Güncel Forum



Sitemize Kayıt Olmanız 2 Dk'nızı Almaz! Lütfen Sitemize Kayıt Olun ve Üye Olmanın Faydalarından Sizde Yararlanın!

Güncel Forum

Guncel.forum.st Video, Program, Haber, Magazin, KPSS, Eğitim, İlköğretim, Lise, Üniversite, Eğlence, Yaşam, Fıkra, Resim, Mp3, Türkiye, Dinimiz İslam, Cep Telefonu Programları, Oyunlar, Temalar, aşk, Fal, burç, spor, Knight, Silkroad, İkariam, Ogame,iddaa

www.guncel.forum.st

Giriş yap

Şifremi unuttum

MENÜ

Arama

Forum İçinde Arama Yap...
Sorularınızın Cevaplarını daha kolay bulabilmek için bu arama yerini kullanabilirsiniz !



Görünüm olarak :



Anket

Hangi takımı tutuyorsunuz?
43% 43% [ 6 ]
0% 0% [ 0 ]
21% 21% [ 3 ]
21% 21% [ 3 ]
7% 7% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]
7% 7% [ 1 ]

Toplam Oylar : 14

Tarihte Bugün


Tarihte Bugün v.7.0

Reklam Verin

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 

En son konular

» Cam Sanayisinde Yeni Dönem Başlıyor! Akıllı Cam Devri
18.01.17 5:48 tarafından krall

» McAfee Stinger İndir v12.1.0.2231 32×64 bit
17.01.17 8:24 tarafından CeNDeRe

» USB Disk Security 6.5.0.0 Türkçe Full Tam indir
17.01.17 8:12 tarafından CeNDeRe

» Diyarbakır'da polise saldırı: 4 şehit, 2 yaralı
17.01.17 6:13 tarafından CeNDeRe

» Reina katliamcısı yakalandı
17.01.17 6:11 tarafından CeNDeRe

» Hamilelik Öncesi Belirtiler
06.11.16 15:50 tarafından krall

» Jeofizik
06.11.16 15:27 tarafından krall

» Doğa İçin Çal Klipleri Sonuna Kadar Destek!
06.11.16 15:14 tarafından krall

» TARKAN - Cuppa
06.11.16 15:08 tarafından krall

» Ece Seçkin - Adeyyo
06.11.16 15:07 tarafından krall

» İrem Derici - Dur Yavaş
06.11.16 15:06 tarafından krall

» Edis - Dudak (Lyrics Video)
06.11.16 15:03 tarafından krall

» Hande Yener - Deli Bile - ( Official Audio )
06.11.16 15:02 tarafından krall

» Emrah Karaduman - Cevapsız Çınlama ft. Aleyna Tilki
06.11.16 14:58 tarafından krall

» Sivas Esnafının Tuvaletlerin Yıkılışına İsyanı (Nereye S.Çacaklar)
06.11.16 14:54 tarafından krall

» AVG Anti-Virus Free Edition 2012 1913a4770
01.05.14 6:24 tarafından comechat

» Trojan Remover v6.8.2 Build 2600 Full (11Mb)
01.05.14 6:21 tarafından comechat

» USB Disk Security v6.1.0.432 Full
01.05.14 6:20 tarafından comechat

» Microsoft Security Essentials v2.1.1116.0 Türkçe
30.04.14 23:23 tarafından comechat

» Kpss Tarih Notları 2012 PDF Renkli Anlaşılır! Tüm Konular
25.12.13 13:55 tarafından dory0901

Haftanın en aktif yollayıcıları

Forumu Beğen!

Sayfayı FaceBook'ta Paylaş

istatistikler

Hoşgeldin; Misafir

Toplam 0 Mesajın Var.

Kayıt Tarihin:

Son Ziyaretiniz:


2347 Gündür yayındayız
3859 Konumuz var
4871 Mesaj gönderildi
139 Kullanıcımız Var
Son Üyemiz : atakan

Anahtar-kelime


    Mimar Sinan'dan İnsanlık Dersi

    Paylaş
    avatar
    NoRTHWoLF
    YardımcıYönetmen
    YardımcıYönetmen

    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Kurtlar Vadisi
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 816
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 8157
    Kayıt Kayıt : 26/02/12
    Memleket Memleket : Pc başından
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : öğrenci
    Lakap Lakap : yok
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Mimar Sinan'dan İnsanlık Dersi

    Mesaj tarafından NoRTHWoLF Bir 16.03.12 20:30

    MİMARBAŞINDAN İNSANLIK DERSİ


    İstanbul tarihte sürekli bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asırlar önce Kanuni zamanında, Mimar Sinan ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare Sinan la bulunmuştur. İstanbul un o günkü nüfusu çoğalınca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan ı çağırır, der ki: "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için bir şeyler düşünmez misiniz?"
    Mimarbaşı der ki: "Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut sulan İstanbul a getirmenin mümkün olup olmadığını bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."
    Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece den başlayarak kıyılan dolaşır, Beşiktaş a kadar istanbul un kıyılarında, dereleri, akan sulan tespit eder. Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapılarak İstanbul a getirilebilir, bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni nin huzuruna çıkar. Sultan sorar:
    "Mimarbaşı, İstanbul a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbaşının cevabı:
    "Beli sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var."
    "Nedir o mimarbaşı?"
    "Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul a su gelebilir."
    Kanuni nin cevabı şu olur:
    "Mimarbaşı sen İstanbul a su getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer mümkünse ben keseleri uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım."
    Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul un dışındaki sulan Kağıthane civarında belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul a getirir ve şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıtır. Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur. Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar.
    O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir. O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara, yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar. Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkarır, der ki: "İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su alamayacaktır." Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan a iletilir. Denir ki: "Sen İstanbul a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin." Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesinden Sinan ın evine özel olarak yol yapılır ve su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur.
    Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne deki Selimiye Camiini yaptıktan sonra yaşlanır. Devir hep öyle geçmemiştir. İtibarının yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göçmüşlerdir. Kanuni vefat etmiştir, yerine başka padişahlar geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşına gelmiştir. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi İstanbul’da adeta yapayalnız kalmıştır. Ve yeni bir nesil yetişmiştir.
    Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, "Buyurun" der. Gelen meçhul insan, "Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana çağırıyorlar. Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız" der. Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği, kendisini eserleri inşaat halindeyken görenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, "Acaba Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?" diye bastonuna dayana dayana gider. Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur: Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası. Sinan a şöyle derler: "Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine özel olarak su almasın diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış."
    "Evet," der, "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su müsaade etmişti de almıştım."
    "O zaman şu müsaadenizi, fermanı görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin."
    Sinan ın cevabı şu: "Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor."
    Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın." Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan a da bu ayrıcalık tanınmasın." Divanda uzun münakaşalar olur, son olarak verilen karar şudur: "Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre, Sinan a verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için bir cezaya mucip olmamalıdır." Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değil. Çünkü Sinan hizmetini şan-şöhret için değil insanlık için yapmıştır.
    Ve Sinan 100 yaşına girerken hastalanır yatağa düşer. Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. İstanbul a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder. Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara verdiği cevap enteresandır:
    "Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Hizmetlerimizin karşılığını beklemiyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için de müteessir değiliz." demiştir.

      Forum Saati 18.07.18 4:28