Güncel Forum



Sitemize Kayıt Olmanız 2 Dk'nızı Almaz! Lütfen Sitemize Kayıt Olun ve Üye Olmanın Faydalarından Sizde Yararlanın!

Güncel Forum

Guncel.forum.st Video, Program, Haber, Magazin, KPSS, Eğitim, İlköğretim, Lise, Üniversite, Eğlence, Yaşam, Fıkra, Resim, Mp3, Türkiye, Dinimiz İslam, Cep Telefonu Programları, Oyunlar, Temalar, aşk, Fal, burç, spor, Knight, Silkroad, İkariam, Ogame,iddaa

www.guncel.forum.st

Giriş yap

Şifremi unuttum

MENÜ

Arama

Forum İçinde Arama Yap...
Sorularınızın Cevaplarını daha kolay bulabilmek için bu arama yerini kullanabilirsiniz !



Görünüm olarak :



Anket

Hangi takımı tutuyorsunuz?
43% 43% [ 6 ]
0% 0% [ 0 ]
21% 21% [ 3 ]
21% 21% [ 3 ]
7% 7% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]
7% 7% [ 1 ]

Toplam Oylar : 14

Tarihte Bugün


Tarihte Bugün v.7.0

Reklam Verin

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 

En son konular

» Cam Sanayisinde Yeni Dönem Başlıyor! Akıllı Cam Devri
18.01.17 5:48 tarafından krall

» McAfee Stinger İndir v12.1.0.2231 32×64 bit
17.01.17 8:24 tarafından CeNDeRe

» USB Disk Security 6.5.0.0 Türkçe Full Tam indir
17.01.17 8:12 tarafından CeNDeRe

» Diyarbakır'da polise saldırı: 4 şehit, 2 yaralı
17.01.17 6:13 tarafından CeNDeRe

» Reina katliamcısı yakalandı
17.01.17 6:11 tarafından CeNDeRe

» Hamilelik Öncesi Belirtiler
06.11.16 15:50 tarafından krall

» Jeofizik
06.11.16 15:27 tarafından krall

» Doğa İçin Çal Klipleri Sonuna Kadar Destek!
06.11.16 15:14 tarafından krall

» TARKAN - Cuppa
06.11.16 15:08 tarafından krall

» Ece Seçkin - Adeyyo
06.11.16 15:07 tarafından krall

» İrem Derici - Dur Yavaş
06.11.16 15:06 tarafından krall

» Edis - Dudak (Lyrics Video)
06.11.16 15:03 tarafından krall

» Hande Yener - Deli Bile - ( Official Audio )
06.11.16 15:02 tarafından krall

» Emrah Karaduman - Cevapsız Çınlama ft. Aleyna Tilki
06.11.16 14:58 tarafından krall

» Sivas Esnafının Tuvaletlerin Yıkılışına İsyanı (Nereye S.Çacaklar)
06.11.16 14:54 tarafından krall

» AVG Anti-Virus Free Edition 2012 1913a4770
01.05.14 6:24 tarafından comechat

» Trojan Remover v6.8.2 Build 2600 Full (11Mb)
01.05.14 6:21 tarafından comechat

» USB Disk Security v6.1.0.432 Full
01.05.14 6:20 tarafından comechat

» Microsoft Security Essentials v2.1.1116.0 Türkçe
30.04.14 23:23 tarafından comechat

» Kpss Tarih Notları 2012 PDF Renkli Anlaşılır! Tüm Konular
25.12.13 13:55 tarafından dory0901

Haftanın en aktif yollayıcıları

Forumu Beğen!

Sayfayı FaceBook'ta Paylaş

istatistikler

Hoşgeldin; Misafir

Toplam 0 Mesajın Var.

Kayıt Tarihin:

Son Ziyaretiniz:


2048 Gündür yayındayız
3859 Konumuz var
4871 Mesaj gönderildi
134 Kullanıcımız Var
Son Üyemiz : yaxkup

Anahtar-kelime


    Atatürk'ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

    Paylaş
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 29
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Atatürk'ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 01.05.12 10:03

    Atatürk'ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları




    ATATÜRK’ÜN İKİ FAKİR ÖĞRENCİYİ

    OKUTMA ANISI
    Yıl 1934. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus’tadır Bakan ise, Niğdeli Zeynel Abidin ÖZMEN' dir. Bakan, makamında çalışırken kapı çalınır. Bakan gür sesiyle:
    - "Giriniz!" der.
    ATATÜRK'
    ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler. Bakan
    konuklara yer gösterir. Hoş beşten sonra, yaver Bakan Abidin ÖZMEN' e
    bir zarf uzatır. Bakan zarfı alır, ATATÜRK' ten gelen bir mektuptur bu.
    Abidin ÖZMEN zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:

    - "Bay Abidin ÖZMEN, Milli Eğitim Bakanı...."
    "Yaver
    Bey'le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukları,
    uygun göreceğiniz, bir liseye ( parasız yatılı olarak ) kaydını
    yaptırın..."

    Bu, ATATÜRK' ün bir
    emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan Abidin ÖZMEN, orta
    öğretim genel Müdürü’ nü çağırtır ve şu direktifi verir:

    - "Yaver
    Bey’ in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız ve bu çocukları
    Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp, her ikisi
    için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının 'veli ve ödeyen hanesine
    ATATÜRK' ün ismini yazdırarak' bana getiriniz."
    der.
    Bakanın
    emri yerine getirilir. Abidin ÖZMEN de kısa bir mektup yazarak, yaver
    bey ile ATATÜRK' e yollar. Mektubun içeriği aynen şöyledir :

    - "Muhterem ATATÜRK,
    Yaver
    Beyle göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım. ancak,
    arkasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı ATATÜRK
    gibi birisi bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul
    etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her
    iki çocuğun da, emirleriniz gereği, Haydarpaşa Lisesi'ne PARALI YATILI
    olarak kayıtlarını yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine
    ait makbuzları, ekte takdim..."

    ATATÜRK bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü’ye telefon ederek:
    -"Bak." demiş, "Senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı !"

    Olayı özetleyip anlatmış. İnönü, Bakan’ ı adına özür dilemiş.
    ATATÜRK:
    -"Yok !" demiş, "Özür dileme. Çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve gösterebilse..."

    Kaynak: Yüksek Mimar H. Rahmi ÖZMEN


    15.09.1985 tarihli 'KOLAY İLAN' gazetesi.
    (Cumhuriyet, 09.01.2002)



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!





    Ücretsiz toplistimize Katılın Kodsuz Karşılıksız!
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 29
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: Atatürk'ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 01.05.12 10:03

    1881 yılının bir bahar günü Selanik'de,
    üç katlı pembe bir evde dünyaya geldim. Doğum günümü hatırlamıyorsam da
    annem bana baharda bir, Mayıs günü, dünyaya geldiğimi söylerdi. Benim
    doğum günüm niye 19 Mayıs olmasın?

    Çocukluğu ma dair ilk hatırladığım şey okula gitmek meselesine
    aittir. Bundan dolayı annemle babam arasında şiddetli bir çatışma vardı.
    Annem ilahilerle okula başlamamı ve mahalle okuluna gitmemi, gümrükte
    memur olan babam, o zaman yeni açılan Şemsi Efen-di okuluna devamımı ve
    yeni yöntemlere göre okumamı istiyordu. Nihayet babam işi ustaca çözdü.
    ilk önce bilinen törenle mahalle mek-tebine başladım, böylece annemin
    gönlü yapılmış oldu. Bir kaç gün sonra da mahalle mektebinden çıkarak
    Şemsi Efendi Okuluna yazıldım.

    Kısa bir zaman sonra babam öldü. Babamın ölümü bizi ayakta
    tutan kuvvetli bir desteğin yıkılması gibi bir şeyoldu. Kendimi adeta
    yalnız hissettim. Annemle birlikte dayımın yanına yerleştik.
    Dayımın yaşadığı köy hayatına ben de karıştım, avutmak için
    bana verdiği görevleri yerine getiriyordum. Başlıca görevim tarla
    bekçiliği idi. Kardeşim Makbule ile birlikte bakla tarlasının
    ortasındaki bir kulübede oturduğuinuzu ve kargaları kovmakla
    uğraştığımızı hatırlıyorum. Hatta bir gün hiç. unutmam Makbule ile
    yoğurt yiyorduk, aramızda kavga çıktı. Makbule'nin başını tuttu m yoğurt
    çanağının içine soktum, yüzü gözü yoğurt olmuştu.


    Bir süre böyle geçti. Annem okulsuz kaldığım için
    kaygılanmaya başladı. Nihayet Selanik'de bulunan teyzemin yanına gitmeme
    ve okula devam etmeme karar verildi. Selanik'de Mülkiye İdadisine
    yazıldım. Okulda kaymak hafız adında bir öğretmen vardı. Bir gün sınıfta
    ders verirken ben bir çocukla kavga ettim, çok gürülfü oldu. Öğretmen
    beni yakaladı ve dövdü. Bütün vücudum kan içinde kaldı. Büyükannem zaten
    okulda okurnamı istemiyordu, beni derhalokuldan çıkardı.


    Evimizin yanında binbaşı Kadri Bey adında.' biri
    oturuyordu. Oğlu Ahmet Bey Askeri Rüştiyeye gidiyor ve askeri okul
    elbisesi giyiyordu. Ben de böyle elbise giymeye hevesleniyordum. Sonra
    sokaklarda subaylar görüyor, bu dereceye ulaşmak için izlenmesi gereken
    yolun Askeri Rüştiyeye girmek olduğunu anlıyordum. O sırada annem de
    Selanik'e gelmişti. Askeri Rüştiyeye girmek istediğimi söyledim. Annem
    askerlikten korkardı, asker olmama karşı çıktı. Giriş sınavı zamanı ona
    sezdirmeden kendi kendime Askeri Rüştiye'ye giderek imtihana girdim.
    Böylece anneme karşı bir oldu bitti yapmış oldum.

    Çocukluğumda iyi giyinmeyi çok severdim.
    Şemsi Efendi okuluna giderken bana giydirdikleri şalvarın üzerine
    sardıkları 'kuşak beni ne kadar çok sinirlendirirdi bilemezsiniz. Ne
    zaman ki Askeri Rüştiye okuluna girip, okulun resmi üniformasını giydim
    işte o za-man adeta benliğime hakim olmuşum gibi bana bir his geldi,

    Askeri Rüştiyede en çok matematik der-sine
    merak sardım. Az ilamanda bize bu dersi veren hoca kadar belki de daha
    ziyade bilgi sahibi oldum. Bu arada Şevki Paşanın kızına ders vermek
    için evlerine giderdim. Bir aralık kıza aşık oldum. Fakat ders dışı hiç
    bir şey görüşmedim. Nadiren, pek müstesna zamanlarda bir iki sözcük
    söylemek olanağını bulurdum. Manastır İdadisine gittikten sonra
    tabiatıyla her şey unutuldu.

    Askeri Rüştiyede dersler dışında
    meselelerle de uğraşıyordum. Yazılı sorular hazırlıyor, matematik
    öğretmeni de yazılı cevaplar veriyordu.
    Bir gün hoca aranızda kendine güvenenler kalksınlar, onları müzakereci
    yapacağım dedi. Önce tereddüt ettim. Öyleleri ayağa kalktı ki ben
    kalkmamayı doğru buldum. Bunlardan birinin müzakeresi altma verildim.
    Fakat müzakereriin ortasmda tahammülüm son dereceye geldi. Ayağa
    kalkarak hocaya Ben bundan daha iyi yaparım dedim. Bunun üzerine hoca
    beni müzakereci yaptı, öteki arkadaşı da benim müzakerem altma verdi.
    Öğretmenimin adı Mustafa idi. Bir gün, oğlum senin adm da Mustafa benim
    de Mustafa, bu böyle olmayacak arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra
    adın Mustafa Kemal olsun dedi. O zamandan beri gerçekten ismim Mustafa
    Kemal kaldı

    Ara imtihanlarım vererek çavuş
    rütbesini takmıştım. Ara sıra öğretmen gelmediği zamanlarda diğer
    sımflara matematik dersleri veriyordum. Parlak bir şekilde Selanik
    Askeri Rüştiyesini bitirerek kurmay Hasan Beyin tavsiyesiyle 1896 yılmda
    Manastır Askeri İda-disirie girdim. Selanik Askeri Rüştiyesini ik-mal
    ettiğim zaman matematik merakım iyice ilerlemişti. Manastır İdadisinde
    ise matematik pek kolay geldi. Bununla meşgul olmaya devam ettim. Fakat
    fransızca dersinde geri idim. Öğretmen benimle çok meşgul oluyor, acı
    uyarılarda bulunuyordu. Bu uyarılar gücüme gitti. İlk sınav zaıtıanmda
    çare aradım. İki üç ay gizlice Frerler okulunun ozel sınıfına devam
    ettim. Böylece okul derslerine oranla fazla derecede fransızca
    öğrendim.

    0 zamana kadar edebiyatla fazla
    temasım yoktu. Ömer Naci Bursa Idadisinden kovulmuş, bizim sınıfa
    gelmişti. Daha o zaman şairdi. Benden okuyacak kitap istedi, biitün
    kitaplarımı gösterdim, hiçbirini beğenmedi. Şiir ve edebiyat diye bir
    şey olduğunu o zaman öğrendim. Ona göre çalışmaya başladım. Şiir ba-ııa
    çekici geldi. Ömer Naci de güzel konuşuyor, güzel yazıyordu. Eğer
    hitabet hocamız Alay emini Mehmet Asım Efendi imdadıma ye-tişmeseydi ben
    de şair olup çıkacaktım, çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni
    çağırdı.

    Bak oğlum Mustafa Kemal, şiiri
    falan bırak, bu senin iyi bir asker olmana engel olur.Öteki hocalarınla
    da konuştum, onlar da bc-nim gibi düşünüyorlar. Sen Ömer Naci'ye bakma o
    haya] peşinde bir çocuk, ileride belki iyi bir şair ve hatip olabilir
    fakat askerlik mesleğinde katiyyen yükselemez, dedi. Bu söz-ler beni
    etkiledi. Hocanm ne kadar haklı ol-duğunu olaylar isbat etti, çok arzu
    ettiği halde Naci kurmay subay olamadı. Meşrutiyette ittihatçıların en
    seçkin ve heyecanh hatiple-rinden biri olan yakın arkadaşım Ömer Naci
    macerah bir hayattan sonra genç yaşta öldü.

    Tarih dersine, özellikle
    Türk tarihine büyük bir merakım vardı. Tarih hocam Tevfik Bey bana yeni
    ufuklar açmıştı. Bu nedenlc ona minnet borcum vardır.
    îdadinin ikinci sımfmda henüz dersler yeni
    başlamıştı ki devamlı yunan tecavüzlerine karşı Atina'ya harb ilan
    edilmişti. Bütün manastır askerle dolup taşmıştı. Gençlik hayatımın en
    heyecanlı günlerini yaşadım. Yaşımın küçük olmasına rağmen bu savaşa
    katılmayı çok istemiştim. Az daha gönüllü müfrezelerin arasına katılıp
    ben de gidecektim.


    Bu savaşta yunan ordusu
    perişan edilip ezilmiştir. Ama Avrupa devletlerinin baskısı altmda
    padişah Türk ordusunun aldığı zafere rağmen öne sürülen mütareke
    koşullarını kabul ederek imzalamıştı. Aynı zamanda Girit adası da
    tamamen kaybedilmişti. Bu acı gerçek o zaman padişah olan Abdülhamit'e
    karşı içimde ilk tepkiyi filizlendirdi. Öğretrnenlerimiz bize bütün
    Yunanistanın işgalinin mümkün olduğunu söylemişlerdi. Mütareke haberi
    gelince aydın düşünceli okul subaylanmız büyük üzüntü duydular. Biz
    onlann yüzlerinden bunu anlıyorduk, fakat bir şey soramıyorduk. Yalnız
    arkadaşım Nuri (Conker) genç bir subayın «böyle olrnamahydı, yazık çok
    yazık» diyerek ağladığını anlattı. Manastır sokaklarında yine şenlikler
    yapıyor yine «padişahım çok yaşa» avazeleri yükseliyordu. Ben ilk defa
    bu dileğe katılmadım.
    Üzüntümüzü inatçı bir şekilde derslerimize
    çalışmakla hafifletiyorduk. Sınıfın birinci ve ikincisi olabilmek için
    hepimizde hızlı bir çaba vardı. Nihayet idadiyi bitirdim Harbiyeye
    geçtim. (1899).



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!





    Ücretsiz toplistimize Katılın Kodsuz Karşılıksız!
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 29
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: Atatürk'ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 01.05.12 10:04

    HAPI YUTARDI


    Atatürk Galatasaray Lisesi'nde öğrencilerden birine sordu:
    -Nil olmasaydı Mısır ne olurdu?
    Öğrenciçabuk yanıt vermek için boş bulunup:
    -Hapı yutardı...dedi.
    Bu yanıt Atatürk'ün hoşuna gitti.Öğrenciye on numara verdi.

    YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR


    Kral Edvard İstanbul'a geldiği zamanyatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaştı.
    Atatürk rıhtımda onu bekliyordu.Deniz dalgalıydı.Kralın bindiği motorinip çıkıyordu.
    İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sıradaeli yere değerek tozlandı.
    O sırada Atatürk elini uzatmış bulunuyordu.
    Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği zaman Atatürk:
    -Yurdumun toprağı temizdiro elinizi kirletmezdiyerek Kralı elinden tutup rıhtıma çıkardı.

    DEVRİM BİR ANDA OLUR YA DA OLMAZ


    Atatürk yazı devrimini gerçekleştirmişti.
    Yaşlıgençkadınerkek tüm yurttaşlar yeni harfleri öğrenmek için gece gündüz kurslara gidiyorlardı.
    Devrimi izleyen iki yıl içinde bir buçuk milyon vatandaş okur yazar olmuştu.
    yazı devriminin en dikkate değer yanıAtatürk'ün bu devrimin yerleşmesinde en ufak bir ihmali bile kabul etmemiş olmasıdır.
    Örneğin bazı kimseler kendisine:
    -Paşamilkokulların ilk sınıflarından itibaren yeni harflerle öğretime başlayalım.
    O kuşakla birlikte ortaokululiseyi ve üniversiteyi izletelimdiyorlardı.
    Atatürk bu görüş ve düşüncelerin hiçbirisine yanaşmadı. -Devrim ya bir anda oluryada hiç olmazdedi.

    YAPACAKLARIMDAN SÖZ EDİN


    Bir soruşturma dolayısıylaAtatürk'ün başardığı işlerden Vasıf Çınar söz açmıştı.
    Kendisine Sordu:
    -Sizin en büyük eseriniz hangisidir?
    Atatürk'ün kısa cevabı şu olmuştu:
    -Benim yaptığım işlerbiri ötekine bağlı gerekli olan işlerdir.Fakatbana yaptıklarımdan değil
    Yapacaklarımdan söz edin.

    BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK

    Yazı devriminden sonra(1928)Atatürk'ün kara tahta başındaki resmi görülünceO'na "başöğretmen" denilmeye başlanmıştı.
    Aslındaadlandırmada geç kalınmıştı.
    Kurtuluş Savaşı'ndan hemen sonrabir İstanbul gazetecisi kendisine şöyle bir soru yöneltmişti:
    -Yurdu kurtardınız.Şimdi ne yapmak istrerdiniz?
    Hiç duraklamadan şu cevabı vermişti:
    -Milli Eğitim Bakanı olarak Türk Kültürünü Yükseltmeye çalışmaken büyük amacımdır.
    Ondan sonra Atatürk nerede görünsemutlaka orada bir okula gireröğretmen ve öğrencilerle konuşurdu.
    Birgün Atatürk'ün yolu köy okuluna düştü.Tek sınıflı okulda bir genç öğretmen ders veriyordu.
    Atatürk sınıfa girinceöğretmen kürsüsünü terk etti.
    Atatürk:
    -Hayıryerinizde oturunuz ve dersinize devam edinizdedi.Eğer izin
    verirsenizbizde sizden faydalanmak isteriz.Sınıfa girdiği
    zamanCumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir...



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!





    Ücretsiz toplistimize Katılın Kodsuz Karşılıksız!

    Sponsored content

    default Geri: Atatürk'ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati 23.09.17 1:55