Güncel Forum



Sitemize Kayıt Olmanız 2 Dk'nızı Almaz! Lütfen Sitemize Kayıt Olun ve Üye Olmanın Faydalarından Sizde Yararlanın!

Güncel Forum

Guncel.forum.st Video, Program, Haber, Magazin, KPSS, Eğitim, İlköğretim, Lise, Üniversite, Eğlence, Yaşam, Fıkra, Resim, Mp3, Türkiye, Dinimiz İslam, Cep Telefonu Programları, Oyunlar, Temalar, aşk, Fal, burç, spor, Knight, Silkroad, İkariam, Ogame,iddaa

www.guncel.forum.st

Giriş yap

Şifremi unuttum

MENÜ

Arama

Forum İçinde Arama Yap...
Sorularınızın Cevaplarını daha kolay bulabilmek için bu arama yerini kullanabilirsiniz !



Görünüm olarak :



Anket

Hangi takımı tutuyorsunuz?
43% 43% [ 6 ]
0% 0% [ 0 ]
21% 21% [ 3 ]
21% 21% [ 3 ]
7% 7% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]
7% 7% [ 1 ]

Toplam Oylar : 14

Tarihte Bugün


Tarihte Bugün v.7.0

Reklam Verin

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 

En son konular

» Cam Sanayisinde Yeni Dönem Başlıyor! Akıllı Cam Devri
18.01.17 5:48 tarafından krall

» McAfee Stinger İndir v12.1.0.2231 32×64 bit
17.01.17 8:24 tarafından CeNDeRe

» USB Disk Security 6.5.0.0 Türkçe Full Tam indir
17.01.17 8:12 tarafından CeNDeRe

» Diyarbakır'da polise saldırı: 4 şehit, 2 yaralı
17.01.17 6:13 tarafından CeNDeRe

» Reina katliamcısı yakalandı
17.01.17 6:11 tarafından CeNDeRe

» Hamilelik Öncesi Belirtiler
06.11.16 15:50 tarafından krall

» Jeofizik
06.11.16 15:27 tarafından krall

» Doğa İçin Çal Klipleri Sonuna Kadar Destek!
06.11.16 15:14 tarafından krall

» TARKAN - Cuppa
06.11.16 15:08 tarafından krall

» Ece Seçkin - Adeyyo
06.11.16 15:07 tarafından krall

» İrem Derici - Dur Yavaş
06.11.16 15:06 tarafından krall

» Edis - Dudak (Lyrics Video)
06.11.16 15:03 tarafından krall

» Hande Yener - Deli Bile - ( Official Audio )
06.11.16 15:02 tarafından krall

» Emrah Karaduman - Cevapsız Çınlama ft. Aleyna Tilki
06.11.16 14:58 tarafından krall

» Sivas Esnafının Tuvaletlerin Yıkılışına İsyanı (Nereye S.Çacaklar)
06.11.16 14:54 tarafından krall

» AVG Anti-Virus Free Edition 2012 1913a4770
01.05.14 6:24 tarafından comechat

» Trojan Remover v6.8.2 Build 2600 Full (11Mb)
01.05.14 6:21 tarafından comechat

» USB Disk Security v6.1.0.432 Full
01.05.14 6:20 tarafından comechat

» Microsoft Security Essentials v2.1.1116.0 Türkçe
30.04.14 23:23 tarafından comechat

» Kpss Tarih Notları 2012 PDF Renkli Anlaşılır! Tüm Konular
25.12.13 13:55 tarafından dory0901

Haftanın en aktif yollayıcıları

Forumu Beğen!

Sayfayı FaceBook'ta Paylaş

istatistikler

Hoşgeldin; Misafir

Toplam 0 Mesajın Var.

Kayıt Tarihin:

Son Ziyaretiniz:


2106 Gündür yayındayız
3859 Konumuz var
4871 Mesaj gönderildi
134 Kullanıcımız Var
Son Üyemiz : yaxkup

Anahtar-kelime


    ATATÜRK İLKELERİ

    Paylaş
    avatar
    CeNDeRe
    GüncelYönetmen
    GüncelYönetmen


    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Kişisel İleti Kişisel İleti : Challenge Everything
    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Kova
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Ejderha
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 2207
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 12926
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 17/02/88
    Kayıt Kayıt : 13/02/12
    Yaş Yaş : 29
    Memleket Memleket : Çanakkale
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : 0 Rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Tarayıcınız Tarayıcınız :
    İş/Hobiler İş/Hobiler : Öğretmen
    Lakap Lakap : ACAR
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default ATATÜRK İLKELERİ

    Mesaj tarafından CeNDeRe Bir 22.02.12 21:28

    ATATÜRK İLKELERİ



    Cumhuriyetçilik:

    Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı, ulusun kendisini
    yönelmesidir. Cumhuriyete hayat veren damarların başında ise demokrasi
    geliyor. Gerçek cumhuriyet rejimlerinde sistemin demokrasi ile olan
    ilişkisi çok önemlidir. Çünkü iç ve dış tehlikelere karşı cumhuriyet
    kendisini, demokrasinin gerekleri içinde koruyacaktır. Bunun dışına
    çıkılırsa; demokrasi ile cumhuriyet arasında kopukluk başlar. Eğer böyle
    olursa en büyük zararı cumhuriyetin yine kendisi görecektir.
    Demokrasiyi benimsemiş siyasî rejimlerde, özgürlüklerin kullanılma
    alanları demokrasinin kuralları ile sınırlandırılmıştır. Cumhuriyet
    rejiminde kimsenin sınırsız hak ve hukuku yoktur. Çünkü demokrasilerde;
    kişilerin, dolayısıyla, toplumların özgürlükleri, hukuk yolu ile güvence
    altına alınmıştır. Bunların sınırları da adaletin kalemi ile
    çizilmiştir.

    29 Ekim 1923'te ilân edilen cumhuriyetin alt yapısını Atatürk aşama
    aşama nasıl hazırlamıştı? Cumhuriyet, lâik bir sistem üzerinde
    kurulacaktı. Yani cumhuriyet idaresinde ne halifeye ne de onun
    kalıntılarına yer vardı.

    Cumhuriyeti adaletli bir hukuk sistemi koruyacaktı. Cumhuriyetin genç
    kuşakları çağ dışı kişiler tarafından değil, bağımsızlık ve hürriyetin
    değerini bilen öğretmenler tarafından yetiştirilecekti. İmparatorluktan
    kalan mantık dışı ne varsa hepsi kaldırılacak, cumhuriyetin temelini
    ilim oluşturacaktı.

    Bilgisiz ve bilinçsiz bir halk topluluğunun ulus olma hakkına sahip
    olamayacağını vurgulayan Atatürk, ulusun bilinçlendiği oranda hak ve
    hukukuna sahip çıkacağını biliyordu. Bu nedenle eğitim ve kültüre çok
    önem vermiştir. O'nun, bir bakıma kültürü, cumhuriyetin temellerinden
    biri olarak görmesindeki neden budur.

    Atatürk, cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgili görüşlerini birçok kez dile getirmiştir:

    "Türk Milleti, halk idaresi olan cumhuriyetle idare olunur." (Afet
    İnan-Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk'ün El Yazılan sh. 352)

    "Türk Milleti'nin yaradılışına ve karakterine uygun idare, cumhuriyet
    idaresidir. Bu günkü Hükümetimiz doğrudan doğruya milletin kendi
    kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümetidir ki,
    onun adı cumhuriyettir. Artık hükümet ve millet arasında geçmişteki
    ayrılık kalmamıştır. Yönetim halk, halk yönetim demektir." (Söylev ve
    Demeçler C.III. sh. 75, C. II sh. 230)

    "Demokrasi prensibi, egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, esas
    olarak milletin egemenliğine sahip olmasını ve sahip kalmasını
    gerektirir. Bizim bildiğimiz demokrasi siyasaldır. Onun hedefi, milletin
    idare edenler üzerindeki kontrolü sayesinde siyasal özgürlük
    sağlamaktır." (Afet İnan-M. Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım, sh. 71,73)



    Halkçılık:

    Devrim tarihimizde önemli bir yeri olan 1924 ve 1961 Anayasalarında
    da yer alan halkçılık ilkesi, demokrasinin temelini oluşturmaktadır. Bu
    ilkenin ana özelliği ülke yönetiminin halkın elinde bulunmasıdır.

    Egemenlik bir zümre ya da ailenin elinde bulunmaz, halkın seçimle iş başına getirdiği kişiler, ülkeyi yönetir.

    Halkçılık;

    1.)Ülke yönetiminin demokratikliği,

    2.)Birey ve sınıflara ayrıcalık tanınmaması, gibi öğelerden oluşmakta.

    Eğitim yoluyla aydınlanmış halk, ulusal egemenliğin güçlenmesi ve demokrasimizin yaşamasında tek ve gerçek güvencedir.

    Halkçılık, Atatürk'ün önemle üstünde durduğu bir ilkeydi. Bu önemi açıklamalardan anlıyoruz:

    "Halkçılık demek, devletin bütün kudret ve egemenliğinin halktan
    geldiğini, Türk camiası içinde, fert, aile ve sınıf ayrıcalığı
    bulunmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu İfade etmek demektir.
    Bu formül demokrasinin ifadesidir." (A. Rıza Türel-İzmir Barosu Dergisi
    Sayı 8, sh. 413)

    "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir."
    (Afet İnan-Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk'ün El Yazıları sh. 351)
    "Türkiye halkı, ırkça, dince ve kültürce ortak, birbirlerine karşılıklı
    hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu, kaderleri ve menfaatleri müşterek
    olan sosyal bir toplumdur." (Söylev ve Demeçler C. I. sh. 221)

    "Bence, bizim Milletimiz, birbirinden çok farklı çıkarları olan ve bu
    itibarla birbirleriyle mücadele halinde buluna gelen çeşitli sınıflara
    malik değildir. Mevcut sınıflar birbirinin tamamlayıcısı
    niteliğindedir." (Söylev ve Demeçler C.II. sh. 82)



    Laiklik


    "Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması" şeklinde
    özetlediğimiz lâiklik ilkesi, Türk Devriminin vazgeçilmez bir unsurudur.
    Demokratik olmanın da gereği...

    Atatürk'e göre din, insanların vicdanlarında yer alması gereken
    kutsal bir kavramdır. Bu düşünceden yola çıkan Gazi 31 Ocak 1923'de şu
    sözleri söylüyordu:

    "Bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir. Ve ancak bundan dolayıdır
    ki, son din olmuştur. Bir dinin tabi olması için akla, fenne, ilme ve
    mantığa uyması gereklidir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur."

    Genç Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sağlam temeller üzerine
    oturtulabilmesi için, ilk önce devletin kurum ve kuruluşlarının
    laikleştirilmesi gerekiyordu.



    DEVLETİN LÂİKLEŞTİRİLMESİ

    1.)Samsun’a çıkış. Amasya kararları, Erzurum, Sivas Kongreleri ile
    ulusun kendi kaderini kendisinin belirlemesi ilkesinin vurgulanması.

    2.)23 Nisan 1920'de T.B.M.M.'nin açılması. "Egemenlik kayıtsız
    şartsız ulusundur" ilkesinin kurtuluşun ve kuruluşun simgesi olması.

    3.)20 Ocak 1921 Anayasasının kabulü.

    4.)1 Kasım 1921 Saltanatın kaldırılması.

    5.)29 Ekim 1 923 Cumhuriyetin ilânı.

    6.)3 Mart 1924 Hilafetin kaldırılması.

    7.)20 Nisan 1924 Anayasasının kabulü.

    8.)10 Nisan 1928 Anayasadan Türkiye Devletinin "Dinî islâmdır" hükmünün çıkarılması.

    9.) 5 Şubat 1937 Anayasada değişiklik yapılarak Türkiye Devletinin
    cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve inkılâpçı olduğu
    hükmünün Anayasaya konması.


    HUKUKUN LÂİKLEŞTİRİLMESİ



    1.)8 Nisan 1924 Şer'î mahkemelerinin kaldırılması.

    2.)30 Kasım 1925 Tekke ve Zaviyelerin kapatılması

    3.)17 Şubat 1926 Türk Medeni Kanununun kabulü.

    4.)22 Nisan 1926 Borçlar Kanununun hazırlanması.

    5.)24 Kasım 1929 İcra, İflas Kanunlarının kabulü.

    6.)15 Mayıs 1929 Deniz Ticaret Kanununun kabulü.

    7.)5 Aralık 1934 Kadınlara Seçme ve Seçilme hakkının verilmesi.



    EĞİTİMİN LAİKLEŞTİRİLMESİ



    1.)3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat (Öğrenimin Birleştirilmesi) Kanunu

    2.)5 Kasım 1925 Ankara Hukuk Fakültesinin açılması.

    3.)26 Aralık 1925 Uluslararası Takvim ve Saatin kabul edilmesi.

    4.)24 Mayıs 1928 Lâtin rakamlarının kabulü.

    5.)1 Kasım 1928 Lâtin alfabesinin kabulü.

    6.)10 Haziran 1933 Maarif Teşkilatı Hakkındaki Kanun’un kabulü.

    7.)1 Ağustos 1933 Üniversiteler Kanununun çıkarılması, Darülfûnun'un kaldırılması. İstanbul Üniversitesinin kurulması.



    KÜLTÜRÜN LÂİKLEŞTİRİLMESİ



    Kültürde lâikleşmenin yollan aranırken elbette örf ve âdetlere bağlı kalınacaktı. Tarihten gelen hiçbir şey yok edilmeyecekti.

    İşte bu düşünceden yola çıkılarak;

    1.)30 Kasım 1925 tarihinde 677 sayılı Kanun ile Meclis tarikatları yasaklıyor, tekke, türbe ve zaviyeler kapatılıyordu.

    2.)25 Aralık 1925 tarihinde de Meclis tarafından şeyhlik, seyyitlik,
    üfürükçülük, dervişlik, emirlik, falcılık, büyücülük, muskacılık gibi
    san ve sıfatların kullanılması ve bunlara ait özel kıyafetlerin
    giyilmesi yasaklanıyordu.

    Atatürk'ün laiklikle ilgili görüşlerini Söylev ve Demeçlerinden aktarıyoruz.

    “Mensubu olmakla mütmain (tatmin) ve mesut bulunduğumuz İslâmiyet
    dinini yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere bir politika aracı
    durumundan kurtarmak ve yüceltmenin kesin elzem olduğu gerçeğini
    gözlüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdâni kanaatlanmızı,
    karışık ve dönek olan her türlü çıkar ve tutkusuna sahne olan
    politikacılardan ve politikanın bütün organlarından bir an evvel ve
    kesinlikle kurtarmak, milletin dünyevî ve uhrevî (ahretle ilgili)
    saadetinin emrettiği bir zorunluktur." (Söylev ve Demeçler C. I. sh.
    330)

    “Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz biri milletin devamına imkân
    yoktur. Yalnız şurası var ki, din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.
    Softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddî
    menfaat temin edenler, iğrenç kimselerdir. İşte biz bu duruma karşıyız
    ve buna müsaade etmiyoruz." (Kılıç Ali-Alatürk'ün Hususiyetleri, sh.
    116)

    "Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok
    yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa kendilerine başka taraflarda sahne
    arasınlar." (Söylev ve Demeçler C. III. sh. 76)



    Devrimcilik:

    Devrimcilik ilkesi, Atatürk İlkeleri arasında; eylem ve atılım gibi kavramları içerisine alan tek ilkedir.

    Atatürk, Büyük Söylevinin sonunda:

    "Bu açıklamalarımla ulusal yaşamı sona ermiş varsayılan büyük bir
    ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını ve bilim ve tekniğin en son
    esaslarına dayalı ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya
    çalıştım," diyerek çağdaş devlet kavramıyla devrimcilik ilkesinin
    şaşmaz işaretini veriyordu.

    Çağdaş devlet kuran bir ulusun, çağ dışı niteliklerden kurtulması
    gerekirdi. İşte, Türk ulusunun, çağdışı niteliklerden kurtulmak,
    çağdaşlaşmak için giriştiği atılımların tümü devrimcilik ilkesinin
    kapsamı içine girer.

    Devrimcilik, Atatürk İlkelerinin hemen hemen tümüyle birleşir. Bütün
    bu ilkelerin ya neden ya sonuç olarak devrimcilikle sıkı bir ilintisi
    vardır. Bu bakımdan devrimcilik, Atatürk İlkelerinin tümünü
    gerçekleştirmeye, korumaya ve yaşatmaya kesin kararlılıktır.
    Devrimleriyle yolumuzu aydınlatan Atatürk'ün bu konudaki görüşleri
    şöyle:

    "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye
    Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlam ve biçimi ile uygar
    bir toplum haline getirmektir. İnkılâbımızın asıl hedefi budur. Bu
    gerçeği kabul etmeyen zihniyetleri darmadağın etmek zorunludur. Şimdiye
    kadar milletin beynini paslandıran, uyuşturan ve bu zihniyette
    bulunanlar olmuştur. Herhalde zihniyetlerde mevcut hurafeler tamamıyla
    kovulacaktır. Onlar çıkarılmadıkça beyinlere gerçeğin ışıklarını sokmak
    imkânsızdır." (Söylev ve Demeçler C. II. sh. 69)

    "... Mes'ut inkılâbımızın aleyhinde düşünce ve duygu taşıyanları
    aydınlatıp, doğru yolu göstermek, aydınlara düşen millî görevlerin en
    önemlisi ve birincisidir." (Söylev ve Demeçler C. II. sh. 69) "

    "...Memleket davalarının ideolojisini, inkılâplarımız yönünden
    anlayacak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak kişi ve kurumları
    yaratmak lâzımdır." (Söylev ve Demeçler C. I. sh. 386)



    Milliyetçilik:

    Milliyetçilik ilkesi ulusal savaşımızın çıkış noktasını oluşturmuş ve
    tüm tutsak ulusların kurtuluş hareketlerine ışık tutmuştur. Fransız
    Devriminden sonra dünyaya yayılan özgürlük düşüncesinin tarihsel
    gelişimi içinde her ulusun kendi kaderini çizme inancının doğal bir
    sonucudur bu ilke. Türk halkının ümmet olmaktan kurtulup ulus haline
    gelmesi, Atatürk sayesinde olmuştur. Atatürk'ün ulusuna inancı sonsuzdu.
    Ulusu ulus yapan öğelerin başında ise, ortak değerler gelir.
    Milliyetçilik sözcüğü, bu değerleri de içine almakta. O, devrim ve
    ilkelerinin, ulusa rağmen değil, ulusla birlikte yaşayacağını biliyordu.
    Bu nedenle yeniliklerin ancak ve ancak ulus tarafından benimsenmesi ile
    sonsuza kadar yaşayacağı inancındaydı.

    Zaten bugün, Atatürk İlkeleri arasında yer alan milliyetçilik, çağdaş
    anlamıyla; siyasetin ekonominin ve kültürün içinde yerini almıştır.

    "Türk milliyetçiliği, bütün çağdaş milletlerle bir ahenkte yürümekle
    beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız
    kimliğini korumayı esas sayar. Bu nedenle millî olmayan akımların
    memlekete girmesini ve yayılmasını isteriz." (Ş. Süreyya Aydemir-Tek
    Adam C. III. sh. 450)

    "Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz, Türk milliyetçi siyiz.
    Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu toplumun fertleri ne
    kadar Türk kültürü ile dolu olursa o topluma dayanan cumhuriyet de o
    kadar kuvvetli olur." (Afet İnan-M. Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım sh.
    88)

    "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve
    Makedonyalı, hep bir milletin evlatları, hep aynı cevherin
    damarlarıdır." (M. Kemal Kop-Atatürk Diyarbakır'da sh. 4)



    Devletçilik:

    Anayasamızda yer alan devletçilik ilkesi; toplumsal, ekonomik ve
    kültürel kalkınmada devletin üstlenmesi gereken görevleri açıklar. Genel
    anlamı ile, özel girişimin yetki ve gücü dışında kalan ekonomik
    kalkınma ve örgütlenmeyi gerçekleştirme ilkesidir.

    Genel olarak devletin iki ödevi vardır;

    a)Ülke içinde güvenliği ve adaleti sağlayarak, yurttaşların özgürlüğünü ve güvenliğini korumak.

    b)Savunma için her an hazır bulunmak ve başka çare kalmazsa ülkeyi silâhla savunmaktır.

    Bunlardan başka devletin, bayındırlık, eğitim, kültür, sağlık, tarım,
    ticaret ve sanayiye ilişkin ekonomik etkinliklerde de görevleri
    bulunmaktadır.

    Atatürk, devletçiliği şöyle açıklar:

    "Bizim takip ettiğimiz devletçilik, bireysel çalışmayı ve gayreti
    esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti
    refaha ve memleketi bayındırlaştırabilmek için, milletin genel ve yüksek
    çıkarlarının gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik sahada devleti
    fiilen ilgili kılmak mümkün esaslarımızdandır."

    Devletçilikle ilgili dile getirdiği diğer ifadeler ise şöyledir:

    "Bizim izlemeyi uygun gördüğümüz devletçilik prensibi bütün üretim ve
    dağıtım araçlarını fertlerden alarak milleti büsbütün başka esaslar
    içinde düzenlemek amacını güden, özel ve kişisel ekonomik teşebbüse ve
    faaliyete meydan bırakmayan sosyalizm prensibine dayalı kolektivizm,
    komünizm gibi bir sistem değildir. Özet olarak bizim güttüğümüz
    "devletçilik" ferdi çalışma ve faaliyeti esas tutmakla beraber, mümkün
    olduğu kadar az zaman içinde milleti refaha, memleketi bayındırlığa
    eriştirmek için, milletin genel ve yüksek menfaatlerinin gerektirdiği
    işlerde özellikle ekonomik alanda, devleti fiilen ilgilendirmektir."

    “… Devletin siyasal ve düşünsel hususlarda olduğu gibi bazı iktisadi
    işlerde de düzenleyici rolü prensip olarak kabul edilmelidir. Buradaki
    güçlük; devlet ile ferdin karşılıklı faaliyet alanlarını ayırmaktır.
    Devletin faaliyet sınırını çizmek ve dayanacağı kuralları tespit etmek,
    diğer yandan da vatandaşın ferdi teşebbüs ve faaliyet özgürlüğünü
    kısıtlamak, devleti yönetmekle yetkili kılınanların düşünüp tayin etmesi
    gereken bir meseledir. Prensip olarak devlet, ferdin yerine
    geçmemelidir. Fakat, ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde
    bulundurmalıdır. Bir de ferdin kişisel faaliyeti, ekonomik gelişmenin
    esas kaynağı olarak kalmalıdır. Fertlerin gelişmesine engel olmamak,
    onların her bakımdan olduğu gibi özellikle ekonomik alandaki özgürlük ve
    teşebbüsleri önünde, devletin kendi faaliyeti ile bir engel vücuda
    getirmemesi, demokrasi prensibinin önemli esasıdır. O halde diyebiliriz
    ki, ferdî teşebbüs gelişmesinin bir engel karşısında kalmaya başladığı
    nokta, devlet faaliyetinin sınırını teşkil eder. Bu bakımdan genellikle
    belli zaman ve alanda sürekli bir özel nitelik gösteren ekonomik bir
    işi, devlet üzerine alabilir." (Afet İnan-M. Kemal Atatürk'ten
    Yazdıklarım, sh. 66, 67)



    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    LüTFeN;
    FORUM KURALLARINI OKUMADAN PAYLASIM YAPMaYINIZ!!!
    PaYLaSTIGINIZ KONULARI iLGiLi BÖLÜMLERE ACMAYA ÖZEN GöSTERiNiZ!!!
    HAKARET VE KÜFÜR ICEREN MESAJ YAZMAK YASAKTIR, YORUMLARINIZA DIKKAT EDINIZ!!!
    ARTNIYETLI KIŞILER SON SÖZÜM SiZLERE; KESiNLiKLE ViRüSLÜ PAYLASIM VEYA REKLAMLA KARSIMA CIKMAYINIZ, AKSI TAKTIRDE SITEDEKI KAN DOLASIMINIZI DuRDuRuRuM...!!!





    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
    avatar
    Change-EverythinG
    GüncelModeratör
    GüncelModeratör

    Uyarı Seviyesi :
    0 / 100 / 10

    Cinsiyet Cinsiyet : Erkek Burcunuz? Burcunuz? : Ikizler
    çin astrolojisi çin astrolojisi : Domuz
    Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 653
    Tecrübe Puan Tecrübe Puan : 1807
    Doğum tarihi Doğum tarihi : 10/06/95
    Kayıt Kayıt : 23/02/12
    Yaş Yaş : 22
    Memleket Memleket : İstanbul
    Kan Grubunuz Kan Grubunuz : A rh +
    Takımım Takımım :
    Ruh Hali Ruh Hali :
    Emek Hırsızı Emek Hırsızı :
    Gurur Tablomuz Gurur Tablomuz :

    default Geri: ATATÜRK İLKELERİ

    Mesaj tarafından Change-EverythinG Bir 02.04.12 21:09

    Teşekkürler....







    [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

      Forum Saati 20.11.17 2:03