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!


    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 30
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: İnternet Sitesi Kurmak

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 12.03.12 9:59

    Hayatınızın Gerçeği: İki Browser
    Üzülerek belirtmeliyiz ki, sayfalarınız zilyaretçilerinizin ekranlarında
    hiç bir zaman sizin ekranınızda göründüğü gibi görünmeyecektir. Bunun
    birinci nedeni, ziyaretçileriniz Internet Explorer kullananlar, Netscape
    Navigator kullananlar ve Diğerleri olmak üzere üçe ayrılacaktır. HTML,
    Internet'in ortak dili olmakla birlikte, browserların yorumuna bağlı bir
    dildir. Bunun sonucu olarak bazı site sahipleri, sayfalarının başına
    kullanıcının browser'nın türünü ve sürümünü araştıran programlar
    koyarlar ve buna göre ziyaretçilerine farklı sayfa gönderirler.
    Bu, her sayfanın iki ayrı türünü yapacak zaman ve paranız varsa, takip
    edilebilecek, ama kesinlikle gereksiz bir yoldur. her iki browser'ın
    birbirinden ciddî olarak ayrıldığı noktalar özellikle Dinamik HTML
    dediğimiz, sayfaları duraganlıktan kurtaran özellikler kazandıran
    tasarım komutlarıdır. DHTML unsurları, zaten bir sayfanın ziyaretçiye
    gönderilme süresini uzatan unsurlardır. Amacınız ektili bir iletişim
    ise, bu süreyi mümkün olduğu kadar kısaltmak başlıca amacınız olmalı.
    Sayfalarınızı her iki browser'ın ortak yorum özelliklerine göre
    tasarlamanız, yani mümkün olduğu kadar DHTML ögelerinden kaçınmanız, iki
    türlü sayfa tasarlamanıza ve gerçekleştirmenize lüzum bırakmaz.
    Bunu demiş olmakla birlikte, DHTML'in ne kadar yaygın kullanıldığını da
    görmemezden gelemeyiz. DHTML ile sayfalarınız hareket ve ziyaretçinin
    tercihlerine göre içerik kazanabilir. Bu ise etkinliği arttıran bir araç
    olarak kullanılabilir. COOKIE denilen, sizin sitenizden ziyaretçinin
    bilgisayarına gönderilen küçük bilgi dosyacıkları, ziyaretçinin örneğin
    sizin sitenize ilk geldiğinde nelerle ilgilendiğini, hangi sayfalara
    gittiğini, ne gibi araştırmalar yaptığını içeren bilgileri, ikinci
    seferinde size ulaştırabilir. Bu kez bu ziyaretçiye sunacağınız sayfada,
    sadece onun ilgi alanına giren unsurlara yer verebilirsiniz. Bu
    dinamizmi klasik HTML ile sağlayamazsınız. DHTML, JavaScript, VBSCript
    gibi dillerle yazılmış programcıklarla, sayfalarınızı vermek istediğiniz
    ana mesajı daha kolay, daha etkili vermenizi sağlayabilir.
    Bunu yaparken sadece bir browser'ın yorum özelliklerine bağlı
    kalırsanız, bir Javascript programının sadece IE'da tam icra edilmesine
    dikkat eder, Netscape kullananlar hakkında "Ne görürse görsün!" diye
    düşünürseniz, siteniz ticarî amaçlı ise muhtemel müşterilerinizin yüzde
    50 ile 60'ını elden kaçıracaksınız demektir. Evet, Netscape halâ IE'ın
    bütün becerilerine sahip değil; ama ne var ki Internet'den yararlanan
    kişilerin büyük bir bölümü Netscape kullanıyor.
    Ayrıca Netscape'in beceri alanına girse bile, IE'ın yorumlayabildiği
    bazı JavaScript programları, dinamik STYLE kağıtları, DIV ve SPAN
    etiketleri ile yapabileceğiniz bir dizi "Web oyunu," IE'ın ve Netscape
    eski sürümleri ve halâ kullanılan diğer browser programlar tarafından
    anlaşılamaz. Bu tür programları kullanan ziyaretçilerinizi düşünerek,
    sayfalarınızın en azından vermek istediğiniz mesajı aşağı yukarı veren
    bir "Sadece metin" sürümünü de yapmanızda yarar var.
    Sayfalarınız bittiğinde, Internet'e koymadan önce, çeşitli
    bilgisayarlarla, çeşitli browser'larla sınayın. Farklı ortamlarda, nasıl
    durduğuna bakın. Ve en önemlisi, Internet'e koyduğunuz anda, Internet'e
    28.8 K modemle bağlı bir bilgisayardan sayfalarınızın nasıl geldiğini
    inceleyin. Saat tutun!
    Sayfanızı 15, 17 ve 21 inç ekranlarda, VGA ve SVGA grafik kartlarında,
    ve 640X480, 800X600 ve 1024x768 çözünürlükte inceleyin. Bununla,
    sayfalarınızı en az üç, en fazla altı ayrı bilgisayarda incelemeniz
    gerektiğini söylemiş oluyoruz. Web tasarımcıları, genellikle en
    gelişmiş, bol hafızalı grafik kartları bulunan, büyük ekranlı
    bilgisayarlarla çalışırlar. Sabahtan akşama bilgisayar ekranı karşısında
    çalışmak için aslında böyle bir sistem şarttır. Fakat
    ziyaretçilerinizin çoğu, genellikle 15 inç ve halâ bir VGA grafik
    kartına bağlı, 640X480 çözünürlükte bir ekran sahibi olacaktır. Sizin
    özene bezene oluşturduğunuz sayfalarınız, böyle bir ekranda hiç de arzu
    ettiğiniz görsel etkiyi yapmayabilir.
    Etkinlik ve kolaylık ilkesi, birinci sayfanızda hiç bir zaman
    yukarı-aşağı ve sağ-sol kaydırma çubukları olmadan canlandırılmasını
    gerektirir. İç veya sonraki sayfalarda yukarı-aşağı kaydırma çubuğu
    olabilir, ama asla sağdan sola kaydırma çubuğuna basmaya gerek
    bırakmamalısınız. Kağıda basılmak üzere hazırladığınız sayfalarda
    grafiklerin ortadan bölünmeden basılacağı bir yere denk gelmesine dikkat
    edin.
    FrontPage ile Web Sitesi İnşaatı
    FrontPage (FP) ile Web sitesi oluşturmak için şu altı adımı atacaksınız:
    1. FrontPage'i kurun:
    <webFP01.tif>
    FrontPage programını bilgisayarınıza kurmak çok kolay bir işlem. Ayrıca
    program kutusundan çıkan kullanma kılavuzu, İngilizce bilenler için
    yeterli bir kaynak. Ayrıca bir çok yazarın FrontPage'in inceliklerini
    anlatan kitabı da var. FrontPege'i kullanabilmek için bilgisayarınızın
    Windows 95, 98 veya NT ile çalışıyor olması gerek.
    2. Frontpage'de sitenizi oluşturun:
    <webFP02.tif>
    Program açılırken, sizden sabit diskinizde bir Web alanı oluşturmanızı
    isteyecektir. Bilgisayarı başkalarının da kullanabileceğini düşünerek,
    kişisel Web alanınızın sabit diskteki bu kopyasını isterseniz parola ile
    gizleyebilirsiniz. FrontPage'in Kişisel Web Alanı dediği, aslında sabit
    diskinizde açılacak bir dizinden ibarettir.
    3. Ana sayfanızı ve bağlı sayfalarınızı oluşturun.
    <webFP03.tif>
    Sayfalarınızı oluşturabilmek için önce bir site planlaması yapmanız ve
    hangi sayfanın hangi sayfaya gideceğini planlamanız gerekir. Bunu
    aşağıda ele alacağız. FrontPage tek tek sayfaları oluşturmak için size
    sayısız hazır örnek sayfadan veya tamamen boş bir ekrandan hareket etme
    imkanı veriyor. Ayrıca FP'in sabit diskindeki binlerce grafik unsurdan
    yararlanabilirsiniz. Kullanılmaya hazır düğmeler, çizgiler, bağlantı
    simgeleri, animasyon grafikleri, istediğiniz gibi kullanabilirsiniz;
    veya Microsoft'un Tema (Theme) adını verdiği tarzda, sayfalarınız
    arasında görsel birlik sağlayacak tarzda, hazır örneklerden hareket
    edebilirsiniz.
    4. Sitenizi Internet'e Aktarın.
    <webFP04.tif>
    Bu yapabilmek için, daha önce ele aldığımız gibi, FP Weblerine ev
    sahipliği yapabilen bir Server'da yer kiralamış ve kendinize bir URL
    almış olmalısınız. Evsahibi firma, FrontPage'in adını duyunca, programın
    sizden isteyeceği bilgilerin tümünü verecektir. FP'in dilinde sitenizi
    Internet'e aktarmanın adı "Yayınlamak"tır. Menü çubuğundaa Publish
    (Yayınla) düğmesine bastığınızda karşınıza gelecek bir dizi ekranda,
    evsahibinin vereceği bilgileri gireceğiniz kutular olduğunu
    göreceksiniz. Bundan sonrası tamamen kendiliğinden devam edecek ve Web
    siteniz Internet'te yerini alacaktır.
    Burada ikinci adımda belirtilen işler, sitenizi inşa ederken en çok
    zaman harcayacağınız adım olacaktır. Bu adımı ikiye ayırarak, biraz
    yakından inceleyelim
    İçeriği Derleme
    Sayfalarınızı yapmaya başlamadan önce şu bilgilerin kağıtta, sabit diskte veya diskette elinimizin altında olmasını sağlayın:
    Ürünler ve hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi
    Müşteri hizmetleri bilgileri, broşürler, el kitapları, kılavuzlar
    Firmanızın, derneğinizin veya dairenizin yayınladığı bütün bültenler, dergiler, eleman arama ilanları, basın bültenleri.
    Daha önce yapılmış Web sayfaları
    Kurum veya kuruluşunuzun emir-komuta zinciri sırasına göre yukarıdan
    aşağı yetkililerinin adları, sıfatları, adresleri, telefon numaraları
    Kurum veya kuruluşunuzun yıllık faaliyet ve malî raporları
    Personel listesi
    Müşteri listesi
    Kurum veya kuruluşunuzun faaliyet takvimi
    Bu bilgileri belki sitenizde kullanmayacaksınız. Ama bu bilgileri
    önceden derlerseniz, sitenizde kullanmanız gerektiğinde sayfa tasarım
    işine ara verip, malzeme peşinde koşmaktan kurtulmuş olursunuz.
    Bu arada sayfalarınızda kullanmanız gereken resimler, fotoğraflar,
    grafikler hazır mı? Hiç bir işe başlamadan, sayfalara girmesine karar
    verdiğiniz her türlü malzemeyi bir kenara yığın ve bunlarla aşina olmaya
    çalışın. Hangi rapordan hangi fotoğrafı veya grafiği alacağınızı
    belirleyin.
    Kağıt üzerindeki malzemenin bilgisayar ortamına aktarılması için gerekli
    tarayıcı (scanner), elektronik kamera, vs., gibi cihazların hazır
    olmasına, çeşitli bilgisayarlar arasında disketle aktarılamayacak
    büyüklükte malzemenin alınıp verilmesi için gerekli ağ bağlantıları veya
    ortak tanışabilir medya (Zip disk veya benzeri büyük disketler)
    bulunmasını sağlayın.
    Web sayfalarına girecek metin ve başlıklarla düğmelerle seyir
    (Navigasyon) grafiklerindeki kelimelere kadar bütün yazıların ve
    başlıkların hem doğru hem de ortak bir dili olması gerekir. Metinlerin
    çeşitli kaynaklardan denetimi, dikkatli editörler tarafından
    yapılabilir. Ortak ifadeyi ise ya tek kişi, ya da birbirini çok iyi
    anlayan bir editörler grubu sağlayabilir. Bu nedenle Web sitesinin en az
    bir editörü olmalıdır. Web sitesinin herşeyi bir kişi, ve o kişi de siz
    iseniz, yazar sıfatınızla düzeltmen sıfatınızı birbirinden ayrı
    kullanmaya çalışmalısınız. Bir kişinin kendi hatasını yakalaması hiç de
    sanıldığı kadar kolay değildir. Bu nedenle yayın kurumlarının eskiden
    beri uyguladığı ilkeyi uygulayarak, yazdıklarınızın "ikinci bir çift göz
    tarafından görülmesini" sağlayın. Bu mümkün değilse, yazdığınız bir
    şeyi bitirdikten en az 24 saat sonra yeniden okuyun.
    Eğer içerik derleme ve denetimini bir kurul yapacaksa, şu hususlara dikkat edin:
    Eskimiş bilgileri kim ayıklayacak?
    Yeni bilgiler kimden gelecek; kimde toplanacak? Bunları sayfalara yerleştirme konusunda kim karar verecek?
    Örgüt içinde farklı gruplardan gelecek malzeme kimde toplanacak?
    Değişiklikleri ve güncelleştirmelerden kim sorumlu olacak?
    Site Internet'e açıldıktan sonra gelecek talep ve eleştiriler kimde toplanacak?
    Dil ve imlâ hatalarını yakalamaktan ve düzeltmekten kim sorumlu olacak?
    Web sitesi, bir anlamda grafik demektir. burada kastettiğimiz istatistik
    bilgilerinin belirli şekilsel sunuluş tarzı olan istatistik grafikleri
    değil. Her türlü resim, çizgi, fotoğraf, ve bunların belirli bir alanda
    sunuluşu grafik öge sayılır. Grafik unsurlar, her bir sayfanın
    kişiliğini belirlemekle kalmazlar, her sayfada tekrar ederek siteye
    bütünlük kazandırırlar. Bu nedenle tıpkı yazılardaki dil birliği gibi,
    grafik unsurlarda da görsel birlik sağlanmalıdır. Görsel birlik,
    düğmelerin biçim ve renginden tutun, üzerine yazılacak başlıklarda
    kullanılacak harfin türüne, şekline ve büyüklüğüne kadar aynı olmalarını
    gerektirir. Ayrıca sayfalarınızda fotoğraf ve çizgi resimler
    kullanacaksanız, hepsinin aynı tarz olması gerekir. Grafik unsurlarla
    ilgili teknik kurallar, bu kitapçığın kapsamını aşıyor. Grafik,
    grafikçilerin işidir. Bir çok grafik programı, bilgisayarda grafik unsur
    yapmayı olağanüstü kolaylaştırmış bulunuyor. Bu, kolayca yapılan her
    grafiğin "grafik" olduğu anlamına gelmiyor. Tıpkı yan yana ve alt alta
    dizilen bir çok kelimenin bir şiir oluşturmadığı gibi. Özellikle ticaret
    amacıyla oluşturacağınız Web sitesinde mutlaka bir grafik sanatçısının
    yardımını istemelisiniz.
    Aslına bakarsanız, HTML dilini kullanarak yapacağınız bir ekran dolusu
    sayfa, yazıları, resimleri, çizlegileri ile, kendisi bir grafik unsur
    olacaktır. Bu nedenle en azından kağıt üzerinde basılmak amacıyla sayfa
    hazırlama deneyiminiz yoksa, mutlaka FrontPage'in hazır şablon
    sayfalarını kullanmalısınız.
    İçeriği Sayfalara Geçirme
    İnternet sitenizde yer alacak unsurları belirledikten sonra sıra bunları
    bir veya daha çok sayfa halinde "siteleştirmeye" geliyor. Bir site,
    biraraya doldurulmuş ve aralarında kavramsal bir birlik olmayan sayfalar
    demeti demek değildir. Bir sitenin birinci sayfasından (Index Page) son
    sayfasına kadar her bir sayfasının ve her sayfadaki her bir ögenin bir
    anlamı, sitenin varlık sebebine bir katkısı olması gerekir.
    Tıpkı Gütenberg'den bu yana basılı eserlerin, kitapların, dergilerin
    gazetelerin, broşürlerin okuyucu olarak bizlere kazandırdığı "anlam
    verme davranışı" gibi, son on yıldır tasarlanan Web sayfaları da Web
    ziyaretçilerinde belirli bir "anlamlandırma dili" meydana getirmiş
    bulunuyor.
    Bunu biraz açalım. Bir gazetenin birinci sayfasında, az sayıda kelime
    ile fakat oldukça büyük harflerle bir başlık görürseniz, başlığın
    kelimelerini bile okumadan bu haberin önemli olduğunu anlarsınız. Bir
    dergide oldukça süslü bir harf türüyle ve renkli bir zemin üstünde,
    yanında tanınmış bir sinema sanatçısının fotoğrafı bulunan bir başlık
    görürseniz, o haberin acil önemde olmadığını bilirsiniz. Bu anlama ve
    bilme durumu sağlayan, sizin okuyucu olarak bugüne kadar edindiğiniz
    tercübelerden çıkan "anlamlandırma davranışı"dır. Her davranış gibi
    "anlam verme" de zamanla ve deneyimle öğrenilir. Şimdi, bugüne kadar
    yapılmış bütün Web sayfalarını bir yere toplarsanız, her on sayfadan
    7'sinde site içinde değişik yerlere gitmekte sullanılan seyir
    (Navigation) düğmeleri ve metinlerinin ekranın sol tarafına dizildiğini
    göreceksiniz. Diğer sayfalardan ikisinde seyir unsurları sayfanın
    altında sadece birinde sağında olacaktır. Bu, Internet abonelerine, Web
    sayfalarında belirli bir deneyim, alışkanlık ve beklenti oluşturmuş
    bulunuyor. Elbette bu "kuralı" kırmak elinizde. Ama oluşturacağınız
    "kural dışı" sayfa, ziyaretçilerinizde alışmadıkları bir durumla karşı
    karşıya oldukları hissine yol açar. Bu, dikkatli kullanılırsa, sürüden
    ayrılarak dikkat çekme şeklinde, olumlu bir unsur da olabilir. Ne var
    ki, kural dışı uygulamalara başvurabilmek için önce kuralları ustaca
    uygulama becerisi edinmek şarttır.
    FrontPage'in şablon sayfaları arasında çok "kuralcı" olanları kadar,
    kurallara iyice aykırı görünler de var. Program kurulurken, bu
    şablonlarla yapılmış örnek sayfalar da sabit diskinize koypa
    edilecektir. Bunları dikkatle inceleyip, işinize uygun bir şablonu
    seçebilirsiniz.
    FP'i ilk açtığınızda karşınıza FP Explorer adı verilen Site Yönetim
    programı gelecektir. Bu programda Personal Web (Kişisel Web) görünümünde
    (View/Navigation) menüdeki New Page (Yeni Saya) simgesini her
    tıkladığınızda sitenizin tümünün görünümünü veren ortadaki alanda bir
    sayfa simgesi oluşacaktır. Bu simgenin üzerini farenin sağ düğmesi ile
    tıklayarak açılacak menüden Remane (Yeniden Adlandır) maddesini seçerek,
    sayfalarınıza istediğiniz adı verebilirsiniz.
    İyi bir site planlaması kağıt üzerinde yapılmalıdır. Sonra bu planı FP
    Navigation ekranında oluşturabilirsiniz. Tipik olarak sitenizin bir
    açılış sayfası (buna genel olarak Home Page veya Splash Page deniliyor)
    ve bu sayfanın içinde yer alacak seyir düğmelerine veya kelimelerine
    tıklayarak gideceğiniz içerik sayfaları olmalıdır.
    Burada, basit bir örnek site oluşumunu görüyorsunuz:
    <website1.tif>
    Bu noktada sitenizdeki bütün sayfalar için ortak bir ana tema
    seçebilirsiniz. FP size 100'e yakın tema veriyor. Tema seçimini FP
    Explorer'ın soldaki memü simgeleri arasında bulunan Themes (Temalar)
    simgesini tıklayarak yapabilirsiniz. İşte Küresel Pazarlama (Global
    Marketing) adı verilen tema:
    <website2.tif>
    Home Pege olarak adlandırılan sayfayı iki kez tıkladığımızda, FP'in HTML
    editörü çalışacak ve içi boş olan bu sayfayı, seçtiğimiz temaya göre
    işlenmeye ve içi doldurulmaya hazır olarak karşımıza getirecektir.
    < website3.tif>
    Burada dikkat ederseniz, site planında ana sayfaya bağladığımız Yeni
    Sayfa 1 ve Yeni Sayfa 1 adlı iki sayfa, bağlantısı kurulmuş (link)
    olarak, ekranın sol tarafında seyir satırları olarak hazır
    bulunmaktadır. Bu sayfaların adını Navigation ekranında değiştirecek
    olursak, FP bu sayfalara yapılan bütün atıfları (linkleri)
    düzeltecektir.
    Bu kitapçıkta HTML ile sayfa oluşturma konusuna girmiyoruz. HTML ile
    sayfa oluşturma konusunda temel bilgileri edinmek için, Byte Eğitim
    Dizisi'nin 15'nci kitabı olan HTML Rehberi'ne başvurmanız gerekir.
    Sayfalarınızın tümünü inşa ettikten, içeriklerini yerleştirdikten,
    bağlantılarını kurduktan sonra, FP Explorer'a bu sayfaları ve
    içlerindeki bütün unsurları Wes sitenize evsahipliği yapacak firmanın
    Web Server'ına göndermeniz, veya FP'nin diliyle "Yayınlamanız" (Publish)
    gerekir. Web evsahibinizin Server'ı FrontPage-uyumlu ise FP bunu mevcut
    Internet bağlantınızı kullanarak yapacaktır.
    Web Sitenizin Yönetimi
    Site yönetimi, bir siteyi oluşturmak kadar önem taşıyor. Sitenizi FP
    uyumlu bir Server'da oluşturuysanız, evinizde veya işyerinizdeki
    bilgisayardan evsahibinin Server'ındaki sitenizi kolayca
    yönetebilirsiniz. Site yönetimi ile kastedilen işler arasında, Açma
    İzni, Sayfa Değiştirme ve Güncelleştirme ve İdare Yetkileri bulunur.
    Yapacağınız Web sayfalarının otomatik olarak herkes tarafından görülme,
    yani Browser programı ile açılabilme izni vardır. Fakat tamamen özel bir
    Web sitesi yapıyorsanız, sitenizi sadece belirli kişilere veya belirli
    bir parolayı verecek kişilere açabilirsiniz.
    Sitenizdeki sayfaların inşası, güncelleştirilmesi ve FP HTML Editörünü
    kullanarak değiştirilmesi yetkisini, ancak Authoring yetkisi olan
    kullanıcılar kullanabilir. Siteyi oluşturan kişi, FP tarafından Yönetimi
    (Administrator) olarak bilinir ve program kurulurken yöneticiden bir
    kendisine bir parola seçmesi istenir. Bu parola verilmedikçe FP
    bilgisayarda oluşturulacak Kişisel Web'i açmayacaktır. Yeni bir Web
    alanı oluşturmak isterseniz, FP kim olursanız olun sizden bir parola
    seçmenizi ister ve yapacağınız Web sitesi bu parola verilmedikçe yeniden
    açılamaz. Bir Web sitesini oluşturan kişi, FP'nin deyimiyle sitenin
    yöneticisi, sitede ve sayfalarında değişiklik yapma yetkisine sahiptir
    ve bu yetkiyi istediği isme verebilir. Yönetici herhangi bir FP Web
    sitesi için yetki vereceği kişilere bir de parola seçmek zorundadır.
    Bir FP Web sitesinde yetki dağıtma yetkisi de sitenin yöneticisine
    aittir. Yönetici bu yetkiyi de tıpkı Authoring yetkisi gibi istediği
    isimlerle, parola vererek, paylaşabilir. Yönetici, isterse kendi
    yetkilerini de değiştirebilir. (Yetki verme veya Authoring yetkisini
    başka bir kişiye devretmeden yöneticinin kendi kendisinin yetkisini yok
    etmesi halinde Web sitesi açılamaz hale gelebilir!)
    Bir sitede oluşturulacak dizinlere kimin erişebileceği ve içindeki kimin
    görebileceğine ilişkin yetkiler ise FP'den değil Web Server'dan
    yapılabilir.
    FrontPage'in Özel Unsurları (Components)
    FP'i diğer Web yönetim programlarından ayıran önemli özelliklerinden
    biri Component adı verilen bazı unsurlarla, sayfalarınıza ve sitenize
    ziyaretçilerle etkileşme, güvenlik ve kullanım kolaylığı sağlamasıdır.
    Component'lar genellikle dinamik nesnelerdir; Web sayfanızın durumuna
    veya kullanıcının bir hareketine bağlı olarak bir şeyler yaparlar.
    Component'lar, FP'in HTML editöründe Insert (Ekle) menüsünden Insert
    FrontPage Components maddesi (FrontPage Unsuru ekle) seçilerek girilir.
    Bazı Component'lar ise yine Insert menüsünden Active Elements seçilerek
    girilebilir. Bu unsurları kısaca tanıtıtalım:
    "İçindekiler Tablosu" unsuru, içinde yer aldığı HTML sayfasında bir Web
    sitesindeki bütün sayfaların bağlantısı ile birlikte bir listesini
    oluşturur. Ziyaretçileriniz bu listede istedikleri satırı tıklayarak
    arzu ettikleri sayfaya ulaşırlar.
    Arama Formları: Sitenize koyacağınız ve içinde metin arama kutusu, arama
    düğmesi veya kutuyu temizleyerek yeniden başlama imkanı veren Sil
    düğmesi bulunan bir formla, verilecek kelime veya kelimelerin
    sitenizdeki bütün sayfalarda aranmasını sağlayabilirsiniz. Sonuçlar,
    metnin geçtiği sayfaların adları ve bağlantıları ile gösterilecektir.
    Sayfa ve Grafik Ekleme Unsurları (Include Component): Diyelim ki bazı
    sayfalara belirli bir konuda bir metin koyacaksınız. Ancak bu metin,
    zaman zaman değişecek. Bu metnin yer aldığı 10, 15 sayfayı tek tek her
    seferinde düzeltmek yerine, bu bilgiyi bir HTML sayfasına
    koyabilirsiniz; sonra bu sayfayı, sözkonusu metnin görülmesi gereken
    heryere eklersiniz. Ekleme sayfanın içeriği değiştiği zaman eklendiği
    heryerdeki bilgi de değiştirilmiş olacaktır. Bunu metinle değil de
    grafikle de yapabilirsiniz.
    Zaman damgaları (Timestamps): Bir sayfaya konulan "zaman damgası",
    sayfanın en son değiştirildiği tarih ve saati metin olarak gösterir. Siz
    sayfanıza sadece zaman damgası unsuru koyarsınız; ancak bu damga
    ziyaretçinin ekranında, tarih ve saati belirten metin olarak gösterilir.
    Yer tutma unsurları: Bir HTML sayfasının ilk tasarımını yapan ve daha
    sonra sayfayı değiştiren kişilerin adı ve soyadı ile sayfanın tanımının
    yerini tutacak bu unsurlar sayfa sabit diske kaydedildiğinde, yerini
    tuttukları unsurun içeriğini kendi yerlerine yazarlar. Böylece bir
    sayfanın kimin tarafından tasarlandığı, kimin tarafından değiştirildiği
    ve tanımı herseferinde hatırlanarak değiştirilmek külfeti ortadan
    kalkmış olur.
    FrontPage'in Form Unsurları
    FP, ziyaretçilerin Web siteleri ile etkileşmesini sağlamada CGI
    programlama zorunluğunu da ortadan kaldırır. Formları şu maksaklarla
    kullanabilirsiniz:
    Ziyaretçilerden, isim, adres, telefon numarası, elektronik adres, görüş ve düşüncelerini derlemek için yararlanabilirsiniz.
    Ziyaretçilerin, siteniz veya sitenizi tahsis ettiğiniz konular hakkında
    görüşlerini, düşüncelerini ve tepkilerini derleyebilirsiniz.
    Sitenizde tanıtımını yaptığınız mal ve hizmetlerin satışını yapmak
    üzere, kredi kartı numarası ve teslim adresi gibi bilgileri
    alabilirsiniz.
    Belirli bir konuda ziyaretçileriniz arasında tartışma açabilir, herkesin
    görüş ve düşüncesini belirtmesine, veya başkalarının görüş ve
    düşüncelerine tepkisini göstermesine imkan sağlayabilirsiniz.
    Form oluşturmanın HTML bölümüne girmeden, FP'in formla elde edilecek
    bilgileri işlemesine imkan veren komutlar ve unsurlarından söz edelim.
    FP, oluşturacağınız forma otomatik olarak Form Handlers adını verdiği,
    formla elde edilecek bilgilerin işlenmesinde kullanılacak unsurlar
    ekler. Bu unsurlar, ya FrontPage Server Extensions adı verilen,
    kullanılması son derece kolay ve Sadece Microsoft'un değil fakat başka
    firmaların, hatta Unix ortamında çalışan bazı Web Server'ların da
    kullanabildiği mini-programlar sayesinde hizmete sokulabilir. FP bir
    formla elde edilecek bilgiyi ya Server'daki Web alanında, ya da sabit
    diskte ayrılacak bir dizinde belirlenecek bir yazı dosyasına
    ekleyebilir. FP ayrıca bu bilgileri verilecek bir elektronik posta
    adresine gönderebilir.
    FP, arzu ederseniz, Form Handler'ları, ISAPI (Internet Server
    Application Program Interface), NSAPI (Netscape Server Application
    Program Interface), CGI (Common Gateway Interface) veya ASP (Active
    Server Page) uyumlu bir şekilde de oluşturabilir. Bu arayüzlere uygun
    oluşturulacak Handler'ların kullanılabilmesi için Web Server'de bu
    arayüzlerle çalışan programların kurulmuş olması gerekir.
    FP'nin sitenizi sadece kayıtlı kullanıcıların ziyaret etmesine imkan
    veren Kayıt (Registration) formu ile tartışma grupları oluşturmaya
    yarayan Discussion Groups sihirbazı, özel bir çaba gerektirmeden,
    kolayca uygulanabilecek formlardır. Bu formların kullanılması için
    Microsoft'un Internet sitesinde ([Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]) geniş bilgi bulabilirsiniz.
    Tavsiyeler
    Bir Web sayfası tasarımcısının en büyük yardımcısı, diğer Web
    siteleridir. Web sitelerinin iyi, güzel, zevkli, çabuk açılan, içinde
    hareket etmesi kolay olanlarından örnek almak gerekir. Buna karşılık
    kötü, çirkin, zevksiz, yavaş açılan ve en önemlisi ziyaretçi olarak sizi
    sinirlendiren sayfalardan ders almak gerekir.
    HTML tasarımı üzerine okuyacağınız ciltler dolusu kitaptan daha fazla yararı şu tavsiyeyi tutarak elde edebilirsiniz:
    Internet'te "En İyi" sayfaları bir araya getiren şu sayfadaki
    bağlantıları izleyin ve ulaşacağınız sayfalardan hoşunuza gidenlerin
    ekran görüntüsünü yakalayın:
    <webbest.tif>
    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    Internet'te "En Kötü" sayfaları bir araya getiren şu sayfadaki
    bağlantıları izleyin ve ulaşacağınız sayfalardan en itici ve çirkin
    bulduklarınızın ekran görüntüsünü yakalayın:
    < webnotbs.tif>
    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    //////////////////KUTU////////////
    Ekran Görüntüsü Yakalamak
    Browser programında, veya başka bir programın penceresi içindeki
    görüntüyü, grafik olarak yakalamak ve sabit diskinize kaydetmekle,
    ekranın o andaki fotoğrafını çekmiş olursunuz. Bunun için piyasada
    çeşitli programlar satılıyor. Ancak Windows ortamında bunu başka
    programa ihtiyaç duymadan yapabilirsiniz. Bütün ekranın görüntüsünü
    yakalamak için klavyenizdeki Print Screen tuşuna bir kere basın. Sadece o
    anda odak noktası olan, en önde veya fare simgesini içine tıklamış
    bulunduğunuz tek pencerenin görüntüsünü elde etmek için önce ALT tuşunu
    tutun ve bırakmayın, sonra Print Screen tuşuna basın. Sonra herhangi bir
    grafik programını, örneğin Windows'un Paint programını açın Edit
    menüsünden Yapıştır/Paste maddesini seçin. Yakaladığınız ekran
    görüntüsünü şimdi BMP biçiminde grafik doysayı olarak sabit diskinize
    kaydedebilirsiniz.
    <websccap.tif Resimaltı: İşte bir MS Word ekranının görüntüsü Paint programında.>
    //////////////////////////////////////////
    İyi tasarım, iyi saç traşı gibidir: Göze görünmez. Ya da iyi tasarım iyi
    radyo spikeri gibidir; konuşanı değil, haberi dinlersiniz. İyi
    tasarlanmış bir sayfada, dikkatiniz tasarımın kendisine değil, içeriğe
    döner. Ve iyi bir tasarımın yerini hiç bir şey tutamaz. "Sayfam kötü de
    tasarlanmış olsa, önemli değil; nasıl olsa içeriği önemli!" diyen bir
    site sahibi, kendisini başarısızlığa mahkum eder.
    Bir Web sayfası, sayfayı oluşturulan sanatçı ve teknik ekibin üzerinde
    çalıştığı bilgisayarın ve özellikle ekranının imkanları değil, ortalama
    bir bilgisayar sahibinin edinebileceği bilgisayarın imkanları ve
    yetenekleri gözönüne alınarak yapılmalıdır. Sayfalar baştan aşağı
    grafikle dolu olur ve grafikler renk ve diğer unsurlar açısından büyük
    bilgisayar dosyaları oluşturursa, bu sayfaların yavaş bir bağlantıya
    sahip bilgisayara aktarılması da yavaş olur. Bu nedenle Web sayfaları,
    14 inç VGA ekran standartı dikkate alınarak, 72 DPI çözünürlükte,
    Windows sisteminin temel 16 rengi kullanılarak yapılmalıdır.
    Index.html
    Web sitenizi yaptığınızda, mutlaka ana sayfanızı Index.html olarak
    adlandırın. FP bunu sizin için otomatik olarak yapacaktır ve bunun bir
    sebebi var. Bir bilgisayar kullanıcı Browser'ının adres kutusuna bir
    sitenin adresini yazar ve bu site içinde belirli bir sayfanın adını
    vermezse, (örneğin, sadece [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    yazarsa) Web Server hangi sayfayı gönderir? Bir çok Web Server için
    varsayılan sayfa Index.html'dir. Bazı Server'lar varsayılan sayfanın
    Default.html olarak adlandırılmasını isterler. Eski sürüm Server'lar
    arasında sayfa adı vermeyen ziyaretçiye web sitesinin kök dizini (root
    directory) içinde yer alan dosya adlarını gösteren bir liste sunanlar
    veya ziyaretçiye hata mesajı verenler de vardır. Web evsahibinize,
    Server'ının varsayılan sayfa olarak hangi adı vermeniz gerektiğini sorun
    ve ana sayfanıza daima bu adı verin.
    Davranış Kuralları
    Özellikle ticaret amaçlı Internet sayfasının muhtemel müşteri olan
    kişinin bilgisayarına yavaş aktarılması, kişinin ilgisinin dağılmasına
    ve bizim muhtemelen bir satış imkanını kaçırmamıza neden olur. Web
    sayfası tasarım programlarının çoğu zaman bir sayfanın Internet
    Server’ından kişinin bilgisayarına yüklenmesi için geçecek süreyi hesap
    etme imkanları bulunmaktadır. Bu imkandan yararlanılarak, sayfamızın
    Internet’e örneğin saniyede 14.4 Kbps aktarabilen bir modemle bağlı
    kişinin bilgisayarına ne kadar sürede aktarılacağını daima gözönünde
    tutmalıyız.
    Web sayfalarımızı, Microsoft firmasının Internet Explorer programı ile
    izleyecekler kadar, hatta onlardan daha çok sayıda Netscape firmasının
    Navigator programını kullanarak ziyaret edecek kişiler olacağını hiç bir
    zaman akıldan çıkartmamalıyız.
    Web sayfalarımız, bizi ziyaret eden kişinin bilgisayarında mevcut
    düzenleri asla bozmamalıdır. Bizim sayfamız, örneğin ziyaretçinin
    kullandığı programı tam ekran çalışmaya zorlarsa, ortaya hiç
    istemediğimiz sonuçlar çıkabilir. Biz bir takım bilgisayar
    programlarının nelere muktedir olduğunu, bilgisayar kullanıcılara
    kanıtlamak üzere Web sayfası yapmıyoruz. Adı üstünde sayfamızı ziyaret
    eden kişi ziyaretçi olduğuna göre kendisine mümkün olan bütün saygımızı
    göstermek zorundayız.
    Ağ Davranış Kuralları adıyla (Network Etiquette--Netiquette) yaygın olan kuralları burada kısaca tekrar edelim:
    1. Kimseye hakaret etmeyin ve kimseyi öfkelendirmeyin. Sayfanıza sadece
    güzel şeyleri alın. Kimseyi küçük düşürücü yazı veya resim yayınlamayın.
    2. Sahibinin izni olmadan, telif hakkı başkasına ait eserleri sayfanıza
    koymayın. Bir yazı ve resmin, ya da bir başka sanat eserinin
    fotoğrafının mutlaka bir telif hakkı sahibi vardır. Bir yazının
    yazarının, bir fotoğrafın fotoğraçının, bir resmin ressamın izni olmadan
    bir basın-yayın aracına alınarak yayınlanması nasıl yasaksa, aynı
    şekilde Web sayfasına da konması da yayınlanması anlamına gelir ve aynı
    şekilde yasaktır. Bir Web yöneticisinin günümüzde söyleyebileceği en
    yanlış söz, “Nereden bilecekler!” sözü olsa gerek.
    3. Ticaret simgesi ve ticari marka gibi, yanında belirleyici simgesi
    olan logoları, ilgili firma ile açıkça yapılmış bir anlaşmanız yoksa
    kullanmayın.
    4. Sizden kendi sayfasına bağlantı vermenizi istememiş veya sayfasında
    bunu açıkça belirtmemiş kişi veya kuruluşların sayfalarına asla bağlantı
    vermeyin. Belirli bir Web alanına veya sayfasına bağlantı vermeniz
    gerektiğini düşünüyorsanız, sayfanın sahibinden yazılı izin alın.
    5. Ziyaretçilerinizin size, alanınız ve sayfanız hakkında ne
    düşündüklerini söyleme fırsatı verin; sayfalarınızın altında,
    Webmaster’ın adresini vermeyi ihmal etmeyin.
    Görsel Denge
    Günümüzde içeriği tayin ederken düşülen en büyük yanlışlardan biri,
    Internet’in en büyük müdavimlerinin iki satırdan daha fazlasını okumayan
    kişiler olduğu varsayımıdır. Internet’ten toplumun her kesiminden
    kişilerin yararlandığını varsaymak zorundayız. Sayfamızın amacı uzun
    uzun bilgi vermekse, “Nasıl olsa kimse okumuyor!” diye bu bilgileri
    kırpmak, gerçekten o bilgiye ihtiyacı olan kişilere haksızlık olur.
    Sayfamızın bir hareket noktası, bir geçiş noktası olduğunu tahmin
    ediyorsak, kimseyi fazla oyalamaya, istemediklerini bildiğimiz bilgileri
    zorla vermeye de hakkımız yoktur.
    Grafik tasarımcı, içeriğin trafik polisidir, dersek gerçeği abartmış
    olmayız. Hangi görsel etkinin nasıl sağlanacağını belirlemek görsel
    tasarımcının işidir. Tasarımcı, bu işi yaparken önemli unsurların
    zincirin başında gelmesini sağlamalı, bilgi akışının belirlenmiş
    kurallara uygun bir şekilde ziyaretçiye ulaşmasına yardımcı olmalıdır.
    Yale Tıp Fakültesi’nin, ekrana bakan kişinin göz hareketlerini
    belirleyen cihazlarla donattığı bilgisayarların başına oturttuğu 12 bin
    kişiyle yaptığı araştırma bir bilgisayar ekranının görsel taranma
    çizgisinin, (1) soldan üst köşeden sağ üst köşeye, (2) sağ üst köşeden
    sağ alt köşeye doğru genel tarama (3) yeniden sol üstten itibaren okuma,
    ve (4) üst orta noktadan aşağı doğru okumayı sürdürme tarzında olduğunu
    gösteriyor.
    <webgors2.tif>
    Buna göre, izleyici Web sayfasında önce büyük şekil kitlesini ve
    renkleri görmekte, önplandaki unsurlarla arka plandaki unsurlar
    arasındaki kontrastın farkına varmaktadır. İzleyici ancak daha sonra,
    varsa grafik unsurların verdiği bilgiyi almakta, üçüncü olarak da
    okumaya başlamaktadır. Okuma tahmin edilebileceği gibi, en büyük
    kitleden benzetme yoluyla başlamakta ve daha sonra kelimelere
    inmektedir.
    Bu belirleme, bize, Web sayfasının bütünü itibariyle mükemmel bir grafik
    dengesine sahip olması gerektiğini gösteriyor: salt metinden ibaret gri
    bir sayfa itici ve sıkıcı iken, büyük ve geniş grafikler, büyük ve kara
    likeler halindeki harfler özellikle içerik arayan daha rafine
    izleyiciye “içi boş” izlenimini verecektir. Grafik sanatçı, bu noktada
    sayfanın beklenen “müşterisi”nin varsayılan ilgi odağını, grafikle metni
    dengeleyerek bulmak zorundadır.
    <webgors1.tif>
    Bu dengede oran ve uygunluk, sadece sayfanın hedef kitlesi, ya da başka
    bir deyişle sayfanın içeriği dikkate alınarak bulunabilir.
    Yazıyı soldan sağa doğru okumaya alışmış toplumlarda, görsel dikkatin
    ekranda da soldan sağa doğru gitmesi doğaldır. Bu nedenle Web
    sayfalarında da ekranın üst yarısı, görsel odak noktası olmalıdır. Ne
    var ki, 14 ile 16 inç arasında değişen en yaygın ekran türünde, önce
    işletme sisteminin menüleri, altında browser’ın başlık ve menüleri,
    genellikle grafik sanatçısına, çalışabileceği temiz alan olarak 8 cm’e
    13 cm’lik bir alan bırakmaktadır. Bu alanın mümkün olduğu kadar yumuşak,
    pastel renklerle doldurulması; sert, aşırı yoğun çarpıcı renklerden
    kaçınılması gerekir. Bu tür renkler ancak çok fazla dikkat çekmek
    istediğimiz, bir ya da iki unsur için saklanmalıdır. Yazılar mutlaka
    arkalarındaki zeminle çarpıcı bir kontrast oluşturmalıdır. Dramatik ve
    karmaşık grafikler, mutlaka grafik sanatçıları tarafından yapılmalıdır.
    Metinleri daha belirgin hale getirecek noktalar, kutular, yatak ve dikey
    çizgiler, çoğu zaman görsel bütünlük sağlamak yerine sayfanın tümüne
    yama hissi verirler. Görsel sanatçıların çoğunun HTML dilinden nefret
    etmelerinin sebebi, H1 ve H2 başlık etiketlerinin çoğu zaman aşırı büyük
    başlıklar oluşturmasındandır. Grafik sanatçıları, görsel etki
    unsurlarının etkisini iyi bildikleri gibi, HTML gibi, hassas ayara izin
    vermeyen bir dille, stilistik ürünler vermenin zor olduğunu biliyorlar.
    Aşırı kullanılan grafik etkinin, nasıl bir sonuç verdiği, palyaçoların
    makyajlarından ve giysilerinden kolayca anlaşılabilir.
    Bütün görsel tasarımlarda olduğu gibi, Web sayfası tasarımında da
    tutarlılık şarttır. Web alanları, günümüzde firmaların kurumsal
    imajlarının oluşumunda en önemli unsur haline gelmiş bulunuyorlar. Bir
    firmanın basın ve televizyon reklamlarında nasıl aynı imaj sürdürülmek
    zorunda ise, sonuçta bir tür televizyondan ibaret olan Web’de de aynı
    imajın korunması gerekir.
    Grafik unsurlarla “stil” oluşturmaya kalkmak, grafikçilerin işidir. Bir
    Web alanının başından sonuna tutarlı bir şekilde izlenen grafik
    uygulama, sonunda izleyicide Web alanının sahibi kurum hakkında bir
    yorum uyandırır. Bu nedenle sırf süsleme amacıyla, sayfaların orasına
    burasına çizgi ya da fotoğraf unsurları konulmamalıdır. Özellikle çizgi
    grafiklerin üç boyutlu görünmesini sağlamak gerektiği inancı, günümüzde
    hemen hemen bütün Web tasarımına egemen olmuş ve hemen hemen her grafik
    unsurun bir tarafına gölgeler yerleştirilmiş bulunuyor. Gölge, bir
    görsel öge olarak kullanılacaksa, sayfanın tümünün bir bütün olduğu
    unutulmamalıdır. Bir unsurun gölgesi sağa aşağı, diğerininki sola yukarı
    düşemez. Böyle bir uygulama, sayfayı izleyende derinlik duygusundan çok
    baş dönmesi ve mide bulantısı duygusu verir!
    Ana sayfa, ya da yaygın adıyla home page, ya da giderek moda olan bir
    yaklaşımın verdiği isimle splash page, izleyicinin bizim Web alanımıza
    daldığı noktadır. Bu nedenle sayfada bir davet unsuru olması şarttır. Bu
    sayfanın az ve öz unsun içermesi de giderek yaygın bir tarz olmaya
    başladı.
    Ancak izleyicinin içi tamamen boş, alanımızın ana unsurlarına
    bağlantılar vermeyen, buna karşılık görkemli grafikler içeren bir sayfa
    ile zaman kaybetmesi, bize ne kazandırır? Bir gazete veya derginin Web
    alanı, yayınladığı organın kapak sayfasına benzeyebilir. Ama bir üretim
    firması, ana sayfasında hiç değilse belli başlı mal gruplarının
    bağlantıları olmalıdır.
    Çoğu Internet’e modemle bağlanan izleyiciler için, minimalist, yani
    küçük grafiklerin geniş alanlar işgal etmesini sağlayan, başlıklardan ve
    beyaz alanlardan yararlanan, buna karşılık görsel etkisi son dere
    yüksek sayfalar yapılması mümkündür.
    Ekranın coğrafyası
    Özellikle meslek yaşamı boyunca kağıt üzerinde grafik üreten
    sanatçıların, bilgisayar ekranında izlenmek üzere grafik yapmaya
    başladıklarında karşı karşıya kaldıkları ilk sorun, ekranda büyük
    görünen grafiğin kağıt üzerinde küçücük kalmasıdır. Kağıt üzerine
    geçirilecek grafikleri bilgisayarla çizen grafik sanatçılarından kimi de
    kullandıkları 21 inçlik ekranda yaptıkları grafiklerin, evlerdeki 14
    inçlik ekranlarda nasıl görüneceğini pek hesaba katmazlar. Yapılan hemen
    hemen bütün araştırmalar, Web ziyaretçilerinin sadece yüzde 10'unun bir
    ekranın sağında ve altında kalan unsurları görmek için, kaydırma
    çubuklarını kullandıklarını gösteriyor. Başka bir deyişle, grafiğiniz,
    14 inçlik bir ekranın sağından ve altından dışarı taşıyorsa,
    izleyicilerinizin yüzde 90'ını kaybediyorsunuz, demektir.
    Bilgisayar ekranı, çoğu zaman gazete ve dergi sayfalarından küçüktür.
    Web tasarımında sık sık yapılan hata, grafiklerin 14 inçlik bir ekranın
    temiz görüntü alanının dışına çıkmasıdır. Macintosh ve Windows’un
    kapladıkları alanlarla Internet Explorer ve Netscape Navigator’ın
    çerçeve başlıkları çıktıktan sonra kalan bu temiz alanın ölçüsü, 535
    pixel genişliğinde320 pixel yüksekliğindedir. Pixel, ekranda görüntüyü
    oluşturan noktaların ölçüdür ve ekran imalatçısına göre ve ekranın
    büyüklüğüne göre değişmektedir. Bu ölçüyü geçen bir grafik, A4 kağıda
    basılamaz.
    <webalan.tif>
    Buna göre, tasarımcı genişliği 13 ile 15 inç arasında değişen bir ekrana
    göre çalışsa bile yapacağı sayfanın kağıda dökülmesi ihtimali varsa,
    sayfasının enini, 600 değil, 535 pixel’i geçmeyecek şekilde
    ayarlamalıdır. Ekrandaki sayfamızın eni kağıt üzerinde yaklaşık 21 cm
    olur. Oysa bunun yaklaşık 19 cm’si kağıda basılabilir. Buna karşılık
    kullanıcının sayfasını aşağı-yukarı kaydırmasını önlemek üzere
    tasarlanan bir ekran sayfasının yüksekliği 350 pixel (yaklaşık 12.5 cm)
    olurken, 672 pixel (yaklaşık 23.5 cm) bir ekran sayfası sayfa rahatça A4
    veya ABD standardı dosya kağıdına basılabilir. Bir çok Web sayfasının
    kağıda dökülmesi tasarımcının ilk olarak gözönünde tuttuğu husus
    değildir. Tasarımcı, çok metin unsuru yeralan sayfaların hemen hemen
    daima kağıda döküleceğini unutmamalıdır. VGA ekranı sağından soluna
    dolduran bir yazı, kağıda döküldüğünde, sağdan 2 santimetresini
    kaybedecek demektir. Browser programların Macintosh veya Windows
    ortamında tam ekran olarak gösterdikleri temiz alan farklıdır. Bu
    nedenle kayıp, 2 cm’nin altında veya üstünde olabilir.
    Baskı bakımından kayba uğramayacak “tam ekran” ölçüleri Netscape
    Navigator ve Internet Explorer’da azami genişlik 535 pixel, azami
    yükseklik 295 pixel olarak planlanmalıdır. Buna karşılık basılması
    düşünülmeyen sayfalar 595'e 295 pixel olarak çalışılabilir.
    Burada sayfanın uzunluğundan da söz etmek zorundayız. Bilgisayar
    ekranlarının sağındaki kaydırma çubuğu, ekrandan uzun bir içeriğin
    yukarı doğru kaydırılmasını sağlar. Özellikle firmanın Web alanı için
    önemli sayfaların bağlantıları, bir ekran dolusu içeriğin altında
    kalırsa, izleyicinin nerede ne gibi bağlantı olduğunu bilmediğini ve çok
    az kişinin ekranında sayfayı yukarı doğru kaydırdığı gerçeğini
    hatırlarsak, büyük bir ihtimalle ana sayfamıza kadar gelmiş bir
    ziyaretçinin bizim için önemli sayfalara gitmesini sağlayamamış oluruz.
    Sayfamızı ekrandan uzun tutmaya karar verirken, izleyicinin sayfayı
    mutlaka kaydıracağından emin olmalıyız. Bir gazetenin haber özetleri
    sayfasını tasarlayan kişi, bundan hemen hemen yüzde 100 emin olabilir;
    ziyaretçi zaten haberi okumak için o sayfada bulunmaktadır ve haber ne
    kadar uzunsa, ekranını o kadar kaydıracaktır. Ama metin halinde bilgi
    verilmeyen buna karşılık tasarımcı için önemli bağlantılara yer verilen
    bir sayfanın, bağlantıların bulunduğu alt kenarı, tasarımcının bir
    yanlış hesabı sonucu ekranın 2 santimetre altında kalmış ise,
    bağlantıların orada olabileceğini tahmin etmeyen bir çok kişi, bu içi
    boş sayfaya bir kaç dakika baktıktan sonra mouse’ını Geri Dön düğmesine
    doğru sürmeye başlayacaktır.
    HTML dilini kullanarak yaptığımız sayfaların, gazete dergi sayfası gibi
    statik olmadığını hatırlamamız gerekir. Adı üzerinde HTML,
    hypertext’e--ekranı yani birbirine sıçratabilecek hyper bağlantılar
    içeren metinlere--dayanmaktadır. Verilecek bilgiler ekranlar dolusu bir
    metin oluşturuyorsa, bunu bir ekranlık parçalara bölerek, ve parçaları
    birbirine bağlantılayarak, izleyicinin kaydırma çubuğunu kullanma
    zorunluğunu ortadan kaldırabiliriz. Verdiğimiz bilgi gerçekten çok
    uzunsa, örneğin bir şirketin yıllık mali raporunu Web sayfalarımıza
    koyacaksak, daha iyi bir teknik raporun yazı ve grafikleri ile birlikte
    kullanıcının bilgisayarına download edilmesi için bir bağlantı koymak
    olabilir.
    Web’de Sayfa Düzeni
    Mevcut Web sayfası tasarım programları, Quark Express, Corel Ventura
    veya Adobe PageMaker gibi sayfa tasarım programlarından çok daha az
    denetim imkanı getirmektedir. Bunun başlıca nedeni, kullanıcının
    bilgisayarı ile Web Server programının bulunduğu bilgisayar arasındaki
    iletişim protokolüne (HTTP) uygun bir iletişim sağlamak zorunda olan
    HTML dilinin karşı karşıya olduğu teknik zorluklardır. Ama bu zorluklar,
    bir taraftan HTTP protokolünde, diğer taraftan browser programlarının
    HTML’i yorumlayışlarındaki sürekli gelişme sayesinde, yavaş da olsa,
    giderek azalmaktadır. Şimdilik bazı zorluklar var diye, HTML sayfaların
    palyaço makyajı gibi olması da gerekmez. HTML ile yapılabilecek muhteşem
    tasarımlar vardır. Hele, HTML 4.0 sürümü ile sağlanan ve sayfalarda
    görsel birlik bağlamakta kullanılması gereken yerel STYLE kodu veya
    Cascading Style Sheet (CCS) adı verilen stil komutları dosyası oluşturma
    imkanı, görsel açıdan etkili HTML sayfalar yapmayı mümkün kılmaktadır.
    Aşağıda, görsel açıdan arzu edilen etkiyi sağlamakta kullanılabilecek bazı HTML tasarım kolaylıkları sıralanmaktadır:
    Renk
    Bir Web alanının çeşitli sayfaları arasında görsel birliği, belki de
    diğer grafik unsurlardan daha fazla, renk birliği sağlar. Daima
    Macintosh sisteminin daha zengin renk skalası yerine Windows’un daha
    kısıtlı temel renklerini kullanınız. Windows 95 ile PC dünyasına da 256
    renk içeren paletler gelmiş olmakla birlikte, Windows sistemi gerçekte
    216 renk üretebilir. güvenli bir renk skalası, en az üç en fazla beş
    renk içermelidir. Bu renklerin Windows’ın sistem renkleri olmasına
    dikkat ediniz. Sistem skalasında yer almayan bir renk seçtiğiniz zaman,
    bu rengin hangi tür bilgisayar ekranında nasıl gösterildiğini mutlaka
    sınayınız. Sizin ekranınızda hafif bir sarı, bir başka bilgisayarın
    ekranında neon sarısı olabilir. İzleyicinin bizim arzu ettiğimiz rengi,
    arzu ettiğimiz tonda görmesini sağlamak için, sayfanın geri planına
    renklendirlmiş boş kutudan oluşan grafik yerleştirmek, sadece sayfanın
    aktarılmasını geciktirmeye yarar. Renk tonundan fedakarlık ederek,
    sayfalarımızın hızlı aktarılabilir olmasını sağlamalıyız. Netscape’in
    renkleri Hexadecimal sayılarla tanıdığı, buna karşılık Explorer’ın
    renkleri isimleriyle tanıyabildiğini unutmamak gerekir. Explorer da
    hexadecimal değerleri tanıyabildiğine göre, güvenli bir uygulama daima
    renklerini sayıyla ifade etmektir.
    Ölçüler
    Sayfanın kodlanması sırasında işi şansa bırakarak, ölçüleri yüzde olarak
    vermeyiniz; daima pixel olarak veriniz. Yatay olarak bütün
    unsurlarınızın genişliği, sayfanın izleyici tarafından kağıda
    basılacağını tahmin ediyorsanız 539 pixel’i, sadece ekranda
    seyredileceğini düşünüyorsanız 350'yi geçmemelidir. Bununla birlikte
    sayfada yatay veya dikey kaydırma çubuğunun çıkmasına neden olmayacak
    bir tasarımda, ölçülerin yüzde olarak verilmesi, büyük ekranı olan
    izleyicilerin teknik imkanlarından kendi lehimize yararlanmamızı sağlar.
    Sütun
    HTML, sayfayı sütunlara bölemez. Bu bakımdan sütunlu sayfa düzeni ya
    tablo ile, ya da grafik unsurların mutlak koordinatları verilerek
    yapılabilir. Mutlak koordinat yöntemi sadece browser programlarının
    4.0'ncü sürümüyle uygulanabilir olduğuna göre, eski sürüm browser
    sahipleri, bizim sütunlar halinde görüleceğini sandığımız unsurları, alt
    alta dizilmiş olarak görebilirler. Tabloların kutularına arka plan
    rengi ve görüntüsü verebiliriz. Bu imkandan yararlanırken, sayfanın
    aktarılması hızını ne ölçüde yavaşlattığımızı hesaba katmalıyız.
    Tablonun her bir kutusunu, bağımsız bir HTML sayfası gibi ele alabilir
    ve içine metin ve grafikleri yerleştirebilirsiniz. Yeni sürüm
    browserlar, tablo kutusu içine yeni bir tablo bile kabul edebilirler.
    Tablo, etkili bir sayfa tasarımında güçlü bir araç olarak
    kullanılabilir.
    Çerçeve
    HTML’e sütun görüntüsü veren bir diğer imkan çerçeve (frame)
    komutlarıdır. Ne var ki, bilgisayar kullanıcılarının sahip olduğu
    browserların eski sürümleri, çerçeve komutlarını yorumlayamazlar.
    Çerçeveli sayfaların yavaş yüklendiği gerçeği de bir çok kullanıcıda
    çerçeveye karşı olumsuz bir önyargı oluşturmuş bulunuyor. Bununla
    birlikte çerçeve, sayfanın bir köşesini sabit hale getirerek,
    tasarımcıya değişmeyen bir seyir denetim alanı verir ve bağlantılar
    buraya yerleştirilebilir; ama tasarımı önce hiç çerçeve kullanmadan
    yapmanın yollarını aramalıyız. Seyir (navgation) bağlantılarımızı, her
    sayfada tekrarlamak veya bağlantı komutlarını içeren basit grafiği her
    sayfada tekrar ederek, çerçeveye başvurmaktan kurtulmak mümkündür.
    Çerçeve kullanmaktan başka çare yoksa, çerçeve genişliklerinin
    toplamının, tayin ettiğiniz sayfa genişliğini aşmamasına özen
    gösteriniz. Bir sayfanın ortasında beliren kaydırma çubuğu kadar kötü
    görsel etki oluşturulan başka bir uygulama olamaz! Kaydırmak çubuğundan
    kurtulmak için çerçevelerin kaydırılamaz olmasını (scrolling=none)
    sağlamak ise, doludan kaçarken yağmura tutulmak olur. Çerçevenin içeriği
    çerçeveye kalan alanı aşmıyorsa, kaydırma çubuğu ekrana gelmeyecektir.
    Kaydırma tümüyle önlenir ama içerik ekranın sağından dışarı taşarsa,
    izleyicinin içine düşeceği öfkeyi düşünün ve kaydırma komutunu
    otomatik’te tutun (scrolling=auto). Her sayfanın bir de çerçevesiz
    türünü yapıp, her ikisini birbirine bağlantılandırmak, izleyeciye
    saygılı bir tasarımcının başlıca ilkelerinden biri olmalıdır. Bu arada
    IFRAME komutu ile ilgili ufak bir hatırlatma yapmakta yarar var:
    Frameset komutu kullanmadan, bir HTML sayfasının içine yüzen bir başka
    çerçeve yerleştirmeye imkan veren bu komut, şu anda sadece Explorer
    tarafından tanınmaktadır. Etkili bir görsel unsur oluşturulan ve
    Frameset gibi bilgisayardan bilgisayara aktarılması zaman almayan bu
    yararlı komutu kullanabilmek için en azından Nestcape 5.0'e kadar
    beklemek gerekiyor.
    Grafiklere konulacak bağlantı komutları (map’ler)
    Daima client side map kullanmaya özen gösteriniz. Server side map
    komutları, izleyicinin bilgisayarı ile Web Server bilgisayarı arasında
    iletişimi iki kez arttırmaktan başka bir işe yaramayan eski bir
    teknolojidir.
    Metin Biçimlerdirme
    HTML’de yazıları şekillendirme, henüz yeni başlıyor. Quark’ın
    imkanlarının HTML’e gelmesi için daha çok zaman geçmesi gerekiyor! Ama
    durum o kadar da umutsuz değil. Explorer’da 3.0'den beri olan HTML
    dosyası dışı stil dosyası (cascading style sheet, CCS) tanıma imkanı,
    Netscape 4.0'e de bir ara sürümle gelmiş bulunuyor. Ama browser’ları en
    son sürümle güncelleştirilmiş kaç kişi var? (Kendi sorumuzun cevabını
    verirsek, bir araştırma Türkiye’deki tüm browser’ların sadece yüzde
    12'sinin her iki programın 4'ncü sürümü olduğunu gösteriyor.) Fakat her
    iki programın 3'ncü sürümlerinden bu yana ortak tarafı, HTML’in içine
    yerleştirilmiş STYLE komutunu tanımalarıdır. Bu imkanısayfalarınızı
    zenginleştiren bir şekilde kullanmak mümkündür. SPAN komutunu, STYLE ile
    birlikte kullanarak, H1-H6'ya bağlı kalmadan etkili sayfalar
    yapılabilir. Paragrafların sayfanın sağına, soluna veya ortasına bloke
    edilmesini sağlayan “text-align:” komutu, bir başka güçlü tasarım unsuru
    olarak kullanılabilir. Her bir paragrafa, bir diğerinden bağımsız sağ
    ve sol boşluklar (margin) vermek mümkündür. Biçimlendirme komutlarınızı
    sayfanın başında tanımlarsanız, aşağıda istediğiniz gibi
    yararlanabileceğiniz tag’ler elde etmiş olursunuz.
    Form
    Bir gazete veya dergi sayfasının ya da televizyonun yapamayacağı fakat
    HTML’in yapabileceği bir şey varsa, o da FORM komutunun kullanılması
    olmalı. Form, kullanıcının Web server ile ile etkileşmesinde doğrudan
    kullanabileceğimiz bir işleve sahiptir. Form ile ziyaretçi bize bilgi
    verebilir, bilgi isteyebilir; hatta form komutu ile izleyiciye bizim
    bilgisayarımızı kullanma, izin verdiğimiz programları işletme imkanı
    bile verebiliriz. Form sayfanın kendisinden beklenen etkileşmeyi
    sağlayabilmek için teknikten önce uygun bir görsel etkiye sahip olması
    gerekir. Bu nedenle formlar, Web sayfasının teknik yönetmeni tarafından
    komutlandırılmadan önce, grafik tasarımcısı tarafından çizilmelidir.
    Form sayfalarında izleyicinin kutudan kutuya gitmesinin mantıksal bir
    çizgi izlemesi gerekir. Örneğin, izleyicinin adresini yazarken, sokak
    adı ve bina numarasından önce kenti yazmasını istemeyiniz. Herkes,
    yıllarca resmi ya da resmi olmayan formlar doldurarak, adeta belirli bir
    form beklentisine sahiptir. Bu beklentiyi bozmak izleyiciyi
    şaşırtabilir. Formlarda istenen bilgilerden radyo düğmesi veya
    işaretleme kutusunun seçilmesi suretiyle verilecek olanların
    değişkenleri aynı ismi taşımalıdır. Aksi taktirde, örneğin bu formla
    elde edilecek bilgi bir veri tabanına işlenecekse, ortaya kullanışlı
    olmayan bir sütun çıkartmış olursunuz. Formlarda, mutlaka doldurulması
    gereken kutular, belirgin bir renkte ve açık ifadelerle işaretlenmiş
    olmalıdır. Formların bağlı olduğu CGI programları, formu dolduran kişiye
    o anda ekran başında ve daha sonra elektronik posta ile formunun
    alındığını bildirmelidir. Kısa bir teşekkür mesajı içerek bu bildirim
    ekranında, mutlaka formdan bir önceki sayfaya geri dönme imkanı
    olmalıdır. Formun yanlış doldurulduğu kullanıcıya ayrıntılı olarak
    bildirilmeli, hangi kutuda, hangi bilgide hata olduğu veya hangi kutunun
    mutlaka doldurulması gerektiği açıkça kaydedilmelidir. Hata bildiren
    ekrandan geriye dönüşte, formun boş şekli ne değil, hatalı da olsa
    doldurulmuş şekline dönme sağlanmalıdır. Formda kredi kartı numarası,
    adres, ya da kişinin özel yaşamıyla ilgili izinsiz açıklanması mümkün
    olmayan bilgiler isteniyorsa, formun belirgin bir yerinde bu bilgilerin
    gizli tutulacağı güvencesi yer almalı ve bu gizliliğin sağlanması için
    CGI tarafında gereken önlemler alınmalıdır. Elektronik ticaretle ilgili
    formlarda, bize güvenliği veren firmanın, sistemin veya bankanın
    güvenlikle ilgili logosu belirgin şekilde kullanılmalıdır.
    ALT
    Grafikleri bilgisayarına aktaramayan bir izleyici, sizin koyduğunuz
    grafik yerine çirkin bir kopuk bağlantı simgesi görür. Oysa bunun
    yerine, yüklenemeyen grafiği anlatan bir kaç kelime, kullanıcıyı
    meraktan kurtarır.
    META ETİKETLER
    Web alanımızın izleyene bir şey kazandırmasını sağlamak, ziyaretçiye
    yeniden gelmesi için çıkartılmış en etkili davetiyedir. Yeniden ziyareti
    sağlamak kadar, sayfalarımızın varlığını bile bilmeyen, özellikle
    belirli bir koruda arama yapan kişilerin karşısına kolayca çıkabilmemiz
    gerekir. Belirli arama sistemlerini işleten kurum ve kuruluşlar,
    Internet’teki sayfaların tümünü inceleyerek içindekileri indekslemek
    yerine, HTML sayfalarının başındaki META tag’lerini kaydetmekte ve
    indekslerini burada yer alan bilgilerle yapmaktadırlar. Bu nedenle,
    bütün HTML dosyalarımızın başında, örneğin:
    <META name="description" content=" Filanca Gazete / Filanca Online / Filanca Newspaper ">
    <META name="keywords" content= "filanca, hurriyet, turkiye, turk,
    turkce, basin, gazete, haber, gundem, politika, dunya, spor, ilan,
    ekonomi, yazar, news, newspaper, press , journal, daily, politics,
    international, sports, journalist, economy, advertisement ">
    şeklinde tanıtma satırları bulunmalıdır. Ayrıca SubmitIt.com firmasının
    sağladığı, sayfalarımızı ilgili alanlara ulaştırarak, bağlantı verilmesi
    imkanından yararlanma yollarını aramalıyız. Başkalarının bağlantı
    verdiği sayfaların HTTP adresini değiştirmemeye özen göstermeliyiz.
    Adresimizi değiştirmek zorunda kalırsak, en az altı ay süreyle eski
    adresi koruyup, buradan yeni adrese otomatik ve elle kullanılabilen
    bağlantılar vermek, mevcut ziyaretçi kitlesini kaybetmemek açısından
    önem taşır.
    Bağlantıları Kontrol Edin
    Sitenizi Server'a gönderdikten sonra, ziyaretçi gibi sitenize girin ve
    bütün bağlantıları tıklayın. Bazı HTML editörleri, metin veya resim
    unsurlarına veya diğer sayfalara bağlantı (link) kurduğunuz zaman, HREF
    etiketinin karşısına bağlantının hedefini yazarken, bu unsurun bulunduğu
    sabit diskin ve dizinin adını da yazarlar: <A
    HREF="c:\Web\yenisayfa.htm"></A> gibi. Böyle bir bağlantıyı
    içeren sayfayı sitenize koyduğunuz zaman, Server'ın bulunduğu
    bilgisayarda sayfanız gerçekten C: diskinde ve Web dizininde ise, bazen
    mesele olmayabilir. Çoğunlukta ziyaretçiniz bir hata mesajı alacaktır.
    Sitenin durduğu dizin, Server açısından o sitenin kök dizinidir ve bütün
    diğer dizinler kök dizine göre göreli (relatif) olarak gösterilmelidir.
    Sayfanız, sitenizin içinde Web dizininde ise bu bağlantının doğru
    şekilde gösterilmesi şöyle sağlanır: <A HREF="./Web/
    yenisayfa.htm"></A>. Dikkat ederseniz, ters bölü işaretinin
    yerine düz bölü işareti kullanıyoruz.
    Yükünüzü Azaltın
    Sayfanızda gerçekten bir anlamı olmayan, bir maksada hizmet etmeyen ne
    varsa atın. Hele, "Siz bilmen ne zamandan beri bilmem kaçıncı
    ziyaretçisiniz!" diyen sayaçların ziyaretçiye ne faydası var? Coğrafî
    olarak binlerce kilometre uzakta ve Internet'te omurgaya 30 etap ötede
    bulunan bir ziyaretçi, sitenizi kaçıncı ziyareççi olarak ziyaret
    ettiğini bilse ne olur? Oysa bu sayacın bağlı olduğu CGI programının
    çalışması ve sonucu bildirmesi, ziyaretçi için fazladan zaman kaybıdır.
    Yazıyla belirtebileceğiniz bir unsuru, grafikle belirtmekten vazgeçin.
    Browser'ının kuruluş özelliklerinde grafikleri istemediğini belirtmiş
    ziyaretçileri düşünerek, her grafik bağlantı unsurunun bir de metin
    bağlantı unsuru olmasını sağlayın.
    Özellikle grafik olarak sunulan metinlerde kısaltma yapmayın; kısa bir kelime bulun.
    Türkçe.. Türkçe.. Türkçe..
    Bu bölümü kapatırken, buraya kadar söylenenler ölçüsünde--hatta onlardan çok daha fazla-- önemli şu uyarıyı asla unutmayın:
    Sayfalarınızda Türkçe dil bilgisi ve yazım hatası yapmayınız. İyi bir
    İmla Klavuzu, ve metinlerin (özellikle grafik halinde sunulan yazıların)
    daktilo ve Türkçe hatası içermemesi gerekir. Bu, söylemesi kolay ama
    yerine getirmesi oldukça güç kurala riayet, ziyaretçilerinize ve ortak
    kültürümüze ne denli saygılı olduğunuzun en büyük göstergesi olacaktır.



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!


    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 30
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: İnternet Sitesi Kurmak

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 12.03.12 9:59

    Ek 1 Özel Internet: Intranet
    İster parekende, ister toptan alışveriş amacıyla olsun, elektronik
    alışveriş yapmak üzere bilgisayarı ile bir firmanın Web sitesine
    bağlanacak kişinin karşısına çıkacak Web sayfaları ne kadar dinamik, ne
    kadar albenili olursa olsun, bu sayfaların gerisinde, o sayfalarda
    sunulacak mal ve hizmetlerin arzını sağlayacak, yani kredi kartı
    bilgisini anında doğrulatacak, mal ve hizmetin teslim edilmeye hazır
    olup olmadığını belirleyecek, dolayısıyla firmanın bütün mal ve
    hizmetlerinin envanterini tutacak, satılan malın sevk belgelerini
    dolduracak, dağıtıcıya teslim fişlerini yazacak ve envanteri
    güncelleştirecek bir sistem yoksa, elektronik ticaretin yararlarını
    görmek şöyle dursun, kendi kendimize--sağlayacağı gelirle oranlı
    olmayan--yeni masraf kapıları açıyoruz, demektir.
    Gerçek zamanlı olmayan, yani günün sonunda bir personelin klasik
    yöntemlerle kredi kartını doğrulatmasına dayanan sistem, bize kolaylık
    değil, ikinci bir yük getirir. Satılan malın envanterinin tutulması
    elektronik değilse--bu sistemin mağazalar sistemi ile birleştirilmesi
    zorunluğu nedeniyle--mağazalarda mevcut sistemin dışında ikinci bir
    uğraşı anlamına gelir.
    Oysa elektronik ticaret, sabit masrafları asgari düzeyde tutarak, azami
    kazancın elde edilmesini sağlamalıdır. Internet’teki Web sayfaları, tek
    ya da iki kişilik işletmelerin, 10-20 kişilik perakende satış yerlerinin
    yaptığından daha fazla kazanç elde ettiğine ilişkin başarı öyküleri ile
    dolu ise, nedeni, bu bir ya da iki kişinin yanında, depolamayı nerede
    ise sıfıra indiren, kayıt ve takip işlemleri dahil bürokratik tüm
    işlemleri otomasyona bağlayan, bilgisayar şebekesi bulunmasıdır.
    Günümüzde, bilgisayarlardan yararlanmayan ve bilgisayarları
    şebekeleşmemiş bir kurum düşünmek hemen hemen imkansız hale gelmiş
    bulunuyor. Firmaların ister elektronik ticaret, ister reklam, ister
    prestij amaçlı olsun, Internet’te giderek artan varlıkları da kendi
    kurumları içindeki işlemlerinin bilgisayar şebekelerine dayanmasını
    ayrıca zorunlu kılıyor.
    Bir firma, bazı bölümlerinde bilgisayara dayalı bile olsa bilgisayarları
    arasında veri deposu, envanter, elektronik iletişim ve bu bilgilerin
    Internet yoluyla müşterilere açılması gibi alanlarda henüz şebekeleşmiş
    olması şarttır. Bu amaçla,
    1. Bir firmanın genel merkez idare birimleri, fabrikalar, tasarım
    atölyeleri ve mağazalarında, Yerel Alan Ağı (Local Area Network, LAN)
    oluşturması ve LAN’ların arasında Geniş Alan ağı (Wide Area Network,
    WAN) kurması şarttır.
    2. WAN çapında, sadece firma mensuplarının kullanacağı bir "dahilî
    Internet, yani intranet kurması ve bunu Internet’e bağlaması gerekir.
    3. Bu sağlandıktan sonra firma Internet'te Web sitesi kurabilir veya
    varolan Web sitesini elektronik ticaret amaçlı hale getirebilir.
    İki bilgisayarın bir şekilde birbirine bağlanması, ortaya iki üyeli bir
    Yerel Bilgisayar Ağı çıkartır. Birbirine bağlanınca kadar bu iki
    bilgisayar arasındaki alış-veriş, ya disket değişimi yoluyla, ya da
    birincisinde elde edilen bilginin ikincisine yeniden girilmesi yoluyla
    yapılabilirdi. Ne var ki, günümüzde bir bilgisayarın elde ettiği
    bilgiler, ya da bir bilgisayarda oluşturulan dosyalar o denli büyük
    olmaya başladı ki, bu bilgilerin disketle, hatta seyyar disklerle
    taşınması imkanı kalmadı. Bilgisayardan bilgisayara bilgi naklinin
    disketle yapılması, ya da bilgilerin ikinci bilgisayara yeniden
    girilmesi, gerçekte bilgisayardan beklenen yararı da ortadan kaldıran,
    kendi-kendi kendini yok eden bir uygulama olmaktadır. Bilgisayar eğer
    bilginin hızla naklini sağlamak ve yapılan bir işin bir kere daha
    yapılmasını önleyerek personel ve zamandan tasarruf için kullanılıyorsa,
    bilgisayarlar arası bilgi naklinin mutlaka bu ilkeye uygun yapılması
    gerekir. Bu, bir işyerinde birbirine bağlı olmayan bilgisayar
    kalmamasını gerektirir.
    Önce Ağ
    Bilgisayarlar arası ağlar, genellikle yavaş olmasıyla; ileri teknolojiye
    dayanan geniş çapta imalat yapan, demir-çelik ya da otomobil
    fabrikaları için geliştirilmiş sistemler olarak tanındı. Bu kötü
    şöhretin silinmesi zamanı ise çoktan gelmiş bulunuyor. İki yıl öncesinin
    siyah-beyaz ekranlı bilgisayar ağlarının yerini, firmalar içi Internet
    (Intranet), firma-içi elektronik posta, firmanın farklı kentler ve
    ülkelerdeki ağları arasında ise Internet-Intranet bağlantısı yoluyla ve
    neredeyse bedava iletişim almış bulunuyor.
    Ağ teknolojisindeki gelişmelerin firmalara sağladığı bir başka kazanç
    ise, düne kadar bilgisayar ağı kurmak, bilgisayar bölümü adı verilen ve
    bir kaç kişinin gece-gündüz istihdam edildiği bir birimi zorunlu
    kılarken, bugün ilk kurma aşamasından sonra bilgisayar ağının, firmanın
    Intranet’ini ve Internet’ini idare eden kişi tarafından bakılıp,
    onarılabilecek kadar basitleşmesi oldu.
    <webnet01.tif>
    Günümüzde yerel alan bilgisayar ağları Client/Server (müşteri/hizmetkar)
    bağı adı verilen donanım ve yazılımla kuruluyor. Bunun için genellikle
    işlevsel ve fiziksel olarak birbirine yakın personelin bilgisayarları
    (client), bir merkez bilgisayara (server) bağlanmaktadır. Client
    bilgisayarların kullandığı yazılım (yazı yazma, grafik yapma, muhasebe
    programları) merkez bilgisayarda durmakta; merkez bilgisayar
    müşterilerine yazıcıdan ve fakstan yararlanma, elektronik posta
    alıp-verme, Intranet ve Internet’e ulaşma gibi hizmetleri sunmaktadır.
    Bugünün teknolojisi, client bilgisayarların doğrudan yazıcıya, faksa
    hatta Internet’e sahip olmalarına imkan vermekle birlikte, bu
    hizmetlerin yerel-merkez bilgisayarda toplanması, masraf denetimi ve
    yatırımın kontrolü açısından daha çok tercih edilmektedir. Bir merkez
    yoluyla birbirine bağlı bütün bilgisayarların kullanıcıları,
    birbirlerine Intranet yoluyla bağlı oldukları gibi, ağ hizmetleri
    çerçevesinde de alış-veriş yapabilirler. Tasarım bölümünün çizdiği bir
    grafik, bir anda bütün yöneticilerin bilgisayarlarından çağrılıp,
    bakılabilir, arzu edilirse değiştirilebilir. Muhasebe servisinin son
    rakamları, kağıda dökülmeden, yetki verilen bütün diğer bilgisayar
    kullanıcıları tarafından görülebilir.
    Perakende satış noktalarında kurulacak yerel ağın merkez bilgisayarı
    (server), satış kasalarını da müşteri (client) gibi görebilir. Kasa
    makinalarını oluşturan bilgisayarlar, bütün muamelelerini server’a
    anında bildirirler ve server bu bilgileri gerekli veritabanlarına
    işlemek üzere bir kenara kaydeder.
    Yerel-merkez bilgisayarları (LAN server), daha geniş bir ağın (WAN)
    müşterileri olabilirler. Geniş alan ağı da tıpkı yerel alan ağı gibi
    oluşturulur ve ağlar arasında alışverişi sağlar. LAN-WAN bağı, düne
    kadar firmaların telefon idarelerinden kiraladıkları gerçek zamanlı özel
    hatlarla gerçekleştiriliyordu. Bunun bir çok nedeninin başında,
    güvenlik kaygısı geliyordu. Firmalar, bilgisayar ağlarını, Internet
    kullanıcılarının da kullandığı bir yolla birbirine bağlamak, başkta bir
    deyişle kendi ağlarını Internet’e açmak istemiyorlardı.
    Oysa bugün TCP/IP protokolüne, Microsoft firmasının yaptığı eklerle,
    günümüzde herkesin kullandığı Internet’ten tıpkı kendi özel kablo
    bağlantımızdan yararlanıyor gibi yararlanma imkanı var. Kısaca
    Tunnelling adı verilen bu yöntemler, kamuya açık Internet’te, sadece
    bizim kullanıcılarımızın girebildiği bir tünel açmamızı sağlıyor. Bu
    tünelin iki ucunda yangın duvarları [firewall] bulunduğu da düşünülürse,
    Internet’in hızı yeterli olduğu durumlarda, LAN’larımızı, WAN’ımıza
    Internet yoluyla bağlamamız mümkün.
    Böyle bir bağlantı, firmaya Internet’ten güvenli iletişim için
    yararlanma imkanı verir. Ana merkez dışındaki yerel ağlarımız arasında
    güvenli iletişimi böylece sağlayabiliriz.
    Internet’i, kendi iletişim ağının anayolu haline getirmek isteyen
    firmanın yapacağı ilk iş, kendisine bir Alan Adı (Domain Name) almaktır.
    Sonra mevcut donanımın Yerel ve Geniş Alan ağları şeklinde bağlanması
    gerekir. Bu iki aşamada gerçekleştirilebilir: Mevcut bilgisayarların,
    ağ’a bağlanabilecek şekilde Ağ Kartı ile teçhiz edilmesi ve içlerinden
    birinin Server olarak seçilmesi; ve sisteme bir işletme programı
    yüklenmesi.
    Bir ağ’a bağlanacak bilgisayarın, önce kendisinin varlığını ağ’a
    bildirmesi, sonra ağ’ın sunacağı imkanlardan yararlanması gerekir. Bu
    amaçla, IBM uyumlu bilgisayarlara, çeşitli hız ve yetenekte network
    kartı takılır. Network kartı, adından da anlaşılacağı üzere, ağı
    oluşturan kablonun bilgisayara bağlanmasını sağlar. Ağı oluşturan kablo
    ve network kartlarının oluşturacağı kombinasyon, ağ’ın hızını ve
    genişliğini tayin eder. Yakın zamana kadar tipik bir yerel alan ağı
    mimarisi, Ethernet sistemi idi. Günümüzde Ethernet şebekesinin yeni bir
    türü Fast Ethernet en çok revaç gören sistem olmuştur. Kolay bulunması
    ve ucuz oluşu nedeniyle, Ethernet’in yıldız topoğrafyasında yapılması
    tercih edilmektedir. Yeni bilgisayarların ve çoğunda hazır bulunan
    Windows 95 işletim sisteminin, bu tür kartları takıldığında tanıması ve
    gerekli programları kendi kendine yüklemesi dikkate alınırsa, genellikle
    revaç gören bir sistemin dışına çıkarak, gereksiz para, işgücü ve zaman
    ayırmanın yerinde olmadığı görülebilir. Network kartlarından çıkan
    kablolar Hub adı verilen ve yıldızın merkezini oluşturan bir cihaza
    bağlanırlar. Bir ağın müşterisi (Client) veya hizmetkarı (Server) olan
    tüm bilgisayarlar, aynı teknik donanımla, aynı Hub’a, bağlanırlar.
    Hub’lar da birbirine bağlanabilir. Hub’ların teknik niteliği, Hub’dan
    Kart’a olan mesafeyi de tayin eder. Bu mesafe, ilave bir masraf yapmadan
    alınabilecek herhangi bir kart, hub ve kablo kombinasyonunda 200
    metredir.
    Bu işlerin gerçekleştirilmesi için, bir Enformasyon Teknoloji Bölümü
    kurulması mümkün olduğu gibi, şebekenin anahtar-teslimi bir müteahhit
    firmaya yaptırılması da mümkündür. Hangi yol izlenirse izlensin, firma
    yönetiminin alınacak cihazların en hızlı iletişime açık olmasını
    sağlaması ve firmanın elinde bulunan müstakil bütün bilgisayarların ağa
    dahil edilebilmesi gerekir.
    Biz, firmasınnda yeni bir ağ kuracak herkese Microsoft® Windows™ NT Ağı
    öneriyoruz. Bu öneri yapılırken, NT sisteminin sadece farklı marka ve
    network kartlarına sahip bilgisayarlardan oluşan bir ağı mükemmel
    şekilde ve en az personelle işletmesindeki kolaylık ve üstünlükleri
    değil, fakat aynı zamanda bir tek paketle hem Intranet, hem Internet hem
    de elektronik ticaret yazılımı edinmenin mümkün olduğu gerçeği dikkate
    alıyoruz. Microsoft® Windows™ NT Server sistemi, Macintosh
    bilgisayarlarının da bulunduğu, Ethernet, Fast Ethernet, Fiber Optik,
    Token Ring gibi farklı işletim sistemleri, topoğrafya ve medyaya sahip
    bir yerel ve geniş alan ağını işletebilir. Böyle bir sistem ayrıca
    Backoffice adı verilen bir paketle, ağ’a ve ağda bulunan bütün
    bilgisayarlara hertürlü veri bankasını paylaşma, birbirinin yazıcısından
    yararlanma, ortak dış faks sistemi kullanma, ve piyasada mevcut 12 bine
    yakın kullanılmaya hazır programı ortaklaşa kullanma imkanı
    vermektedir. Backoffice’in elektronik ticaret imkanları aşağıda ele
    alınmıştır.
    NT sisteminde sadece bir bilgisayar bütün sistemin ana merkezi olarak
    görevlendirilir. Bu bilgisayara NT sistemi yüklenirken, kendisinin
    Primary Domain Controller olduğu bildirilir. Bir sistemde sadece bir
    Primary Domain Controller bulunur, ama birden fazla Server bulunabilir.
    Bu Server’lar, (ana Server’ı yedeklemek amacıyla) Backup Domain
    Controller, (kaynakları paylaşmak amacıyla) File Server, yazıcıları
    paylaşmak amacıyla Print Server, Internet Information Server, Internet
    Commerce Server (eski adıyla Merchant Server) ve Web Server şeklinde
    Member Server görevleri verilir. Bu görevler, taşıyacağı ağ hizmetleri
    ve ağın trafiği çok değilse, ana server’a da verilebilir. Ana server’a
    verilen member server hizmetleri NT ortamında her an başka
    bilgisayarlara (server) kaydırılabilir.
    Yerel ağın (LAN) oluşturulmasından sonra, sıra LAN’ın Internet’e
    bağlanması konusu üzerinde düşünmeye geliyor. Bu bağın niteliği,
    LAN’ımızın ne ölçüde hızlı bir geniş alan ağına (WAN) dönüşeceğini de
    tayin edecektir. Bir kere daha belirtmek gerekirse, burada kastedilen
    Internet bağlantısı, sadece Web sayfası demek değildir. Bu suretle
    oluşturacağımız Internet Sitesine bizim firmamızın personeli dışında
    kimse zaten girmeyecektir. Bu site ile varsa firmanın Web sayfaları
    arasında ilişki kurulabilir; hatta kurulmalıdır. Özellikle servisler ve
    yöneticiler Web Sitesine girmesini istedikleri mal ve hizmetleri, Web
    operatörüne ileteceklerdir. Firmanın Web sitesini ziyaret edecek kişiler
    sadece bu sayfalara girmiş olacaklar, fakat firmanın özel amaçlı
    Internet sitesinin farkında bile olmayacaklardır. Bu Internet Sitesi
    sadece firma içi iletişim için kullanılacaktır.
    LAN ile Internet arasındaki bağlantının büyüklüğü (bandwidth) firma içi
    iletişimin yüküne göre belirlenmelidir. Eğer firma içi iletişimin çok
    yüksek olması bekleniyorsa, örneğin mağaza yöneticileri ile merkez satış
    yönetimi arasında hergün video konferans yapılacaksa, bağlantının T1
    veya ISDN hattı ile olması şarttır. Böyle bir bağlantı düşünülmüyor,
    fakat sadece dosya alış-verişi ile yetinileceği bekleniyorsa, özel
    (dedicated) hat yerine, çevirmeli erişim yoluyla (dial-up connection)
    ihtiyaç anında modemle bağlantı kurulması ile yetinilebilir.
    Internet Hizmet Sunucu ile LAN’ımız arasında kuracağımız bağlantının
    başlangıçta, ISDN hattından ibaret olması düşünülebilir. Bu hattın
    doğacak trafiği taşıyamaması halinde, kiralık daimi hatta bağlantıya
    geçilebilir.
    Seçilecek bu bağlantı, bizim LAN’ın Hub’larından birine, araya Router
    denen bir cihaz konularak bağlanır. NT sistemi, Router olmadan da,
    kendisine gelecek TCP/IP mesajlarını yönlendirebilir. Ancak LAN-Internet
    trafiğinin yükü, araya Router koymadan yapılacak bir bağlantıda, NT
    Server’ı aşırı meşgul edebilir.
    NT sisteminin ya ana Server’ı, ya da tayin edilecek bir üye Server’ı,
    elektronik posta (E-Mail) Server'ı görevi yapabilir. Bu bilgisayar, ağ’a
    girme yetkisi tanınmış bütün personelin IP adresini ve o anda sistemde
    olup olmadığını, sistemde ise fiziken hangi bilgisayarda çalıştığını
    bilecektir. Dış Internet’ten gelen bir TCP/IP mesajı (elektronik posta,
    gönderilen bir dosya, bir yazı, bir muhasebe programının spread-sheet’i,
    bir grafik programının tasarımı, video konferans görüntüsü, ve saire)
    doğruca bu bilgisayara yönlendirilecektir. Bunun için sistemdeki bütün
    bilgisayarlarda TCP/IP protokolünün etkin hale getirilmesi, ve NT
    sisteminin Internet için ana kapı olarak seçilmiş olması gerekir.
    Windows 95 ve Windows for Workgroups sistemlerinde TCP/IP iletişim ve NT
    ile bağlantı protokolü vardır. Macintosh bilgisayarlarına ise dışarıdan
    yüklenmesi mümkündür. Başka bir deyişle, çok eski olmamak şartıyla,
    günümüzde hemen hemen bütün bilgisayarlar, 25 Dolarlık Network kartı ve
    10 Dolarlık kablo, 50 Dolarlık Hub ile birbirine bağlanarak, NT
    sistemine bağlı bir LAN haline getirilebilir; Internet Hizmet Sunucuya
    verilecek abone bedeli ve şehiriçi telefon ücretiyle, Türkiye’nin her
    tarafından, Türkiye’nin her tarafına WAN oluşturabilirler.
    Bu suretle yapacağımız bir LAN-WAN-Internet bağlantısından
    network-centric (NC) bilgisayar şebekesi oluşturmak, Intranet kurmak ve
    elektronik ticaret alt yapısı için yararlanacağız.
    Intranet'in Yararları
    Bir firmanın LAN ağına sahip olması, kaynakların birleştirilmesi ve daha
    etkin kullanılmasını sağlamak için gerekli adım olmakla birlikte
    yeterli adım değildir. Bunun için, oluşturulacak donanımın üzerine ya
    groupware adı verilen Lotus Notes veya Novell GroupWise gibi bir
    uygulama paketi konulması, ya da günümüzün teknolojisi olan Internet’i
    firma içinde gerçekleştirmek gereklidir.
    Firma içi internet (Intranet), internet değildir. Intranet bir
    elektronik posta programı da değildir; ama firma içi ve dışı elektronik
    postanın getirdiği imkanlarından yararlanmak için hem iç, hem de dış
    e-posta programlarına sağlı olması gerekir. Birbiriyle ileşitim
    yapamayan bir çok farklı donanımı, Internet teknoloji yardımıyla hep
    birlikte devreye sokmayı başardığı için Intranet’e, günümüzde firmaların
    içinde karar alma sürecini hızlandıran; öğrenme sürecini kolaylaştıran;
    alt ve üst arasında iletişimi sağlayan; işbirliğini ve uzmanlık
    bilgisinin firma içinde daha kolay dolaşmasını mümkün kılan bir sihirli
    değnek diye bakanlar bile var.
    Bir intranet firmaya iş ilişkilerinde avantaj sağlar. Günümüzün dinamik
    ve kıyasıya rekabete açık iş ortamında, firmaların sürekli ve hızlı
    şekilde yeni mamülleri piyasaya sürmesini gerekli kılmaktadır. Piyasanın
    değişen taleplerine cevap vermekte geç kalmak, piyasa payının
    kaybedilmesi tehlikesini taşımaktadır. Ayrıca günümüzün giderek artan
    tüketiciyi koruma anlayışı, tüketicinin firmalardan taleplerini de
    artırmaktadır. Intranet, bir firma içinde iletişim ve karar süreçlerine
    getirdiği akışkanlık ve düzen sayesinde, firmaların piyasa koşullarına
    cevap vermelerini hızlandırmaktadır. Bölümler arasında bilgi alışverişi
    artmakta, bölümlerin birbirlerinin sorularına cevap vermesi ve
    taleplerini yerine getirmesi daha hızlı olmaktadır. Kademeler arasındaki
    yazışmalar aşağıdan yukarı artan bir yetki silsilesi içinde
    denetlenebildiği için, birimler arasında üstünden sorumluluk atma sorunu
    ortadan kalkmakta, sistem-içi sorunlar bunalıma dönüşmeden
    çözülebilmektedir.
    Intranet'in imalat ve operasyonda da avantjaları olacaktır. İmalat
    takvimi ve envanter kontrolü, hemen her firma içinde iç ve dış
    bilgilerin derlenmesine, hammadde ve ara madde arzına, satış tahmin
    cetvellerine, kaynak tahsis kararlarına, mühendislik bilgilerine, depo
    ve ulaştırma imkanlarına dayanan dinamik süreçlerdir. Intranet,
    sağladığı hızlı iletişim ve süratli karar mekanizması sayesinde parça
    sipariş ve satınalma işinde masraflı depolama zorunluklarını
    kaldırabilir; üretim takvimlerinin ilgili tüm personelin her an istifade
    edebileceği bir tarzda tutulmasını sağlayabilir; malzeme, tarif,
    tasarım bilgisinin daha kolay paylaşılmasını sağlayarak israfı önler.
    Intranet'in muhasebe alanında sağladığı avantajlar da dikkat çekicidir.
    Çeşitli kaynaklardan mali analiz bilgileri toplamak ve firma bütçelerini
    oluşturmak, Intranet uygulamasında çok daha etkin ve hızlı yapılabilir.
    Intranet uygulamasında mali bilgilerin derlenmesi çok daha güvenli
    olabilir. Firmanın kağıda döküldüğünde daha kolay yayılabilecek
    bilgileri, son ana kadar Intranet’te sadece ilgililerin görebileceği
    tarzda saklanabilir. Mali raporlar tek merkezde ve her an istifadeye
    hazır olarak tutulabilir ve çeşitli ihtimal senaryoları ile kaynak
    tahsisi daha bilgili ve bilinçli tarzda yapılabilir. Birimlerin mali
    durumları hakkında daha hızlı bilgi vermesi sağlanabilir. Bordrolar daha
    güncel ve doğru hazırlanabilir.
    Intranet'in satış ve pazarlama alanında da avantajları olacaktır.
    Günümüzde firmaların satış ve pazarlama bölümlerinin karşı karşıya
    olduğu sorunların başında firmanın sürekli değişen üretim listesini
    takip ve bunu yönlendirme çabası gelmektedir. Fuarlar ve sergilerin
    takibi, defileler ve rekabet hakkında bilgi edinilebilecek başka
    mecraların izlenmesi ve buralardan elde edilecek bilgilerin firmasının
    kendi üretimine yansıtılması, satış ve pazarlama birimlerinin en çok
    zaman ayırdığı işler olmakdadır. Intranet gibi, bilgi paylaşmayı en
    kolay ve zahmetsiz iş haline getiren bir sistem, bir firma içinde en çok
    pazarlamacıların işine yarayacaktır.
    Özetle, Intranet, bir firma içinde bilgi alış verişinin artmasını
    sağlayacak ve firmanın kararları daha doğru, daha güncel ve verimli
    olacaktır. Intranet, bir firmanın Internet’te başarılı ticaret
    yapmasının da temel taşı olacaktır.
    Internet'te Ticaret
    Elektronik ticaret yeni bir kavram değil. Firmalar ve kişiler yıllardan
    beri çeşitli türde elektronik ticaret yapıyorlar. Ancak yakın tarihe
    kadar yüksek masrafı ve karmaşık teknik zorunlukları dolayısıyla
    elektronik ticaret kitlelere yayılamıyordu. Internet, hem kolay, hem
    ucuz bağlantı sağlayarak, elektronik mal ve hizmet alış verişini
    kitlelere yaymayı başardı.
    Internet’te ticaret, çok kısa süre içinde yüzmilyonlarca Dolarlık bir
    potansiyel oluşturmuş bulunuyor. Özellikle firmalar açısından
    Internet’te ticaretin sağlayabileceği kazancın, ancak yatırımcıların
    hayal gücü ile sınırlı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Herşeyden önce
    giderek artan oranda kabul gören standartlar, firmaların iş yaptıkları
    diğer firmalarla ilişkilerine yeni bir görünüp kazandırmaktadır.
    Firmalar arası toptan ticaret, Internet aracılığıyla ticaretten en fazla
    yararlanan alan olmuştur. Firmalarla perakende alıcı arasındaki ilişki
    ise toptan ticarete oranla daha yavaş gelişmektedir. Bunda, henüz
    Internet’te ticaret yapan perakende satıcı sayısındaki artışın toptan
    alış-verişe oranla daha yavaş artıyor olması kadar, tüketicide sorumsuz
    yayıncılık sonucu son yıllarda yerleşmiş güvensizliğin silinmemiş olması
    da rol oynamaktadır. Ortalama bir bilgisayar kullanıcı, hala,
    bilgisayarının ekranına yazacağı bir kredi kartı numarasının ve adresin,
    kolayca sorumsuz ellere düşeceği kanısındadır. Bununla birlikte
    özellikle enformasyon teknolojisi ile uğraşan kişilerden başlayarak,
    aşağı doğru, bilgisayarlı alış-verişin örneğin telefonla yapılan
    alış-verişten daha güvenli olduğu kanısı gelişmektedir. Bu tespite
    parallel olarak, ABD’de elektronik ticaretin en çok bilgisayar yazılımı
    ve donanımı konusunda olduğu, onu yayın aboneliği, bilet ve yer ayırtma,
    ve borsa ile ilişkili mali hizmet alış verişinin izlediği, doğrudan
    perakende mal alımının ise en son sırada yer aldığı belirtilirse,
    Internet’e güvenin, toplumun elektronik gelişmelere en açık kesiminden,
    ortalama üyesine doğru geliştiği bir kere daha görülmüş olur.
    Internet’te ticarete açık Web alanlarının oluşturulmasını ya da geçerli
    terminoloji ile ifade edersek “Elektronik mağaza” kurmayı sağlayan hazır
    paket programların sayısı hergün artmaktadır. Örneğin Netscape firması,
    yeni piyasaya sürdüğü Kiva adlı paketle, NT veya Unix sistemleri için,
    bir firmanın ihtiyacı olabilecek bütün yazılımları sunmaktadır. Bir
    ağ’da kullanma hakkı 25 bin Dolar olan bu yazılım, Web Server hizmeti
    gören ağ merkezine yüklenmekte ve bu ağ’a, müşterinin kredi kartının
    teyidinden, firmanın envanter veri tabanından bilgi alma, faturalama ve
    sevkiyata kadar hemen hemen elektronik ticaret için gerekli bütün
    işlemleri yapabilecek otomasyonu kazandırmaktadır.
    Benzeri bir başka yeni program ise dünyanın en büyük bilgisayar imalatçı
    firmalarından Intel ile Almanya’nın dev program üreticilerinden SAP
    arasında kurulan ortaklık olan Pandesic LLC’nin piyasaya sunduğu paket
    de 25 bin Dolar civarında bir fiyat etiketi taşımakta, firmanın envanter
    veritabanından bilgi almakta ve müşteriye sunmaktan, bankalarla işlemi
    tamamlamaya ve sevkiyatı hazırlamaya kadar hemen hemen bütün işlemlere
    imkan sağlamaktadır.
    Ancak biz burada, Microsoft firmasının sunduğu paket programın
    uygulanmasını öneriyoruz. Microsoft, Internet’te ticaret imkanı veren
    yazılımı, NT ağlarını işleten Backoffice adlı paketine entegre etme
    yolunu seçmiş bulunuyor. Bu paketin 5 “client” bulunan bir ağ’ın Server
    merkezine konulmasının bedeli 3 bin Dolar civarındadır. Ağ’daki client
    bilgisayar sayısı arttıkça, bu fiyat da artmaktadır.
    Ağ işletim sistemine entegrasyonu nedeniyle “tek sistem-tek çözüm”
    ilkesi çerçevesinde bakım-oranım ve kullanımın öğrenilmesi gibi cari
    harcamalarda tasarruf sağlayan Microsoft’un Internet’te ticaret
    stratejisini benimsiyoruz. Microsoft Site Server Enterprise Edition adlı
    bu paket, NT ağ işletim sisteminin bir parçası olarak (3 bin Dolar
    civarında satılan paketin içinde) edinilebileceği gibi, Commerce Server
    adıyla, sisteme daha sonradan da ilave edilebilir.
    Microsoft firması, Internet’te ticareti kolaylaştıran ve belirli bir
    standarta bağlayan unsurları, Microsoft Windows işletim sistemine ve
    Microsoft Internet Explorer programına da yerleştirmektedir. Özellikle
    yeni piyasa sürülecek Windows 98 işletim sistemi Microsoft Wallet
    programını da içerecek ve bu sistemi kullananlara, ilave bir güvenlik
    sağlayacaktır. Bu program kullanıcılar tarafından şu anda bile Microsoft
    firmasının Web alanlarından ücretsiz edinilebilmektedir.
    Microsoft’un Internet ticaret stratejisi üç parça üzerine inşa edilmiş bulunuyor:
    Server Tabanı: Microsoft’un kullanıcılarla güvenli ve hızlı iletişim
    sağlamayı amaçlayan Web platformu, Active Server Pages teknolojisine
    dayanmakta ve firmanın Transaction Server programı ile bütünleşmektedir.
    Başka bir deyişle, Microsoft, NT ağına koyduğu güvenlik sistemini, Web
    ile ilişkileri ve Web dünyasında alış-verişi düzenleyen Server’ına da
    uygulamaktadır. Bu pakette firma ağ operatörünün, elektronik mağazayı
    kolaylıkla oluşturmasını sağlayacak yardım ekranları vardır. Programa
    yerleştirilmiş bir çok yardımcı program, firmanın Internet mağazasına
    reklam alınmasını ve bu reklamların müşterinin ilk tercihiyle birlikte
    “müşterinin zevkine uygun” şekilde sunulmasını sağlamaktadır. Yine
    Server’da yer alan sipariş işleme kolaylıkları, firma tarafından kendi
    muhasebe ve sevkiyat sisteminin gereklerine göre tanzim
    edilebilmektedir. Başka bir deyişle, Server, kendi kurallarını firmaya
    empoze etmek yerine, firmanın her türlü işleyiş özelliğine uygun hale
    getirilebilmektedir.
    Ödeme: Microsoft firması Açık Ödeme Mimarisi adını verdiği sistem
    üzerine bina ettiği Microsoft Wallet programını, kullanıcının
    bilgisayarına yerleştirerek, ve arzu ettiği ödeme tarzını seçme işini
    bilgisayar kullanıcıya bırakarak, güvenliği artırmak istemektedir.
    Wallet mevcut gerçek-zamanlı ve yüzde 100 güvenli ödeme yöntemlerinden
    birini seçebileceği gibi, ilerde çıkacak yeni yöntemleri de
    benimseyebilir. Server, kullanıcının seçeceği her türlü sisteme açık ve
    Wallet’ın göndereceği onay kodunu kabule hazırdır. Bu sistem, firma,
    müşteri ve banka sistemi arasında ortak-işletim kolaylığı getirdiği
    gibi, müşteri açısından da firmayı kendisi ile banka arasındaki
    ilişkiden çıkarttığı için ayrıca ilave güvenlik duygusu
    kazandırmaktadır. Kullanıcı açısından firma sadece kredi kartının
    onaylandığı mesajını almakta ve dolayısıyla satıcı firmaya kredi
    durumuyla ilgili, alış-veriş açısından gerekli olmayan bilgileri
    vermemiş olmaktadır. Wallet programının özellikle Windows 98 işletim
    sistemi ile birlikte bu sistemi kullanan tüm bilgisayar sahiplerine
    verileceği düşünülürse, tüketici açısından standart hale gelmesi
    beklenmelidir.
    Ticaret Ortakları Programı: Microsoft firması, Commerce Server sistemine
    daha geniş bir kabul kazandırmak için, özellikle ABD’de geçerli bir
    firmalar arası işbirliği ve dayanışma sistemine de öncülük etmekte, bu
    sistemden yararlanacak firmaların birbirleri ile işbirliğini arttırıcı
    çözümler önermektedir.
    Microsoft’un entegre çözümü, bilgisayar kulanıcısına bugün Internet
    Explorer 4.0 ile yakında Windows 98 işletme ortamı ile, bu örnekte
    olduğu gibi, hızlı ve güvenli alış-veriş imkanı kazandıran Wallet ve Buy
    Now ek programlarını kazandırıyor. Bu iki program da Netscape
    firmasının Internet programı ile kullanılabilmektedir. Firma ise NT ağ
    işletim sisteminde mevcut Internet Information Server programına
    Internet Commerce Server programını ilave etmekle yetiniyor. Bu ekle,
    firmanın NT ağında Microsoft’un Commercial Internet System adını verdiği
    entegre sistem oluşmaktadır. Bu sistemin bir başka yan yararı, firmanın
    varsa Web alanını ve bu alanda yer alan sayfalarını, her ziyaretçinin
    özelliklerine göre kişiselleştirmesine imkan sağlamasıdır. Internet’te
    daha iyi ticaret anlamına gelebilecek Web sayfasının ziyaretçinin
    belirlenebilen veya bilinen özelliklerine göre kişiselleştirmek, bir
    ölçüde bu raporun kapsamı dışında kalmaktadır.
    Özetlemek gerekirse,
    -- gerek bugün mevcut (SMTP ve HTTP gibi) Internet ve ağ iletişim
    protokollerinin tümünü uygulamış olması, gerekse geliştirilmekte olan
    (XML ve EDI gibi) yeni bilgisayarlar arası veri alış-veriş protokol
    önerilerine açık olması,
    -- elektronik alış-verişe sunulan mal ve hizmetlerin Web alanında
    temsilini son derece kolay ve çok az sayıda personelle sürdürülebilir
    hale getirmesi
    nedeniyle, Microsoft Site Server 3.0 Commerce Edition, çok kısa süre
    içinde piyasa payını en hızlı artıran Internet’te ticaret yazılımı
    olmayı başarmış bulunuyor.



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!


    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

      Forum Saati 15.12.18 22:36